SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN:
“NE YAPILDIYSA HEPSİ DEVLET MÜHRÜYLE YAPILDI!” “11 AYLIK İHMALİN BEDELİ: 525 MİLYAR TL KAYIP” “PARANIN YOL HARİTASI VE GERÇEK SAHİPLERİ AÇIKLANMALI” “SORUN SAVAŞTA DEĞİL, SORUN SİZİN EKONOMİ YÖNETİMİNİZDE”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kamuoyunda büyük yankı uyandıran “Fon Skandalı” ve ekonomideki son gelişmelere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Halk TV ekranlarında Deniz Bayramoğlu'nun sorularını yanıtlayan Arıkan, skandalda 11 aylık bir ihmal zinciri olduğunu belirterek 525 milyar liralık bir kayıp olduğuna dikkat çekti. Arıkan, işlemlerin devlet mührüyle yapıldığını vurgularken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomik çöküşü savaşa bağlayan açıklamalarını ise resmi rakamlarla çürüttü. 11 AYLIK İHMALİN BEDELİ: 525 MİLYAR TL KAYIP Bakan Şimşek'in olayı 4 Kasım 2025 tarihinde bir manipülasyon olarak ifade ettiğini hatırlatan Arıkan, bu açıklamadan tam 11 ay sonra, 17 Eylül 2026'da müdahale edildiğine dikkat çekti. Arıkan ihmalin boyutunu şu sözlerle anlattı: “4 Kasım’da Sayın Şimşek’in işaret ettiği tarihte bu müdahale yapılmış olsaydı fonun büyüklüğü 297 milyardı. 11 aylık ihmalden, 11 aylık görmemezlikten dolayı bugün 822 milyara çıktı.” Arada devasa bir kaynak israfı olduğunu vurgulayan Arıkan, “525 milyar liralık bir kayıp var. Bunun hesabını kim ödeyecek? Denetleyenlerin de bu işin içerisinde olduğu bir gerçeklikle karşı karşıyayız.” dedi. Kurumlardaki görev değişikliği savunmalarına da tepki gösteren Arıkan, “Efendim başkan değişti, başkandan sonra biz bu denetlemeyi yaptık. Şimdiki başkan, Sayın Şimşek’in açıklama yaptığı dönemde de başkan yardımcısı. Yani kime ne anlatıyorsunuz siz? Orada topu taca atmaktan başka bir şey olmadığını ifade ediyorum.” diyerek iktidara yüklendi. “PARANIN YOL HARİTASI VE GERÇEK SAHİPLERİ AÇIKLANMALI” Operasyonun zamanlamasını eleştiren Saadet Partisi Lideri, “11 ay yani vurgunun gerçekleşmesinden 11 ay sonra operasyonu yapanlar sosyal medyada bu işin algısını yapanların hesapları toparlayabilmek için 246 tane sosyal medya hesabını toparlayabilmek için 24 saatin yettiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Tasfiye edilen şirketlerin devasa kârlar elde ettiğini belirten Arıkan, şeffaflık çağrısı yaparak şunları söyledi: “Bizim taleplerimiz var. Fonların yöneticilerinin kimler olduğunun açıklanması gerekiyor. Burada sadece görüntüdeki isimden kastetmiyorum. Geri planda bunların kim olduğunun ortaya çıkartılması gerekiyor. Hakeza fonların en fazla yatırım yaptığı şirketlerin gerçek faydalananları kimler? Bugün gözaltına alınanların listesinin bir önemi yok. Para nereye gitti? Paranın haritasının, paranın yol haritasının ortaya çıkartması gerekiyor.” Satılan hisselerin ve yurt dışına giden paraların peşine düşülmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, “Bir üniversite öğrencisi 3-5 bin lira parasıyla orada mağdur edilirken milyar TL’lik paralarla en yüksek şeyden kim çıktı orada?” sorusunu yöneltti. “NE YAPILIDIYSA HEPSİ DEVLET MÜHRÜYLE YAPILDI” 1Yaşananların uluslararası finans piyasalarında "Ponzi operasyonu" olarak adlandırıldığını aktaran Arıkan, Türkiye'de devlet kurumlarının buna seyirci kaldığını söyledi. Şirketlerin kağıt üzerindeki durumuyla gerçek büyüklükleri arasındaki uçuruma dikkat çeken Arıkan, “Çok basit bir soru; 250 çalışanı olan bir firmadan bahsediyoruz. Fon büyüklüğü 17,5 milyar TL’ye ulaşmış. Türkiye’de en fazla istihdam sağlayan firmanın fon büyüklüğü 11,5 milyar TL. Kağıt üzerindeki kapanan firmanın büyüklüğün 17,5 milyar TL." diyerek durumu eleştirdi. Yaşanan mağduriyetlerde vatandaşın suçlanmasına kesin bir dille karşı çıkan Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kimse demesin ki efendim vatandaş kandı. Vatandaş devletin açtığı kapıdan içeriye girdi, vatandaş bir şey yapmadı. Ne yapıldıysa hepsi devlet mührüyle yapıldı. Devlet mührü olmadan hiçbir işlem yapılmadı orada.” “SORUN SAVAŞTA DEĞİL, SORUN SİZİN EKONOMİ YÖNETİMİNİZDE” AK Parti'nin uyguladığı ekonomi politikalarını ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in tutumunu detaylı rakamlarla masaya yatıran Mahmut Arıkan, iktidarın faturayı bölgesel çatışmalara kesmesine sert tepki gösterdi. İktidara “Ak Parti’nin ekonomi politikası mı? Savaş mı?” sorusunu yönelten Arıkan, dövizdeki asıl patlamanın savaş öncesine dayandığını şu sözlerle özetledi: "Rakamlarla bunu ifade edecek olursak, Sayın Şimşek göreve geldiği dönemde döviz kurundaki artış 4 Haziran 2023’ten savaş çıkana kadar, İran savaşı çıkana kadar dövizdeki artış %104,7 olmuş. Hani Sayın Şimşek diyor ya savaştan sonra her şey değişti. Savaştan sonra artış sadece %12,2 olmuş.” Döviz kurunun Şimşek döneminde 21 liradan 43,90 liraya fırladığını belirten Arıkan, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Yani sorun savaşta değil, sorun sizin ekonomi yönetiminizde. Yani 21 liradan savaşa kadar 43.90’a çıkıyor. Burada %104 %105’lik diyelim hatta yuvarlayıp bir artış.”.