HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Vahdet imanî bir mecburiyettir

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, 11'inci Âlimler Buluşması'nda yaptğı konuşmada, İslam dünyasına birlik, adalet ve kardeşlik temelinde birleşme çağrısında bulundu. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Âlimler ve Medreseler Birliği’nin (İTTİHADUL ULEMA) “Davete Yöntem ve Yeni Arayışlar” temasıyla Diyarbakır’da düzenlediği 11'inci Âlimler Buluşması’nda selamlama konuşması gerçekleştrdi. Programda önemli açıklamalarda bulunan Yapıcıoğlu, İslam dünyasının ve insanlığın çetn bir dönemden geçtğine dikkat çekerek, ümmetn vahdet ihtyacı, Gazze’deki direnişin dünyadaki yankıları, dijitalleşmenin getrdiği değer erozyonu ve küresel ifsat şebekelerinin aile yapısına yönelik saldırıları gibi önemli konulara değindi. Yapıcıoğlu, Müslümanların iç çekişmeleri sonlandırması gerektğini belirterek vahdetn siyasi bir tercih değil, imanî bir mecburiyet olduğunu vurguladı.

10 Eki 2026 - 16:41 YAYINLANMA
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Vahdet imanî bir mecburiyettir

“İslam dünyası adalet ve kardeşlik hukuku temelinde birleşmeli” Âlimlerin sadece geçmişin nakledicisi değil, çağın sorunlarına Kur’an ve Sünnet ekseninde çözümler üreten yol göstericiler olması gerektğini ifade eden Yapıcıoğlu, İslam dünyasını adalet ve kardeşlik hukuku temelinde birleşmeye davet et. Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin “Dostlarıyla Uğraşanlar, Düşmanlarıyla Savaşamazlar” şeklindeki tarihi sözünü hatrlatan Yapıcıoğlu, Müslümanların kendi içindeki çekişmeleri sonlandırması gerektğini vurguladı. İlmin, irfanın ve hikmetn rehberliğinde gerçekleştrilen 11’inci Âlimler Buluşması vesilesiyle katlımcılarla bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyet dile getren Yapıcıoğlu, “Sizlerle bir arada bulunmaktan, bu müstesna topluluğa hitap etmekten bahtyarlık duyuyorum.” dedi. “Âlim; çağın sorunlarına Kur’an ve Sünnet ekseninde çözümler üreten çözümler üreten bir yol göstericidir” İslam dünyasının ve insanlığın çok çetn sınavlardan geçtği bu tarihî dönemde, “Davete Yöntem ve Yeni Arayışlar” gibi önemli bir temayla bu buluşmayı tertp eden ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür eden Yapıcıoğlu, “Bizler, “Âlimler, peygamberlerin varisleridir.’ diye buyuran bir peygamberin ümmetyiz. Âlim, sadece geçmişin mirasını tozlu rafardan bugüne taşıyan bir nakledici değildir. Âlim; zamanın ruhunu okuyan, çağın sorunlarına Kur’an ve sünnet ekseninde çözümler üreten bir yol göstericidir.” ifadelerini kullandı. “Çağın ruhuna İslam’ın hakikat mührünü yeniden vurmalıyız” Fıtrat dini olan İslam’ın ortaya koyduğu hakikatlerin evrensel nitelikte olup bütün çağlara ve nesillere hitap etğinin altnı çizen Yapıcıoğlu, “Bütün mesele, Mehmet Âkif Ersoy’un ‘Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı’ diyerek işaret etği o asil sorumluluğu kuşanabilmektr. Yani çağın ruhuna İslam’ın hakikat mührünü yeniden vurmaktr. Tam da bu noktada, davet yöntemlerimizi masaya yatrırken, ‘İslamî davet’ her zamankinden daha fazla gerekli ve önemli kılan küresel tehditleri ve frsatları görerek bunlara karşı uygun çareler bulmak mecburiyetndeyiz.” şeklinde konuştu. “Dijital çağ bilgi kirliliği ve değer erozyonunu da beraberinde getriyor” Dünyanın büyük bir dönüşüm geçirdiğine işaret eden Yapıcıoğlu, dijital çağın getrdiği veri bombardımanına ve bunun doğurduğu bilgi kirliliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yapay zekânın, algoritmaların, dijitalleşmenin ve sosyal medyanın yön verdiği, sınırların ortadan kalktğı ama kalpler arasındaki mesafelerin hiç olmadığı kadar açıldığı bir ‘dijital çağda’ yaşıyoruz. Bugünün genci, bilgiyi kürsülerden veya kitap sayfalarından ziyade, ‘aklı körelten’ telefon ekranlarındaki saniyelerle yarışan videolardan alıyor. Dijital çağın getrdiği veri bombardımanı, bilgiye erişimi daha hızlı ve daha kolay hale getrse de bu durum çok ciddi bir bilgi kirliliği ve değer erozyonunu da beraberinde getriyor.” “Gençlerimiz modern dünyanın girdaplarına çekiliyor” Yapıcıoğlu, küresel ifsat şebekelerinin en mukaddes kale olan aile kurumunu doğrudan hedef aldığını, ekranlar ve algoritmalar üzerinden nesli büyük bir ahlaki buhrana sürüklediğini vurgulayarak, “Biz kürsülerde konuşurken gençlerimiz modern dünyanın girdaplarına çekilmekte, kalplerini kazanamadığımız her bir genç elimizden kayıp gitmektedir.” dedi. “İki kanatlı bir davet seferberliğine ihtyacımız var” “Bu hazin tablonun tam karşısında, insanlığın ufunda muazzam bir umut ışığı da yükselmektedir” diyen Yapıcıoğlu, siyonist terör rejiminin soykırım uygulayarak yok etmeye çalıştğı Gazze'nin, sergilediği sarsılmaz iman ve teslimiyet örneğiyle küresel vicdanın üzerini kaplayan sis bulutlarını darmadağın etğini ifade ederek şöyle devam et: “Bugün başta Avrupa olmak üzere dünyanın her köşesinde materyalizmin ve kapitalizmin ruhsuz kıskacından kurtulmak için çırpınan devasa bir kitlenin varlığına, muazzam bir küresel uyanışa şahitlik ediyoruz. İşte bu tarihî eşikte ulemanın ve bizlerin asıl misyonu, yönünü ftrata çeviren, nefes alacak bir liman arayan bu kitlelere, doğru yöntemlerle yol göstermek ve onlara rehberlik edebilmektr. Bu bağlamda bizim, iki kanatlı bir davet seferberliğine ihtyacımız var. Bir yanda modernitenin bunalımlarından yorulup yönünü ftrata çevirip hakikat arayan gayrimüslimleri İslam'ın aydınlığına, yani imana; diğer yanda da istkametni şaşırmış Müslümanları daha derin bir şuurla takvaya, istkamete ve vahdete davet etmek zorundayız.” “Kendi içimizde didişirken küresel saldırılara cevap veremiyoruz” “Davetmizin tesirini artrmanın ilk şart, kendi içimizdeki vakar ve muhabbet korumaktr” diyen Yapıcıoğlu, “Büyük bir üzüntüyle şahit oluyoruz ki sadece ulemanın kendi ihtsas alanında kalması ve ilmî meclislerde derinlemesine tartşılması gereken hassas meseleler, bugün uluorta tartşma konusu haline getrilmektedir. Bu durum ne yazık ki ulemanın saygınlığına gölge düşürmekte; aziz İslam’a davet çalışmalarına da zarar vermektedir. Bizler kendi içimizde didişirken İslam’a ve Müslümanların kutsallarına yönelik küresel ölçekte yürütülen filî ve fkrî saldırılara karşı ne yazık ki yeterince güçlü ve ortak bir cevap veremiyoruz.” diye konuştu. İslam dünyasına Selâhaddîn-i Eyyûbî hatrlatması: Dostlarıyla Uğraşanlar, Düşmanlarıyla Savaşamazlar Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin Kudüs’ü fethetği dönem ile günümüz İslam dünyasındaki dağınıklığın benzerliğine dikkat çekerek, Müslümanların ümitsizliğe düşmeden “Dostlarıyla Uğraşanlar, Düşmanlarıyla Savaşamazlar” şiarını rehber edinmesi gerektğini vurgulayan Yapıcıoğlu, “Sekiz gün önce yani 2 Ekim günü, Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin Kudüs’ü fethinin 839. yıldönümüydü. Fethetmek üzere Kudüs’ü hedefne koyduğu zaman İslam dünyasının siyasi hali ile ulemanın durumu