KARABAT: 2027 BÜTÇESİ FAİZCİYE KAYNAK, EMEKÇİYE VERGİ YÜKÜ GETİRİYOR!

YENİ Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Özgür Karabat, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bütçede faize ayrılan kaynağın eğitim, sağlık ve tarıma ayrılan ödenekleri geride bıraktığını belirten Karabat, iktidarın ekonomi politikalarını, tutmayan hedeflerini ve vergi adaletsizliğini rakamlarla ortaya koydu.

22 Eki 2026 - 14:06 YAYINLANMA
KARABAT: 2027 BÜTÇESİ FAİZCİYE KAYNAK, EMEKÇİYE VERGİ YÜKÜ GETİRİYOR!

“HER GÜN 10,9 MİLYAR LİRA FAİZE GİDİYOR” 2027 yılı bütçesinde faiz ödemeleri için 3 trilyon 975 milyar lira ayrıldığını açıklayan Karabat, bu tutarın Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden yaklaşık 1,5 trilyon lira fazla olduğuna dikkat çekti. Faize ayrılan kaynağın Sağlık Bakanlığı bütçesinin iki katına ulaştığını, Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Tarım ve Orman bakanlıklarının toplam bütçesini dahi aştığını belirten Karabat, şu ifadeleri kullandı: “Her gün 10,9 milyar lira faize gidiyor. Bu para okula, hastaneye, çiftçiye değil; bankalara ve tahvil sahiplerine gidiyor. 2025 yılında 2 trilyon 54 milyar lira olan faiz faturası iki yılda yüzde 93 arttı. Bu tablo bir kader değil, bir tercihin sonucu: Yüksek enflasyonu yüksek faizle, yüksek faizi de vatandaşın vergisiyle ödeme tercihi.” “VATANDAŞIN ÖDEDİĞİ HER 5 LİRALIK VERGİNİN 1 LİRASI FAİZE GİDİYOR” Faiz ödemelerinin vergi gelirlerine oranının 2017 yılında yüzde 10,6 iken 2027 bütçesinde yüzde 20'ye yükseldiğini belirten Karabat, faiz ve borçlanma sarmalının kamu kaynakları üzerindeki baskısına dikkat çekti. Karabat, 2015 yılında 53 milyar lira olan faiz ödemelerinin 2027 yılında yaklaşık 4 trilyon liraya ulaştığını belirterek bütçe tercihlerinin eğitim, sağlık, üretim ve toplumsal refah üzerindeki sonuçlarının sorgulanması gerektiğini ifade etti. “İKTİDARIN BÜTÇE HEDEFLERİ İKİ YILDA ALTÜST OLDU!” Hükümetin Orta Vadeli Programlarda açıkladığı hedeflerle son bütçe rakamları arasındaki büyük farklılıklara işaret eden Karabat, 2027 yılı faiz harcaması tahmininin iki yıl önce 2,5 trilyon lira, geçen yıl 3 trilyon lira, son programda ise yaklaşık 4 trilyon lira olarak öngörüldüğünü söyledi. İki yıl önceki tahmine göre faiz harcamalarındaki sapmanın yüzde 58'e ulaştığını belirten Karabat, bütçe açığı öngörüsündeki değişimin daha da çarpıcı olduğunu vurguladı. 2027 bütçe açığı tahmininin iki yılda 2 trilyon liradan 3,9 trilyon liraya yükseldiğini ifade eden Karabat, bu artışın yüzde 90'a ulaştığını kaydetti. “Hiçbir program önceki tahmini aşağı çekmedi. Sapmalar hep aynı yönde ve her yıl büyüyor. Bu bir rastlantı değil. Ya yapısal bir iyimserlik ya da kamuoyuna gerçeği baştan söylememe tercihi.” “YEDİ PROGRAMIN YEDİSİNDE DE ENFLASYON HEDEFİ TUTMADI!” İktidarın enflasyonla mücadele programlarının hedeflerini gerçekleştiremediğini savunan Karabat, tek haneli enflasyon hedefinin sürekli ertelendiğini, son olarak 2029 yılına bırakıldığını söyledi. Merkez Bankasının 13 Ağustos 2026 tarihinde 2027 sonu için yüzde 15 olarak açıkladığı enflasyon tahmininin, üç hafta sonra yayımlanan Orta Vadeli Programda yüzde 21'e yükseltilmesine dikkat çeken Karabat, ekonomi yönetiminin kendi kurumları arasında dahi tahmin birliği sağlayamadığını ifade etti. “VERGİYİ EMEKÇİ ÖDÜYOR, SERVET SAHİPLERİ KORUNUYOR!” Bütçenin vergi yükünü ağırlıklı olarak ücretlilerin ve tüketicilerin omuzlarına bıraktığını belirten Karabat, 2027 yılında gelir vergisinden 5 trilyon 533 milyar lira, kurumlar vergisinden ise 2 trilyon 223 milyar lira gelir beklendiğini açıkladı. Brüt vergi gelirlerinin yüzde 50,5'inin dolaylı vergilerden oluştuğunu vurgulayan Karabat, gelir vergisi tahsilatının 2026 yılının ilk sekiz ayında yüzde 52 arttığını, çalışanların ücretlerinin vergi dilimleri nedeniyle giderek daha fazla eridiğini belirtti. Karabat, bütçedeki vergi istisnalarına da dikkat çekerek şunları söyledi: “2027 yılında devletin istisna ve muafiyetlerle tahsilinden vazgeçtiği vergi 4 trilyon 878 milyar lira. Bu tutar faize ayrılan ödenekten bile 904 milyar lira fazla. Çalışanın maaşından vergi kesilirken, şirketlere ve sermaye gelirlerine tanınan istisnaların etkisi yeterince analiz edilmiyor.” “SERVETİN YÜZDE 40'I NÜFUSUN YÜZDE 1'İNİN ELİNDE!” Türkiye'deki gelir ve servet dağılımı eşitsizliğine ilişkin rakamları da paylaşan Karabat, TÜİK verilerine göre en zengin yüzde 20'nin toplam gelirin yüzde 48'ini alırken, en yoksul yüzde 20'nin payının yüzde 6,4'te kaldığını söyledi. Küresel Servet Raporu'na göre Türkiye'de en zengin yüzde 1'in toplam servetin yüzde 39,5'ini kontrol ettiğini belirten Karabat, mevcut bütçe anlayışının gelir dağılımındaki eşitsizlikleri gidermekte yetersiz kaldığını ifade etti. “BU BÜTÇEYLE YOKSULLUK AZALMAZ, REFAH ARTIŞI SAĞLANAMAZ!” Basın toplantısının sonunda iktidarın “mali disiplin” ve “rekor kaynak” söylemlerini eleştiren Karabat, bütçe rakamlarının farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. Karabat, açıklamasını şu değerlendirmeyle tamamladı: “Faiz-borç sarmalı bütçeyi esir almış, bütçe kontrolden çıkmış. Bu bütçe ve program anlayışıyla gelir adaletsizliğinin giderilmesi, yoksulluğun azaltılması, refah artışı, üretim ve istihdam artışı sağlamak mümkün görünmüyor.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: