Sadullah Kısacık: Fon Vurgununun Maliyeti 13 Bakanlığın Bütçesinden Fazla
DEVA Partisi Adana Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Sadullah Kısacık, 2027 yılı bütçesini değerlendirirken fon krizinin boyutlarına, borsadaki büyük değer kaybına, artan faiz yüküne ve ekonomide yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Ekonomide sektörel dayanıklılığın tükendiğini de belirten Kısacık, “Esnafın, çiftçinin ve sanayicinin dayanacak gücü kalmadı” dedi.
Fon Vurgunu Bakanlık Bütçelerinin Kat Kat Üstünde! 2027 yılı bütçe görüşmelerine fon krizinin yarattığı kayıplara dikkat çekerek başlayan Sadullah Kısacık, fon vurgunundan mağdur vatandaşların ulaşamadığı paranın 800 milyar liraya ulaştığını ve maddi kaybın pek çok bakanlık bütçesini aştığını ifade etti. “Fon vurgunu ile mağdur olan vatandaşlarımızın doğrudan 800 milyarlık bir kaybı var. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi 761 milyar 412 milyon lira. Bakanlığın bir yıllık bütçesinden daha yüksek bir kayıptan bahsediyoruz. Ayrı ayrı bakanlık bütçeleri ile karşılaştırdığımız 13 bakanlığın bütçesinden daha yüksek bir kayıp var ortada.” Fon krizinin yalnızca vatandaşların doğrudan kaybettiği parayla sınırlı olmadığını vurgulayan Kısacık 17 Eylül’den bu yana dolaylı etkileriyle borsada yaşanan değer kaybının 6 trilyon lirayı bulduğunu ve maddi kaybın 2027 bütçesinin %22’sine denk geldiğini söyledi. “Fon vurgunu krizinin sebep olduğu güvensizlik ortamının etkisiyle sadece borsadaki erimeyle 6 trilyon liralık bir kayıp var. Bu miktar tek başına 2027 bütçesinin %22’sine denk geliyor. Fon krizindeki kayıp ile borsadaki değer kaybının toplamı 2027 bütçesi içinde; TBMM bütçesinin 174, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ise 150, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin 89 katına çıkıyor.” Hangi Bütçeyi Konuşalım? Fon vurgunu krizi ile birlikte faiz yükü ve bütçe açığının 2027 bütçesinin yarısını aştığını dile getiren Kısacık, mevcut gelişmeler ve veriler doğrultusunda bütçe görüşmenin bir anlamı olmadığını ifade etti. “Doğrudan ve dolaylı etkileriyle fon vurgununun 6 trilyonluk bir kaybı var. 2027 bütçesinde 3 trilyon 975 lira faiz yükü, 3 trilyon 868 milyar lira da bütçe açığı var. Fon krizi kaybı, faiz yükü ve bütçe açığı 2027 bütçesinin yarısını aşmışken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi kadar para vatandaşın cebinden çalınmışken hangi bütçeyi görüşelim?” sorusunu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yönelterek, bütçe görüşmelerinin gerçek bir bütçe temelinden uzak olduğunu vurguladı. Faiz Yükü Milletin Sırtında Büyümeye Devam Ediyor” Bütçenin faiz bütçesinden çıkarılarak hizmet bütçesine dönüştürüldüğü yönündeki değerlendirmeyi eleştiren Kısacık, “2027 bütçesinde faiz ödemeleri 3 trilyon 975 milyar lira. 2026 bütçesine göre faizin bütçeye oranında %44’lük bir artış var. Bu tutar 2027 bütçesinde; TBMM bütçesinin 115 katını, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 99 katını, çiftçimiz için can suyu olacak tarımsal desteklerin 16 katını faize veriyoruz.” Faiz harcamalarının bütçe giderleri içindeki payının 2016’da yüzde 8,60 iken 2027 bütçesinde yüzde 14,57’ye yükselmesine dikkat çeken Kısacık, Türkiye’nin faiz sarmalından kurtulamamasının nedenlerinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Bütçedeki faiz yükünün vergi, harç ve ceza olarak millete geri döndüğünü vurgulayan Kısacık, “Bütçe bu kadar yüksek faiz yükü olduğu sürece bu milletin sırtı düzelmez” dedi. Esnafın, Çiftçinin ve Sanayicinin Dayanacak Gücü Kalmadı Ekonomideki mevcut tablonun toplumun farklı kesimlerini zorladığını belirten Kısacık, vergi ve SGK yüklerinin hafifletilmesi, yapılandırma yapılması ve hesaplarına konulan blokelerin kaldırılması konusunda esnafın taleplerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a iletti. “Esnafımız vergi ve SGK borçlarında bir yapılandırılmasını; hesaplarına, kredi kartlarına ve pos cihazlarına konulan blokelerin kaldırılmasını, ticaret yaptığı müşterilere vergi dairelerinden gönderilen yazılarla alacaklarına el konulması gibi ticaretlerini kilitleyen uygulamaların sonlandırılmasını talep ediyorlar. İçinde bulunduğumuz derin ekonomik krizde zaten esnafımızı ticaretini döndüremiyor. Esnafın artık dayanacak gücü kalmamıştır. Esnafın sesini duyun ve nefes aldırın”, sözleriyle Kısacık, esnafın nefes aldıracak adımların bir an önce atılması gerektiğine dikkat çekti. Çiftçinin ve sanayicinin de ağır bir ekonomik çıkmaz içinde olduğunu belirten Kısacık; “İncir, üzüm, narenciye, kavun ve karpuz hiçbir ürün para etmiyor. Çiftçinin emeği ya dalında ya tarlada çürüyor ya da çöp oluyor. Çiftçi bir yıl dayanır, iki yıl dayanır, üç yıl dayanır ama Çukurova’da her yıl zarar etmekten yorulan çiftçilerimiz narenciye bahçelerini kesiyor”, dedi. “Enflasyonu düşürmek amacıyla uygulanan kur baskısının sanayicileri de tüketti. Sanayicilerimizin çok ciddi pazar kayıpları yaşıyor”, ifadelerini kullanan Kısacık, her kesimin sistematik olarak dayanak gücü kalmadığını dile getirdi.