BU BİR GÜVENLİK AÇIĞI DEĞİL, AÇIK BİR ÇÖKÜŞTÜR
Artık kelimeleri yumuşatmanın, gerçeği perdelemenin bir anlamı yok. Kahramanmaraş’ ta bir öğretmen ve sekiz öğrenci hayatını kaybediyor. Üçü ağır olmak üzere çok sayıda yaralı öğrenciler var. Şanlıurfa ‘ da ise yine bir çok yaralı öğrencilerimiz var.
Ve daha da korkutucu olan şu: Bu saldırıları gerçekleştiren 14 yaşında bir çocuk bir öğrenci.
Bir diğeri ise 19 yaşında daha gençliğinin ilk baharındaydı.
Milli Eğitim sistemi neyi koruyor?
Bu sorular artık soyut değil, doğrudan hayatın içinden geliyor.
Çünkü devlet dediğimiz şey, en önce çocukları korumak zorundadır.
Ama bugün geldiğimiz noktada gerçek şu:
ne de toplum kendini güvende hissediyor.
Bugün toplumun yaşadığı şey tam olarak budur:
Ve yine dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz: LİYAKAT.
Bu ülke yıllardır bunu konuşuyor ama bedelini her geçen gün daha ağır ödüyor.
Liyakat yoksa; krizler yönetilemez.
Ve en tehlikelisi şu: Eğer bu tablo karşısında gerçek bir sorumluluk alınmazsa, bu yaşananlar son olmayacak. Çünkü sorun tek bir olay değil. Sorun, o olayı mümkün kılan sistemdir.
Çocuklar neden bu kadar kolay şiddetin parçası haline geliyor?
Tehditler neden önceden engellenemiyor?
Ve bu sistem gerçekten ehil eller tarafından mı yönetiliyor?
Bu soruların cevabı verilmeden, hiçbir açıklama bu toplumun içini rahatlatamaz.
Bir ülkede çocuklar ölüyorsa, orada hiçbir şey yolunda değildir.