HÜDA PAR'dan Azerbaycan’a 28 Şubat uyarısı: Bu yanlıştan derhal geri adım atılmalı

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yahya Oğraş, Azerbaycan’daki devlet okullarında kılıkkıyafet yönetmeliği gerekçe gösterilerek öğrencilerin ve öğretmenlerin başörtüsüyle okula alınmamalarına sert tepki gösterdi. HÜDA PAR Eğitm İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yahya Oğraş, Azerbaycan’daki devlet okullarında kılık-kıyafet yönetmelikleri öne sürülerek kız öğrencilere ve öğretmenlere yönelik başlatlan başörtüsü engellemelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yapılan engellemelerin hiçbir insani ve hukuki zeminle bağdaşmadığını vurgulayan Oğraş, inanç özgürlüğünün engellenmesinin toplumsal kutuplaşmayı tetkleyecek büyük bir tehlike barındırdığı konusunda uyardı. Uygulamayı "çağ dışılık ve ilkellik" olarak nitelendiren Oğraş, Türkiye’nin karanlık 28 Şubat döneminde yaşanan acı tecrübeleri hatrlatarak Azerbaycan yönetmine bu yanlıştan derhal geri adım atması çağrısında bulundu.

14 Eki 2026 - 13:29 YAYINLANMA
HÜDA PAR'dan Azerbaycan’a 28 Şubat uyarısı: Bu yanlıştan derhal geri adım atılmalı

“Meseleye temel bir insani hak olarak yaklaşıyoruz” HÜDA PAR olarak Azerbaycan’ın iç işlerine karışmak gibi bir niyetlerinin olmadığının altnı çizen Oğraş, “Meseleye temel bir insani hak olarak yaklaşıyoruz. Dolayısıyla bu uygulamanın ne insani ne de hukuki bir karşılığı vardır; uygulama temel hak ve hürriyetlere de uygun değildir. Dolayısıyla bir kız çocuğu, kendi inancının gereği olarak tesetüre bürünmüşse ve bu inanç anlayışına göre hareket ediyorsa bunu engellemek, bir ilkelliktr. Toplumda ciddi olarak bir ayrıştrmaya ve kutuplaştrmaya yönelik dinamit yerleştrmedir.” dedi. “İnanç özgürlüğünü engellemek günümüz dünyasında ilkelliktr” Azerbaycan’daki devlet okullarında kılık-kıyafet yönetmeliği gerekçesiyle kız çocuklarının eğitm hakkının engellenmesini çağ dışı bir yaklaşım olarak gördüğünü ifade eden Oğraş, “Özgürlüğün daha da olgunlaştrılması gereken bir durum söz konusuyken maalesef bugün Azerbaycan'da eğitm kurumlarındaki bu uygulama tamamen geriye götüren, yanlış bir adımdır.” ifadelerini kullandı. “Bu uygulamalar 28 Şubat sürecini hatrlatyor” Türkiye’nin geçmişte yaşadığı karanlık 28 Şubat sürecine atfa bulunan Oğraş, şunları kaydet: “Türkiye'de 28 Şubat sürecinde o kadar zulümler yaşandı ki birçok kız öğrencimiz eğitm hakkından mahrum kaldı. Birçok öğrencimiz ciddi anlamda baskıya maruz kaldı. Hâlâ o günün tahribatları devam ediyor. Hâlâ o günün yaralarını sarmış değiliz. Dolayısıyla toplumda bu denli rahatsızlıklara yol açacak uygulamaların yaşanması, hangi ülke olursa olsun kesinlikle doğru değildir. Bu uygulamalar 28 Şubat sürecini hatrlatyor.” “Türkiye'de 28 Şubat sürecinde yaşananlardan Azerbaycan ders çıkarmalı” Azerbaycan yönetminin, Türkiye’nin karanlık 28 Şubat sürecinde yaşanan baskılardan ve bu baskıların doğurduğu sonuçlardan ders çıkarması gerektğinin altnı çizen Oğraş, “Türkiye'deki acı tecrübeler ortadayken aynı tablonun komşu Azerbaycan'da da tekerrür etmesi bizi derinden üzüyor. Bir an önce bu yanlışların düzeltlmesi gerekir. Geri adım atlması lazım. Azerbaycan'daki Müslüman halkın, inançlarının gereği olarak yaşamaya çalışan kız öğrencilerimizin temel hak ve hukuku ayaklar altna alınamaz. İleride bu uygulamaların acısı ve tahribatları çok fazla olacaktr. Azerbaycan eğer Türkiye'de 28 Şubat sürecinde yaşanan baskılardan ders çıkarmazsa, aynı sıkıntlar Azerbaycan’da da yaşanacaktr. Açılacak toplumsal yaraların kapanması ise onlarca yılları alacaktr. İnanç özgürlüğünü kısıtlayan bu uygulamaların düzeltlmesi gerekir.” çağrısında bulundu.“Azerbaycan yönetmiyle diplomasi trafği geliştrilmelidir” Azerbaycan’da okullarda başlatlan başörtüsü yasağına son verilmesi adına Türkiye'nin yetkili makamlarının sorumluluk almasını beklediklerini dile getren Oğraş, “Tek millet, iki devlet' anlayışına göre, Cumhurbaşkanımızın hassasiyet sahibi biri olması ve özellikle Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile olan münasebetleri göz önünde bulundurulduğunda, esasında ciddi bir diplomasi trafği geliştrilmesi gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda İlham Aliyev ile yapacağı görüşmelerin, bu baskı ve zulmün bir an önce ortadan kaldırılması konusunda Azerbaycan yönetmine geri adım atrabileceğini düşünüyorum. Aynı şekilde Azerbaycan'daki diğer hükümet yetkililerinin de bu konuda duyarlı olmaları; Türkiye'nin yetkili makamlarının çağrılarını dinlemeleri gerekir. Eğer bu konuda gerekli diplomasi ve diyalog sürecini hızlandırıp daha aktfeştrebilirsek, Azerbaycan'daki bu uygulamadan vazgeçileceği noktasında kanaatmiz tamdır.” dedi. “Yaşanacak toplumsal bir infal, herkese ciddi şekilde zarar verecektr” İnanç özgürlüğüne getrilen engellemelerin neden olacağı tehlikelere de dikkat çeken Oğraş, şu uyarılarda bulundu: “HÜDA PAR olarak hem Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e hem Azerbaycan'daki bütün resmi kurumlara hem de Azerbaycan halkına sesleniyoruz: Ülkenizi geriye götürecek, toplumsal yapınızın düzenini bozacak, toplumsal fay hatlarını tetkleyecek ve kültürel değerlerinizin temeline dinamit koyacak her türlü uygulamanın karşısında durmanız gerekir. Çünkü yaşanacak toplumsal bir infal, ülke ve toplum olarak herkese ciddi şekilde zarar verecektr, bunu herkesin bilmesi lazım. Bugüne kadar gerek sosyal hayata gerekse eğitm kurumlarında tesetür ve başörtüsüyle ilgili hiçbir sorun yokken toplumu bölmenin, toplumu ayrıştrmanın ve karşı karşıya getrmenin ülke yönetcilerine hiçbir faydası olmaz.” “Başörtüsü anayasal güvence altna alınmalıdır” Başörtüsünün geçici idari veya yasal yönetmeliklerle değil, tamamen anayasal güvence altna alınması gerektğini belirten Oğraş, son olarak şunları söyledi: “Bugün başörtüsü ve tesetür konusunda bir rahatlama var; ancak anayasal güvence olmadığı müddetçe, yönetmin veya iktdarın değişmesi durumunda bu durum yeniden hortlayacaktr. Hazırlanacak olan yeni anayasada, başörtüsünün kesinlikle anayasal güvence altna alınması gerektği noktasında çağrımızı yeniliyoruz. Halkımızın temel hak ve hürriyetlerini rahat bir şekilde kullanabilmesi için adımların yönetmeliklerle veya genelgelerle değil, tamamen anayasal güvenceyle sağlanması gerekir. Toplumumuzun ve ülkemizin 28 Şubat sürecinde yaşamış olduğu o badirelerin bir daha geri gelmeyeceği noktasında kanaatmiz tamdır; inşallah bu konuda gerekli adımlar atlacaktr.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: