YILDIRIM KARA: TÜRKİYE’DE ÇALIŞMAK DA EMEKLİ OLMAK DA BİR DERT

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, TBMM’deki Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi hakkında bir konuşma yaptı.

04 Kas 2026 - 13:06 YAYINLANMA
YILDIRIM KARA: TÜRKİYE’DE ÇALIŞMAK DA EMEKLİ OLMAK DA BİR DERT

Ülkemizdeki çalışma yaşamının pek çok kronikleşmiş sorunu bulunuyor. Bu sorunların çözülmesi için muhalefet olarak, başta kanun teklifleri olmak üzere, önerilerimizi de sıralıyoruz. Ancak bugüne kadar ne yazık ki bu konuda anlamlı bir iş birliği, olumlu bir karşılık göremedik. Türkiye’de çalışmanın bir dert, emekli olmanın başka bir dert haline gelmiştir. Emeklilerin geldiği durum, adeta bir sosyal afet halini almıştır. Bir emeklinin, mevcut ekonomik koşullar altında, günbegün eriyen aylığına güvenerek yaşaması imkansızdır. Bu nedenle, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkartılması için, bir kanun teklifi verdik. Ülkemizde çalışma hayatınız sona erdiğinde, huzurlu bir emeklilik süremediğiniz gibi, çalışma hayatına girerken de sorunlar yaşıyorsunuz. Bu sorunların işveren ve esnaf tarafını da görmek gerekiyor. SGK ödemeleri, özellikle deprem bölgesinde işletmelerin belini büküyor. Bütçeye baktığımızda, bu sorunları çözecek bir yaklaşım göremiyoruz. Prim teşviklerinden yararlanan kişi sayısında, 2029 yılına kadar, yaklaşık 300 bin kişilik bir azalma öngörülmüş. Atıl iş gücü oranının yüzde 30’ün üzerine çıktığı bir ülkede, bu teşviklerin azalmasını anlamak güçtür. YILDIRIM KARA: ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE YETERSİZ TÜİK’in resmi verilerine göre, 2024 yılında, ülkemizde 15-17 yaş arasındaki çocukların iş gücüne katılım oranı yüzde 25’ti. Bizlerin de sıkça üzerinde durduğu üzere, meslek eğitimi adı altında ucuz iş gücü yaratma programı olarak çalışan MESEM kapsamında 1 milyondan fazla öğrenci çalıştığı tahmin ediliyor. Durum böyleyken bir yandan MESEM’de devlet katkısı sona erdi, yani MESEM kapsamında çalışan öğrenciler, alabildikleri cüzi ücretten de büyük olasılıkla mahrum kalacak. Bakanlığın “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yönelik Programlar” kısmında, çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında ulaşılan çocuk sayısına ilişkin planları yetersizdir. 2025 yılında 45 bin çocuğa ulaşılmış, 2026 yılında 30 bin çocuğa ulaşılacağı tahmin edilmiş, 2027 yılı için ise 32 bin çocuğa ulaşılması öngörülmüş. Milyonlarca çocuk işçiden söz ediyoruz ama bakanlık, çok büyük bir iş yapılacakmış gibi, çocuk işçiliği ile mücadele programına bu sayıları hedef diye koymuştur. YILDIRIM KARA: İŞ KAZALARINA KARŞI ETKİLİ ÇALIŞMA GEREKİYOR TMMOB’a göre Türkiye’de 2009-2023 arasında iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin sayısı, 15 bin olarak gerçekleşmiştir. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği alanında çok daha etkili politikalar üretmek gerekiyor. Fakat bakanlığın iş sağlığı ve güvenliği programına baktığımızda, tahminlere göre, program fiilen hiçbir işe yaramayacak. Ölümlü iş kazası oranında, 2026’dan 2029’a kadar yüzde 6,4’ten 6,2’ye düşüş öngörülmektedir. Bakanlığın bu konuda daha etkili bir çalışma yürütmesi, daha fazla kaynak ayırması gerekirdi. MEB, MESEM’deki ölümlerle ilgili soru önergelerimize de farklı cevaplar verdi: 2023 yılından 2024’ün kasım ayına kadar 26’sı hafif yaralanmalı, 5’i ölümlü 31 kaza yaşandı dedi. Sonra 31 Aralık 2025 itibarıyla 10’ü ölümlü 2 bin kaza yaşandığını açıkladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, MESEM’lerdeki çalışma koşullarını denetliyor mu bilmek istiyoruz. YILDIRIM KARA: VADESİ GEÇMİŞ BORÇLAR İÇİN 60 AY VADELİ YAPILANDIRMA UYGULANMALI TEPAV’ın belgelediği üzere, deprem bölgesinde istihdam kaybı hızlanmaktadır. 2026’nın ilk altı ayında en fazla istihdam kaybı, 22 bin kişi ile Hatay’da gerçekleşmiştir. Çünkü inşaatlar buradaki istihdamın lokomotifi olmuş, bunun haricinde kalıcı, sağlık istihdam sağlayacak bir yapı oluşmamıştı. Verdiğimiz kanun teklifiyle, deprem bölgesindeki işletmelerin SGK borçlarının yapılandırılmasını öneriyoruz. Bu teklifle bir defaya mahsus olmak üzere, SGK borçlarının 120 takside bölünmesi, böylece işletmelerimizin sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ödemelerinde yaşadıkları sorunları hafifletmeyi amaçlıyoruz. Mükelleflerin mevcut yükümlülüklerinin ayrıca düzenlenmesi gerekmektedir. Tecil işlemlerinde vadenin kısa, faiz yükünün fazla olması işletmeleri çıkmaza sokmuştur. Bu sorunun çözümü için vadesi geçmiş borçlar 60 ay vadeyle, eşit taksitler halinde, bir ay ödemeli, bir ay ödemesiz biçimde yapılandırılmalı; tecil faizi yüzde 1,25 oranıyla sabitlenmeli; cari dönem vergilerin ödenememesi halinde de yapılandırmanın korunması; vergiler haricinde 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilen kamu gelirleri de yapılandırma kapsamına alınmalıdır.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: