DEVA Partili Ekmen : Emeklilerimiz bu hayat standardını hak etmiyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Halk TV’de Gülşah Ekinci’nin konuğu olarak en düşük emekli aylığına ilişkin düzenleme üzerine değerlendirmede bulunarak, emeklilerin giderek ağırlaşan geçim mücadelesine dikkat çekti. Hükûmetin bütçe tercihlerini eleştiren Ekmen, sorunun kaynak yetersizliği değil, siyasi tercih olduğunu belirtti.

24 Tem 2026 - 15:20 YAYINLANMA
DEVA Partili Ekmen : Emeklilerimiz bu hayat standardını hak etmiyor

Emekliler artık temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor En düşük emekli aylığının emeklilerin insanca yaşayabilmesi için yeterli olmadığını belirten Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Bugün belirlenen en düşük emekli aylığı asgari ücretin çok altında, açlık sınırının yaklaşık üçte ikisine, yoksulluk sınırının ise beşte birine karşılık geliyor. Emeklilerimiz artık şehir içinde dahi rahatça hareket edemiyor çünkü bir yerden bir yere gitmenin dahi ciddi bir maliyeti var. Eskiden arkadaşlarıyla kıraathanelerde oturup çay içebilen insanlar bugün 20 liralık bir çayın hesabını yapmak zorunda kalıyor. Torununa harçlık veremeyen, yıllarca bu ülkeye çalışıp prim ödeyen emeklilerimiz bugün yeterli beslenemiyor, sağlık hizmetlerine erişmekte zorlanıyor. Haftalık yalnızca 500 gram kıyma alabildiğini, onu da 50’şer gramlık porsiyonlara ayırarak tükettiğini söyleyen emeklilerimiz var. Gün ortasında pazara çıkamıyorlar, kapanış saatinde satılamayan ürünleri yarı fiyatına alabilmek için bekliyorlar. Bu tablo, emeklilerimizin içine itildiği yoksulluğun en somut göstergesidir” şeklinde konuştu. Sorun bütçe değil, iktidarın tercihidirKaynağın bulunduğunu ancak önceliklerin yanlış belirlendiğini ifade eden Ekmen, “Türkiye’ nin bütçe sorunu yok, tercih sorunu var. Bu yıl yalnızca faiz ödemeleri için yaklaşık 3 trilyon lira ayrıldı. Garanti ödemeleri için milyarlarca lira harcanıyor. Özellikle deprem bölgesinde davetiye usulü verilen ihalelerin önemli bölümü daha sonra büyük indirimlerle taşeronlara devrediliyor. Aynı düzenlemenin son aşamasında ise Akkuyu Nükleer Santrali için çok büyük bir vergi muafiyeti getirildi. Bunun bütçeye maliyetinin ne kadar olduğu açıklanmıyor ancak muhtemelen milyarlarca dolarlık bir kamu gelirinden vazgeçiliyor. Emekliye birkaç bin liralık artış çok görülürken, böylesine büyük kaynaklardan feragat ediliyor. Demek ki mesele para değil, mesele siyasi tercihtir. Bu iktidar emekliyi değil, faizciyi, rantiyeciyi, garanti ödemelerini ve ayrıcalıklı kesimleri tercih ediyor” ifadelerini kullandı. 23 bin lirayla insanca yaşamak mümkün değildir Emeklilerin barınma ve temel yaşam giderlerini karşılayamadığını vurgulayan Ekmen, “Anadolu’nun en mütevazı şehirlerinde dahi 15-20 bin liranın altında kira bulmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Emekli maaşı 23 bin lira olsa, bir emekli bunun büyük bölümünü kiraya verdiğinde geriye yaşamını sürdürecek bir gelir kalmıyor. Torununa harçlık veremediği gibi ilacının katkı payını dahi ödeyemiyor. Emekliler artık çay ocaklarında değil, şehir parklarında oturuyor. Çünkü en mütevazı çay ücretini bile karşılayamıyorlar. Pek çok emekli sigortası kesilmesin diye kayıt dışı çalışmak zorunda kalıyor ve iş kazalarında hayatını kaybediyor. Bu, ömrünü çalışarak geçirmiş insanların hak ettiği bir yaşam değildir” diye konuştu. Emekli maaş sistemindeki adaletsizlik giderilmelidir Mevcut sosyal güvenlik sisteminin emeklileri her geçen gün daha da yoksullaştırdığını belirten Ekmen, “Hayatı boyunca en yüksek primi ödemiş işçi emeklileri, maaş hesaplama sistemindeki adaletsizlik nedeniyle bugün en düşük maaşı alan kesimlerden biri haline geldi. Aynı şartlarda çalışan başka bir kişi 45 bin lira emekli maaşı alırken, yıllar önce emekli olan biri 23 bin lirayla yaşam mücadelesi veriyor. İlk aylık bağlama oranları ciddi şekilde düşürüldü. Daha sonra bu maaşlar enflasyon karşısında korunamıyor, TÜİK’in enflasyon hesaplama yöntemi nedeniyle emeklinin gerçek alım gücü her geçen gün daha da eriyor. Üstelik bu düzenleme yalnızca en düşük SGK emeklisini kapsamıyor; Bağ-Kur emeklileri ile dul ve yetim aylığı alan milyonlarca vatandaşımız bu artışlardan yeterince yararlanamıyor. Yaklaşık 25 milyon insanı ilgilendiren bu tablo artık sosyal güvenlik sisteminin köklü biçimde ele alınmasını zorunlu kılıyor. Emeklilerimiz bu hayat standardını hak etmiyor” diyerek sözlerini tamamladı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: