HÜDA PAR'dan Azerbaycan'ın skandal kararına tepki: İnsan haklarını savunmak suç değildir

HÜDA PAR, Azerbaycan yönetminin aralarında HÜDA PAR yetkililerinin de bulunduğu 31 Türkiye Cumhuriyet vatandaşını "istenmeyen kişi" ilan etmesine tepki göstererek kararın derhâl geri alınması çağrısında bulundu. HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı, Azerbaycan Cumhuriyet Başsavcılığının Türkiye’deki bazı vatandaşlar hakkında aldığı yakalama kararı ve Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın "istenmeyen kişi" ilanlarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Azerbaycan yönetminin son dönemde insan hakları ihlallerine yönelik eleştrileri susturmak amacıyla hukuki ve diplomatk teamülleri bir silah olarak kullandığına dikkat çekilen açıklamada, alınan bu kararların siyasi ve hukuki açıdan son derece vahim bir gelişme olduğu ifade edildi.

21 Eki 2026 - 15:35 YAYINLANMA
HÜDA PAR'dan Azerbaycan'ın skandal kararına tepki: İnsan haklarını savunmak suç değildir

“31 Türkiye Cumhuriyet vatandaşının “istenmeyen kişi” ilan edilmesi vahim bir gelişmedir” Kamuoyuyla paylaşılan açıklamada, “Azerbaycan Cumhuriyet Başsavcılığının Türkiye’deki 7 kişi hakkında uluslararası yakalama kararı çıkarmasının ardından, Genel Başkan Yardımcımız Yahya Oğraş ve Batman İl Başkan Yardımcımız Sait Seyitoğlu’nun da aralarında bulunduğu 31 Türkiye Cumhuriyet vatandaşının “istenmeyen kişi” ilan edilmesi, siyasi ve hukuki açıdan vahim bir gelişmedir.” denildi. "Hukuki ve diplomatk yaptrımlar bir baskı aracına dönüştürülüyor" Söz konusu listenin sadece siyasetçilerle sınırlı kalmadığına; gazetecilerin, yazarların ve farklı meslek gruplarından duyarlı insanların da hedef alındığına işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu kararlar, Azerbaycan yönetminin insan hakları eleştrilerine karşı hukuki ve diplomatk yaptrımları bir baskı aracına dönüştürdüğünü açıkça göstermektedir. Hakkı ve adalet savunan seslerin bu tür dayatmalarla kesilmeye çalışılması, uluslararası hukukun ve insan haklarının temel ilkelerine aykırıdır." "Hak ihlalleri ‘devlet egemenliği’ kılıfyla meşrulaştrılamaz" Devletlerin kendi egemenlik haklarını, işledikleri insan hakları ihlallerini örtbas etmek için bir kalkan olarak kullanamayacağının alt çizilen açıklamanın devamında, “İnsan haklarını savunmak suç değil, insanlık haysiyetnin gereğidir. Bu bağlamda, haysiyetli bir duruş sergileyen vatandaşlarımıza yönelik alınan bu mesnetsiz kararları reddediyor, Azerbaycan yönetmini bu kararları derhâl geri almaya çağırıyoruz." ifadelerine yer verildi. Hükümete "harekete geçin" çağrısı Sürecin yakından takip edileceğinin mesajının verildiği açıklamanın son bölümünde ise Türkiye Cumhuriyet Hükümetne önemli bir çağrıda bulunuldu. Kendi vatandaşlarının onurunu ve hukukunu korumanın devletn en temel vazifesi olduğu belirtlerek, "Türkiye Cumhuriyet Hükümetnden ise vatandaşlarının hak ve hukukunu koruma sorumluluğunu kararlılıkla üstlenmesini, diplomatk girişimlerini gecikmeksizin ve en üst düzeyde yürütmesini bekliyoruz." denildi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: