DEVA Partili İdris Şahin Vergi Denetim Kurulu’nun yaş sebze ve meyve ticaretine ilişkin tespitlerini değerlendirdi: “Ticaretin kârı hesap makinesiyle ölçülür ama itibarı vicdanla ölçülür”
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, yaş sebze ve meyve ticaretinde ortaya çıkan sahte makbuz, hayali tonaj ve vefat etmiş kişiler adına belge düzenlenmesi iddialarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Çiftçinin 6-8 liraya sattığı ürünün belgede 28 lira gösterilmesinin ve 60 tonluk üretimin 800 ton olarak yazılmasının vicdan sızlattığını belirten Şahin, bu tablonun iktidarın yanlış ekonomi politikalarıyla yarattığı toplumsal çürümenin bir sonucu olduğunu vurguladı.
“İktidarın izlediği yanlış politikalar adeta vatandaşı vatandaşa kırdıran bir düzen yarattı" Ekonomik krizin derinleştiği ortamda vatandaşların zorunluluklar sebebiyle karşı karşıya getirildiğini ifade eden Şahin, “Çiftçi mandalinasını 6-8 liraya satıyor, kendi adına düzenlenen makbuzda 28 lira görünüyor. 60 ton ürün yetiştiren üreticinin belgesinde 800 ton yazıyor. Vefat etmiş kişiler adına dahi makbuz düzenlendiğine ilişkin tespitler var. Vergi Denetim Kurulu’nun yaş sebze ve meyve ticaretine yönelik incelemelerinde ortaya çıkan bu tablo gerçekten vicdan sızlatıyor. Kimin ne ölçüde sorumlu olduğuna elbette yargı karar verecek ancak ortaya çıkan bulguları da sıradan bir usulsüzlük iddiası olarak görüp geçemeyiz. Bugün Türkiye'nin sürüklendiği bu ekonomik iklimde, iktidarın izlediği yanlış politikalar adeta vatandaşı vatandaşa kırdıran bir düzen yarattı. Çiftçimiz ürünün karşılığını alamadığı için tarlasını sürmekten vazgeçme noktasına geliyor; mazotun, gübrenin ve ilacın altından kalkılamaz yükü altında eziliyor. Şehirde yaşayan insanımız ise pazarda, markette temel gıda fyatlarına yetişemiyor. Yoksulluğun ve geçim derdinin bu kadar derinleştiği bir ortamda, geçim sıkıntısı içindeki insanları birbirinin sırtına basmaya mecbur bırakan bu bozuk düzen toplumsal vicdanı temelinden sarsıyor” dedi. "Ahilik geleneğimiz esnafa yalnızca nasıl yaşayacağını değil, nasıl ahlaklı ticaret yapacağını da öğretmiştir" Anadolu ticaret geleneğinin ve Ahilik kültürünün temel değerlerinin unutulmaması gerektiğine dikkat çeken Şahin, “Bizim kültürümüzde, Anadolu ticaret anlayışında ticaret yalnızca para kazanmak demek değil. Ahilik geleneğimiz esnafa yalnızca nasıl yaşayacağını değil, nasıl ahlaklı ticaret yapacağını da öğretmiştir. Ahi Evran’ın, ‘Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir; akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir’ sözü, yüzyıllar öncesinden ticaretin hangi ahlaki temel üzerinde yükselmesi gerektiğini anlatıyor. Ölçüde, tartıda ve alışverişte doğruluk bu toprakların asırlardır taşıdığı en temel değer. Çünkü ticaretin kârı hesap makinesiyle ölçülür ama itibarı vicdanla ölçülür” şeklinde konuştu. "Kazancın asıl bereketi başkasının hakkına girmemekten geçer" Toplumsal olarak ahlaki bir ölçünün korunması ve haksız kazanç düzenine karşı durulması gerektiğini vurgulayan Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün hepimiz aynı hayat pahalılığının yükünü omuzluyoruz. Çiftçi de, esnaf da, tüccar da, tüketici de bu acı tablonun içinde. Ancak iktidarın yarattığı bu kriz ortamında, birimizin yaşadığı sıkıntıyı diğerimizin haksız kazanç kapısı haline getirdiği bir düzende, toplum olarak hiçbirimizin kazanması mümkün değil. Hukukun vereceği karardan bağımsız olarak, bizim de toplumsal olarak birbirimize karşı ahlaki bir ölçümüz olmalı. Kazancın asıl bereketi başkasının hakkına girmemekten geçer. Çiftçinin alın terini kâğıt üzerinde büyütüp kendi kazancını büyütenin yaptığı ticaret değil, fırsatçılıktır. Bu ekonomik çöküntü içinde vatandaş vatandaşa bunu yapmamalı.”