KONKORDATO KRİZİ MECLİS'TE: ÜÇ BAKANLIĞA SORU YAĞMURU KARASU: FATURA NE ÖĞRENCİYE, NE VELİYE NE DE ÖĞRETMENE KESİLEMEZ

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Karasu, Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları'nda yaşanan mali kriz ve konkordato sürecini üç bakanlığın görev alanı açısından TBMM gündemine taşıdı. Karasu, çocukların eğitim hakkının, velilerin birikimlerinin ve öğretmenlerin emeğinin korunması için Milli Eğitim, Ticaret ve Adalet bakanlıklarına ayrı ayrı soru önergeleri vererek, “Devletin görevi mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir” dedi.

13 Tem 2026 - 17:48 YAYINLANMA
KONKORDATO KRİZİ MECLİS'TE: ÜÇ BAKANLIĞA SORU YAĞMURU KARASU: FATURA NE ÖĞRENCİYE, NE VELİYE NE DE ÖĞRETMENE KESİLEMEZ

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları'nda yaşanan mali kriz nedeniyle öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve çalışanların karşı karşıya kaldığı belirsizliği Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak, Milli Eğitim, Ticaret ve Adalet bakanlarının yanıtlaması istemiyle üç ayrı soru önergesi verdi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması talebiyle ayrı ayrı soru önergeleri hazırlayan Karasu, okulun mali yapısına ilişkin bugüne kadar hangi denetimlerin yapıldığını, öğretmen ve çalışan maaşlarının ödenmemesi karşısında hangi işlemlerin yürütüldüğünü, okulun eğitim faaliyetini sürdürememesi halinde öğrencilerin ve velilerin mağduriyetinin sorumlularının kim olacağının ve mağduriyet yaşanmaması için ne yapılacağının açıklanmasını istedi. MAĞDURİYETLERİN SORUMLUSU KİM? Milli Eğitim Bakanı’na öğretmen ve çalışan maaşlarının uzun süredir ödenmemesiyle ilgili olarak herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını soran Karasu, Bakan Tekin’den “Eğitim ücretlerini peşin ödeyen velilerin ve öğrencilerin, yeni eğitim-öğretim döneminde mağduriyet yaşamaması amacıyla Bakanlığınızın hazırladığı bir plan bulunmakta mıdır? Bulunuyor ise içeriği nedir? 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlamadan önce okulun eğitim faaliyetini sürdürememesi ihtimaline karşı, öğrencilerin anayasal eğitim hakkının korunmasına yönelik hangi tedbirler alınmıştır? Özel öğretim kurumlarının mali yapılarının bozulması halinde velilerin peşin ödediği eğitim ücretlerinin güvence altına alınmasına yönelik Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır? Okulun faaliyetini sürdürememesi halinde yaşanacak olumsuzlukların sorumlusu kim ya da kimler olacaktır? Bu konuda bakanlığınızın çözüm önerileri nelerdir?” sorularına yanıt vermesini talep etti. Karasu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanıtlaması talebiyle hazırladığı önergede ise özellikle erken kayıt döneminde velilerden tahsil edilen milyonlarca liralık eğitim ücretlerinin korunmasına ilişkin mekanizmaları gündeme getirdi. Karasu, Bakanlığa, peşin ödenen eğitim ücretlerinin amacı dışında kullanılıp kullanılmadığının denetlenip denetlenmediğini, bu konuda Bakanlığa ulaşan tüketici şikayetlerini ve özel okullarda velilerin ödemelerini güvence altına alacak yeni bir teminat sisteminin planlanıp planlanmadığını sordu. Karasu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması için hazırladığı soru önergesinde de konkordato sürecinin hukuki boyutunu gündeme taşıdı. eğitim sektöründe konkordato uygulamalarına ilişkin özel bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını ve konkordato nedeniyle mağdur olan öğrenci, veli ve çalışanların haklarının nasıl korunacağının açıklanmasını istedi. MAĞDUR OLAN SADECE ŞİRKET DEĞİL! Yaşanan süreci “Burada mağdur olan yalnızca bir şirket değildir. Çocuklarının geleceği için birikimlerini okula yatıran veliler, aylarca maaş alamayan öğretmenler ve eğitim emekçileri ile belirsizlik içinde bırakılan binlerce öğrenci mağdurdur” sözleriyle açıklayan Karasu, “Hükümetin görevi bu mağduriyet yaşandıktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir. Bir özel okulun mali yapısı bozulduğunda bunun faturası çocuklara ve velilere kesilemez. Özel eğitim sadece ticari bir faaliyet değildir, eğitim anayasal bir haktır. İktidar, özel okulları mali sürdürülebilirlik açısından da etkin biçimde denetlemek zorundadır. Hükümetin görevi mağduriyet oluştuktan sonra seyretmek değil, oluşmasını önlemektir” dedi. FATURA AİLELERE, ÇALIŞANLARA KESİLEMEZ Açıklamasında, “Şirket gibi yönetilen, denetimsiz bırakılan bu eğitim kurumunun içine düştüğü batışın faturası, ne tırnaklarıyla kazıyarak çocuk okutmaya çalışan Sivaslı ailelere ne de yaşama tutunma mücadelesi veren eğitim emekçilerimize ne de çalışanlara kesilebilir!” diyen Karasu, “Sadece nitelikli bir eğitim alabilmek amacıyla tüm imkanlarını zorlayan veliler ve geleceği belirsizliğe gömülen evlatlarımız, bu kurumsal yağmanın bedelini ödemek zorunda bırakılmaktadır. Eğitim, kar-zarar hesaplarıyla yönetilecek bir ticarethane, Sivas’ın çocukları da bu pazarın müşterisi değildir!” dedi. Velilerin peşin ödediği eğitim ücretlerinin güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Karasu, “Bugün aileler çocuklarının eğitimi için yüz binlerce liralık ödeme yapıyor. Eğer okul konkordato ilan ettiğinde bu paraların akıbeti belirsiz hale geliyorsa ortada ciddi bir denetim eksikliği vardır. Milli Eğitim Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinasyon içinde hareket etmek zorundadır. Yeni eğitim öğretim yılı başlamadan, öğrenciler, aileleri, öğretmen ve okul çalışanları mağduriyet yaşamadan bu sorun çözülmelidir. Hiçbir çocuk belirsizlik nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılamaz; hiçbir öğretmen emeğinin karşılığını alamadığı için mağdur edilemez; hiçbir veli de yıllarca biriktirdiği tasarrufunu kaderine terk edilmiş şekilde kaybetmemelidir. Biz bu sürecin takipçisi olacağız” diye konuştu.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: