HÜDA PAR Milletvekili Ramanlı: Erişim engelleri ifade hürriyetni zedeler

HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, TBMM'de düzenlediği basın toplantsında; son dönemde dijital platormlara ve sosyal medya hesaplarına yönelik uygulanan erişim engeli kararlarının ifade hürriyetne zarar verdiğini belirt. HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, TBMM'de düzenlediği basın toplantsında; son dönemde artan dijital mecralardaki erişim engellerine, çölyak hastalarının ekonomik yükü ve temel ihtyaçlara erişim zorluğuna, sanal fuhuşla mücadeleye ve Suriye’ye açılan sınır kapılarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

23 Eki 2026 - 18:02 YAYINLANMA
HÜDA PAR Milletvekili Ramanlı: Erişim engelleri ifade hürriyetni zedeler

“Medeniyet ötekinin varlığıyla mümkündür” Son dönemde Bilgi Teknolojileri ve İletşim Kurumu (BTK) ve sulh ceza hâkimlikleri tarafndan dijital mecralara yönelik alınan idari ve yargısal erişimin engellenmesi tedbirlerine değinen Ramanlı, bu durumun ifade hürriyet bağlamında ciddi hukuki tartşmalara yol açtğını belirt. Ramanlı, birlikte yaşama idealinin ve çoğulculuğun temel unsurunun farklı fkirlerin serbestçe tartşılabildiği bir ortam olduğunu belirterek, son dönemde artan idari ve yargısal müdahalelerin ifade hürriyet zeminini ciddi şekilde zedelediğini vurguladı. “Siyasi makamlar eleştrilere karşı daha fazla hoşgörü ve tahammül göstermelidir” İfade hürriyetne yönelik müdahalelerin ancak çok istsnai durumlarda meşru kabul edilebileceğini belirten Ramanlı, “Birlikte yaşama idealinin ve çoğulculuğun temel unsurlarından biri, farklı fkirlerin serbestçe ifade edilebildiği bir tartşma kültürünün varlığıdır. İfade hürriyetne yönelik yargısal ve idari müdahaleler, ancak şiddet teşvik eden, kamu barışını açıkça tehdit eden veya başkalarının din, ahlak yahut diğer temel hak ve değerlerini çiğneyen istsnai durumlarda meşru kabul edilebilir. Özellikle siyasi düşüncelerin ifade edilmesi söz konusu olduğunda, siyasi makamlar eleştrilere karşı daha fazla hoşgörü ve tahammül göstermelidir.” diye konuştu. “Toplumun tek tpleşmesine yol açacaktr” Denetleyici mekanizmaların ölçüsüz kullanımının toplum üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Ramanlı, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Koruyucu ve denetleyici hukuki mekanizmaların, ölçüsüz bir biçimde tatbik edilmesi ve insanlar üzerinde sansür etkisi oluşturması, toplumun tek tpleşmesine yol açacaktr. İnsanların, fkirlerini açıklamaktan imtna etği bir düzende temel hak ve hürriyetler zedelenmekle kalmayacak; toplumun medeniyet, çok seslilik ve hukuk devlet idealinden uzaklaşmasına neden olan telafsi güç zararlar ortaya çıkacaktr.” Çölyak hastalarının ömür boyu sürdürmek zorunda oldukları glütensiz beslenmenin Türkiye şartlarında ağır bir ekonomik yüke dönüştüğünü vurgulayan Ramanlı, şunları söyledi: “Araştrmalar, Türkiye’de glütensiz ürünlerin fyatlarının muadillerine göre 4-5 kat daha yüksek olabildiğini ortaya koymaktadır. Üstelik bu ürünlere her yerde ulaşmak mümkün değildir. Özellikle dar gelirli aileler hem yüksek fyatlar hem de tedarik ve kargo masrafarı nedeniyle temel gıda ihtyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır. Mevcut nakdî desteklerin günümüz ekonomik şartları karşısında yetersiz kalması da mağduriyet derinleştrmektedir.” “Glütensiz