aşağı yukarı günümüzdeki gibiydi. İslam âlemi dağınık ve ihtlaf içerisindeydi. Fakat menf şartlar Selâhaddîn-i Eyyûbî’yi ümitsizliğe düşürmedi. Onun mücadele azmi ve ümmet bir araya getrme metodu bizler için numune-i imtsaldir. Kudüs Fathi Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin tarihe altn harferle kazınan şu sözünü hepimiz şiar edinmeliyiz: “Dostlarıyla uğraşanlar, düşmanlarıyla savaşamazlar.” dedi. “Kudüs'ü yeniden özgür kılmanın yolu vahdeten geçer” İslam âleminin iç ihtlafardan sıyrılıp Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin mücadele azmini ve birleştrici metodunu örnek alması çağrısında bulunan Yapıcıoğlu, “Bugün İslam coğrafyasını kuşatan işgallere karşı durabilmemizin, Kudüs’ü ve mazlum coğrafyaları yeniden özgürlüğe kavuşturabilmemizin yolu, bu tarihî tecrübeden ilham alarak Müslümanların birliğini ve vahdetni yeniden tesis etmektr. Zira vahdet, bizim için siyasi bir tercih veya konjonktürel bir itfak meselesi değil; Rabbimizin ‘Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, bölünüp parçalanmayın.’ emriyle üzerimize farz kıldığı imanî bir mecburiyetr.” şeklinde konuştu.“Bat uygarlığının bize biçtği gömlek bedenimize uymadı” Konuşmasında Müslümanların kurtuluş reçetesine değinen Yapıcıoğlu, “Bir asrı aşkın süredir yaşadığımız acıların dindirilmesi, ancak ulemanın ve ümeranın üreteceği ortak akılla ve vahdet bilinciyle mümkün olacaktr. Geçtğimiz yılki Âlimler Buluşması’nda da demiştm; Müslüman halkların kurtuluşu ancak kendi asıllarına dönmeleri, medeniyetlerini ihya etmeleri ile mümkündür. Modernleşme adına benzemeye çalıştğımız Bat uygarlığının bize biçtği gömlek bedenimize uymadı. O gömleği giyenler onlar gibi olamadı, kendi gibi de kalamadı. Başkasını taklit edenler önce kimliğini kaybeder. Kendi olmaktan çıkınca saygınlığını da kaybeder. Kardeşleriyle çekişip kavga edenler önce heybetni kaybeder, sonra düşmanla savaşma gücünü kaybeder.” dedi. Küresel zillete karşı vahdet çağrısı HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, Müslümanların önünde iki yol bulunduğunu belirterek, “Şimdi önümüzde iki yol var. Ya küresel zillet kabul edip şer güçlerin bize dayatğı rolü oynayacağız; maddi ve manevi dünyamıza çizilen sınırlara hapsolacağız. Birbirimizi sahip olduğumuz etnik ve mezhebi aidiyetler üzerinden öteki kabul edip kırmaya devam edeceğiz. Ya da özümüze dönüp kendimiz olacağız, sorunlarımızı emperyal güçlerin müdahalesine frsat vermeden, adalet temelinde çözüp kardeşlik hukukunu yeniden tesis edeceğiz ve böylece birlik olup yeniden izzet bulacağız. Bunun için öncelikle zihinlerimize ve kalplerimize örülen kalın duvarları yıkmalı ve istkamete odaklanmalıyız.” vurgusu yapt. Bu kıymetli buluşmanın çağın insanını İslam'ın rahmet iklimiyle buluşturacak yeni kapılar aralamasını dileyen Yapıcıoğlu, ulemanın ortaya koyacağı fkir, tebliğ ve kararların insanlık için birer yol haritası olmasını temenni et. Yapıcıoğlu, organizasyonda emeği geçenleri, katlımcıları ve destek verenleri tebrik ederek, “Yüce Rabbimiz, yaptğımız ve yapacağımız bütün işleri rızasına uygun kılsın. Hayırlı çalışmalarımızda hepimizi muvafak eylesin. Bir kez daha 11’inci Âlimler Buluşması’nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Tertp heyetni, emeği geçenleri, katlanları ve katkı verenleri tebrik ediyor hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.” diyerek konuşmasını tamamladı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: