SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN: “SORUMLULUĞU BULUNAN KAMU GÖREVLİLERİ YARGI ÖNÜNE ÇIKARILMALI” “‘MEYDANLARDA KIZIM FATIMA DA OLSA CEZASINI VERİRİM’ DİYEN İKTİDAR, SÖZ KONUSU BAKAN FATMA OLUNCA GÖRMEZDEN GELİYOR”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden ailelerin Ankara’da başlattıkları “78 Can İçin Adalet Nöbeti” eylemini ziyaret etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin de yargılanması talebiyle nöbet tutan ailelerle bir araya gelen Arıkan, ailelerin adalet mücadelesine destek verdi. Hukukta çifte standart eleştirisinde bulunan Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, “‘Kızım Fatıma da olsa cezasını veririm’ diyen iktidarın, konu kendi yetkilileri veya yakınları olunca adaleti hızlıca ya da tam tersi gidişata göre işlettiğini görüyoruz.” dedi. Ziyaretten duydukları memnuniyeti ifade eden acılı aileler, faciada denetim ve ihmal sorumluluğu bulunan kamu görevlilerine ilişkin soruşturmaların bir an önce tamamlanmasını ve tüm sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep etti.
“‘MEYDANLARDA KIZIM FATIMA DA OLSA CEZASINI VERİRİM’ DİYEN İKTİDAR, SÖZ KONUSU BAKAN FATMA OLUNCA GÖRMEZDEN GELİYOR” Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Kartalkaya'daki facianın üzerinden 20 ay geçmesine rağmen ailelerin adalet beklentisinin karşılanmadığına dikkat çekti. Facianın sorumlularının yalnızca otel sahipleriyle sınırlı tutulamayacağını belirten Arıkan, denetim sorumluluğu taşıyan bürokratik ve siyasi makamların da hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Hukuk uygulamasındaki çifte standartları eleştiren Arıkan, şu ifadeleri kullandı: “Kızım Fatıma da olsa cezasını veririm” diye örnek veren iktidarın, iş icraata gelince ve bakanın ismi Fatıma olunca görmezden geldiklerini görüyoruz. İktidara yakın isimlerin çocukları devreye girip suçlandığında bir saat içerisinde adaletin tecelli ettiğini görüyoruz. Ama iş 78 can kaybına mal olan Kartalkaya yangını olunca, birinci dereceden sorumlu olan bakanların istifa etmeyi akıllarından bile geçirmemeleri, istifa mekanizmasının iktidarın literatüründen artık çıkmış olması Türkiye'nin getirildiği tablonun en net göstergesidir. “İNSANLARIN ADALETİ PARKLARDA, MECLİS ÖNÜNDE ARAMAK ZORUNDA KALMASI TÜRKİYE'YE YAKIŞMIYOR” 20 aydır hak arama mücadelesi veren ailelerin sesini duyurmaya çalıştığını belirten Arıkan, adalet sistemindeki aksaklıkların mağdur sayılarını artırdığını ifade etti: “Türkiye'nin dört bir tarafında, yargı kurumlarında ve adalet koridorlarında adaleti bulamayan insanların böyle parklarda, Meclis önünde eylem yapmak zorunda kalmaları Türkiye'nin hak ettiği bir görüntü değildir. Maalesef son yıllarda yapılan hukuki yanlışlar mağdurların ve hak arama mücadelesi veren insanların sayısını artırmıştır. Buradaki insanların amacı adaletin ve ahlakın sesini yükseltebilmektir. artık bu insanlar evlerine dönmeli, acılarını yaşayabilmelidirler. Hak arama mücadelesinden çıkıp acılarıyla baş başa kalabilecekleri adil bir sistemi inşa etmek zorundayız.” “BAKANLARIN İSTİFASINI VE YARGI KURUMLARININ GEREKENİ YAPMASINI TALEP EDİYORUZ” Önümüzdeki dönemde konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündeminde takipçisi olacaklarını vurgulayan Mahmut Arıkan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bizler de önümüzdeki dönemde TBMM'de sorumluların ceza almasından da öte, özellikle birinci dereceden sorumlu olan bakanların istifasını son derece önemli buluyoruz. Bir kez daha yetkili ve adli kurumların bu işin sorumluları hakkında gereğini yapmasını arzu ve talep ediyoruz.”