temel gıda ürünlerinde KDV kaldırılmalı” Çölyak hastalarının hayatnı kolaylaştracak çözüm önerilerinde bulunan Ramanlı, “Bu sorunun çözümü için öncelikle glütensiz temel gıda ürünlerinde KDV kaldırılmalı, üretcilere vergi avantajı ve ham madde desteği sağlanmalıdır. SGK tarafndan verilen destekler güncel maliyetlere göre artrılmalı; dar gelirli çölyak hastalarına nakdî yardımın yanı sıra düzenli gıda desteği sunulmalıdır. Belediyeler aracılığıyla glütensiz halk ekmek üretmi ve uygun fyatlı satş noktaları yaygınlaştrılmalıdır. Ayrıca ürünlerin güvenilirliği, etkin ve sıkı denetmlerle güvence altna alınmalıdır.” ifadelerini kullandı. “Fuhşa özendiren dijital içerikler, aile kurumunu ve geleceğimizi tehdit etmektedir” Gençleri lüks hayat vaatleriyle fuhşa özendiren dizi ve dijital içeriklerin aile kurumunu tehdit etğini belirten Ramanlı, “Genç kızları kolay yoldan zenginlik ve lüks hayat vaatleriyle fuhşa özendiren dizi ve dijital içeriklerin yaygınlaşması, sanal fuhuş ve teşhirciliğin ‘kazanç kapısına’ dönüştürülmesi; aile kurumunu ve geleceğimizi tehdit etmektedir. İnsan bedeninin tcari bir metaya dönüştürülmesine ve fuhşun yaygınlaşmasına seyirci kalmak, gerekli tedbirleri almamak, toplumun çöküşüne seyirci kalmaktr. Toplumlar, ahlak ve hayâ duygusunun korunması ile varlıklarını devam etrebilirler.” diye konuştu. “Sanal fuhşa karşı tavizsiz mücadele edilmeli” Ahlak ve hayâ duygusunun korunmasının toplumların varlığı için hayat önemde olduğunu, sanal fuhuş ve teşhircilikle mücadele için 5651 sayılı Kanun'un etkin uygulanması ve yeni teknik engelleme tedbirlerinin alınması çağrısında bulunan Ramanlı, “5651 sayılı Kanun etkin biçimde uygulanmalı, yetersiz kaldığı alanlarda ise caydırıcı yaptrımları kapsayacak şekilde yeni yasal düzenlemeler yapılmalıdır. VPN, DNS değişikliği ve benzeri yöntemlerle erişim engellerinin aşılmasına karşı, diğer ülkelerdeki gelişmiş fltreleme uygulamaları da incelenerek hukuki denetme tabi, etkili teknik tedbirler devreye sokulmalıdır. Gençleri fuhşa özendiren yayın kuruluşlarına ve sanal istsmardan kazanç sağlayanlara karşı kararlı bir mücadele başlatlmalıdır. Devlet, nesillerimizi ifsat eden bu düzen karşısında acziyet göstermemeli; aileyi, ifet ve toplumsal geleceğimizi korumak için gereken hukuki, idari ve teknik adımları gecikmeden atmalıdır.” şeklinde konuştu. “Kapalı sınır kapıları yeniden açılmalı” Suriye ile sınır tcaretnin canlandırılmasının hem Türkiye'nin sınır kentleri hem de savaşın yaralarını saran Suriye için hayat önem taşıdığına dikkat çeken Ramanlı, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Kapalı sınır kapıları yeniden açılmalı, mevcut kapıların kapasitesi ve etkinliği artrılmalı, tcaretn önündeki bürokratk engeller kaldırılmalıdır. Gümrük işlemleri kolaylaştrılmalı, taşımacılık ve geçiş kuralları sadeleştrilerek karşılıklı tcaretn gelişmesinin önü açılmalıdır. Nusaybin-Kamışlı Sınır Kapısı'nın faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalar önemli bir gelişmedir. Bu çalışmaların hızlandırılmasını ve sınır kapısının bir an önce tcarete açılmasını temenni ediyoruz. Atlacak bu adımlar, Suriye'nin yeniden imarına ve ekonomik toparlanmasına katkı sağlarken sınır kentlerimizde de üretmi, ihracat, isthdamı ve ekonomik hareketliliği artracaktr.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: