Ali Babacan, D-8 kuruluş yıldönümü programında konuştu:

“Evimizin içini toparlayacağız, güçlenmemiz lazım” “Ülkelerimiz arasında insanların, fikirlerin, ürünlerin, teknolojinin rahat hareket etmesi gerekir” “Su uyur, düşman uyumaz. Tek çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar”

19 Haz 2026 - 11:20 YAYINLANMA
Ali Babacan, D-8 kuruluş yıldönümü programında konuştu:

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, D-8’in 29. kuruluş yıldönümünde İslam dünyasına yönelik önemli mesajlar verdi. “Kendimizle yüzleşmeliyiz, evimizin içerisini toparlayacağız, güçlenmemiz lazım.” diyen Ali Babacan, D-8 ülkeleri arasında insanların, fikirlerin, ürünlerin ve finansmanın rahat bir şekilde hareket edebilmesi gerektiğini savundu. İstanbul Çırağan Sarayı’nda düzenlenen toplantıda sözlerine organizasyonu üstlenen Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve parti yönetimine teşekkür ederek başlayan Ali Babacan, D-8’in mimarı olan merhum Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vizyonundan da övgüyle bahsetti: “D-8, 1997’de aslında çok temel bir soruya cevap vermek için kuruldu. Evet, dünyada barışa ihtiyaç vardı, daha çok diyaloğa ihtiyaç vardı. Hakça bir düzenin kurulmasına büyük ihtiyaç vardı. Adalet arayışı vardı, eşitlik arayışı vardı ve demokrasinin ilerlemesi arayışı vardı. 29 sene sonra bugün dünyadaki tabloya baktığımızda, maalesef bu hedeflerin hemen hemen tamamında bir iyileşme olmadığı gibi geriye doğru gidişi üzülerek gözlemliyoruz. Baktığımızda ‘diyalog’ diyoruz ama pek çok uluslararası kuruluş zayıflıyor. Çok taraflılık dünyada artık zemin kaybediyor. Hukuk, özellikle de uluslararası hukuk artık çalışmıyor. Güç kimin elindeyse onun istediği oluyor, onun dediği oluyor. İnsan hayatı çoğu zaman sadece rakamlardan ibaret olarak anılıyor. Demokrasi pek çok ülkede zayıflıyor. Daha otoriter, daha merkezi rejimler artık dünyada gittikçe yaygınlaşıyor. Gelir dağılımı bozuluyor, servet dağılımı bozuluyor. Bütün dünyada servet ve gelir bir avuç insanın elinde toplanırken, geniş kitleler yoksullukla, fakirlikle, açlıkla mücadele etmek zorunda kalıyor.” “Teknolojide çok geri kalıyoruz” D-8 ülkelerine özellikle teknoloji konusunda geri kalındığı uyarısı yapan Ali Babacan, teknolojinin sadece kendisinden ibaret olmadığının altını çizdi: “Teknoloji bugün artık ekonomi demek. Teknolojiye sahip olan ekonomik üstünlüğü sağlıyor. Teknolojiye sahip olan askeri üstünlüğe sahip oluyor. Hem ekonomide hem güvenlikte teknoloji ülkelere büyük bir avantaj veriyor. Ve maalesef bizler göreli olarak geri kalıyoruz.” Babacan: “Peki, ne yapmak lazım?” Babacan, D-8’in ilk kuruluşunda merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın vizyonunda bu trendlerin olduğunu ancak o günden bu yana işlerin iyi gitmediğini belirterek, “Peki, ne yapmak lazım?” diye sordu. D-8 ülkelerinin nüfus ve ekonomik açıdan sahip oldukları potansiyele dikkat çeken Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fakat nüfus, doğal kaynaklar… Bunlar iyi hoş ama beraberce koordinasyon içerisinde, diyalogla, iş birliğiyle bir sinerjiye dönmediği zaman maalesef nüfus da doğal kaynaklar da o ülkelere arzu edilen sonuçları, neticeleri getirmiyor. Ne yapmamız lazım? Öncelikle her ülkenin kendi içinde yapması gerekenler var. Önce kendi eksiklerimizle şöyle bir yüzleşmemiz lazım. Eksiklerimizle yüzleşmeden ve her ülke kendi içinde güçlenecek adımları atmadan, sadece iş birliğiyle çıkacağımız bir durum da değil bu.” “‘Önce insan’ denmeli, eğitim sistemi güçlendirilmeli” Öncelikle insana değer verilmesi, eğitim sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, kurumların güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğüne dayalı kural bazlı yönetim anlayışı ve özellikle devlet yönetiminde şeffaflık ilkesine vurgu yaptı. Ali Babacan sözlerine şöyle devam etti: “Her an hesap vermeye hazır bir şekilde temiz siyaset, temiz yönetim anlayışıyla, iyi yönetim ve iyi yönetişim anlayışıyla ülkelerimizin yönetilmesi… Evimizin içini toparlayacağız ama ülkeler arasındaki ilişkilerin de gelişmesi için her türlü gayreti göstereceğiz. D-8 ülkeleri arasında artık vizeymiş, serbest ticaret anlaşmalarıymış; bunların yapılması, tamamlanması gerekiyor. Yani ülkelerimiz arasında insanların rahat hareket etmesi lazım, ürünlerin rahat hareket etmesi lazım, finansmanın rahat hareket etmesi lazım. Fikirlerin, buluşların, teknolojinin, inovasyonun, yeniliğin ülkeler arasında rahat hareket etmesi lazım ve topyekûn o sinerjiden hep beraber istifade etmemiz lazım. Standartlar, lojistik bağlantılar, dijital ödeme sistemlerinin her ülkede gelişmesi ve birbirleriyle bağlantılı hâle gelmesi, bazılarının finans ve para sistemi konusundaki hegemonyasından hep beraber kurtulacak adımlar atmamız lazım. Ve ne yapıyorsak da özel sektörle, sivil toplumla beraber yapmamız lazım.” “Su uyur, düşman uyumaz. Tek çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar” Enerji güvenliği, gıda güvenliği gibi sorunları ülkelerin tek başına çözemeyeceğini, aralarında yakın iş birliği gerektiğini hatırlatan Ali Babacan, şu mesajları verdi: “Zaman hızlı geçiyor. Yirmi dokuz yıl olmuş. Bir yirmi dokuz yıl daha beklemeyelim, elimizi çabuk tutalım. Hem ülkeler içinde hem ülkelerimiz arasında yapılacaklar konusunda artık hızlı hareket edelim. Aksi hâlde bizde bir söz vardır: ‘Su uyur, düşman uyumaz’ diye. Bakın sadece son üç yıl içerisinde coğrafyamızda olanlara bakın. Bugün işgal Gazze’de gerçekleşti mi? Gazze’nin yüzde altmışı, yüzde yetmişi şu anda fiilen işgal altına girmiş durumda. Batı Şeria’da işgal her gün ilerliyor. Yeni açılan yerleşkelerle ve onlara tanınan haklarla sürekli, sürekli, sürekli Filistinli kardeşlerimizin toprakları işgal altında. Lübnan’ın güneyi kademe kademe işgal altına giriyor. Suriye… Artık işgal Şam’a yaklaşmış durumda. Gerçekten hızlı hareket etmemiz lazım. Bir an önce yapılacaklar konusunda elimizi çabuk tutmamız lazım. Burada gerçekten Erbakan Hocamızın bir sözünü hatırlatmak istiyorum. Demiş ki: ‘Yeryüzünün tamamında hükmümüzü yürütecek bir güce ulaşmazsak, bir kasabada bile hak düzenini kuramayız, sağlayamayız.’ Güçlenmemiz lazım. Bunu da hep beraber iyi bir dayanışma içinde yapmamız lazım. Merhum Erbakan Hocamızın D-8 vizyonunu bugün hakkıyla yerine getirmek, hakkıyla gerçekleştirmek hepimizin hâlâ görevi, hâlâ vazifesi. Kendisi yine demiş ki: ‘Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar.’ Dolayısıyla attığımız her adımın, gösterdiğimiz her gayretin çok kıymetli olduğunu da bilelim.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: