HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Şeyh Said'in davasıyla İskilipli Atıf Hoca'nın davası arasında fark yoktur

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Atıf-Der tarafından İskilipli Atıf Hoca'nın kabri başında düzenlenen "Şehadetinin 100. Yılında İskilipli Atıf Hoca'yı Anma Programı"na katıldı. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, İskilipli Atıf Hoca'yı anma programında yaptığı konuşmada, “Merhum Şeyh Said'in davasıyla İskilipli Atıf Hoca'nın davası arasında zerre fark yoktur. Her ikisi de aynı zihniyet tarafından, aynı gerekçelerle idam edilmiştir.” dedi.

04 Şub 2026 - 16:34 YAYINLANMA
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Şeyh Said'in davasıyla İskilipli Atıf Hoca'nın davası arasında fark yoktur

"En büyük mertebesi şehadettir" Konuşmasına Allah'a hamd ve Resulüne salat ile başlayan Yapıcıoğlu, İskilipli Atıf Hoca'nın âlim, müellif ve müderris sıfatlarının ötesinde en büyük vasfının "şehadet" olduğunu belirtti. Yapıcıoğlu, "Şehadetinin 100. yılında manevi huzurunda bir araya geldik. Allah şehadetini kabul ve mübarek eylesin. Evet, 100 yıl önce zulmen şehit edildi. Mahkeme olmayan bir mahkemede —aslında adına yargılama bile denmez, hukukun bütün ilkeleri ayaklar altına alınarak— bir tiyatro düzenlendi. Savaş açtıkları değerleri temsilen İskilipli Atıf Hocamız, o değerleri asmak isteyenler tarafından darağacına gönderildi." dedi. "Katillerin başkan olduğu yere mahkeme denmez" Yargılama sürecindeki hukuksuzluklara dikkat çeken Yapıcıoğlu, "Mahkeme değildi zira mahkeme üyeleri hâkim değildi. Katillerin başkanı olduğu bir mahkemeden, mahkeme diye söz etmek aslında hükme ve mahkemeye de hakarettir. Daha önce Giresun'da yargılanıp beraat ettiği halde, ikinci bir yargılamayla idam edildi. 'Bir olayla ilgili birden fazla yargılama olamaz' ilkesi çiğnendi. Henüz kanun çıkmadan yazmış olduğu bir risale ile suçlandı; kanunların geriye yürümezliği ilkesi de çiğnendi." "Milleti mankurtlaştırma projesi vardı" Yapıcıoğlu, Atıf Hoca'nın idamının arka planında toplumu dönüştürme ve sömürgeleştirme amacının yattığını ifade etti. Yapıcıoğlu şu ifadeleri kullandı: "Kafaya bir şey koymuşlardı. Bir başkalaşım süreci başlamıştı. Bir memleketin müstemleke haline gelmesi, sömürgeleştirilmesi, bir milletin mankurtlaştırılması projesi vardı. Merhum Mehmet Atıf Hoca buna karşı çıktığı için, itiraz edenlere bir gözdağı olsun diye idam edildi." "Cumhuriyetin ilk yüzyılı kayıp bir yüzyıl oldu" Geçmişteki zihniyetin Türkiye'ye zaman kaybettirdiğini belirten Yapıcıoğlu, "O zihniyet tam 100 yıldır halen daha zayıflasa da varlığını devam ettiriyor. Bu zihniyet Cumhuriyetin ilk yüzyılının kayıp bir yüzyıl olmasına neden oldu. Kendi milletinin değerlerine yabancı, tarihine cahil, inancına ve kıyafetine düşman bir zihniyetti ve bize 100 yıl kaybettirdi. Bizim bir 100 yıl daha kaybetmeye tahammülümüz yok." şeklinde konuştu. Milletin kendi özüne dönerek yeniden şaha kalkacağını belirten Yapıcıoğlu, taklitçiliğin saygı getirmeyeceğini, ancak kendi değerlerine sahip çıkanların saygı göreceğini vurguladı. “Merhum Şeyh Said'in davasıyla İskilipli Atıf Hoca'nın davası arasında zerre fark yoktur” Konuşmasının sonunda önemli bir çağrıda bulunan Yapıcıoğlu, İskilipli Atıf Hoca'nın mezarının 82 yıl sonra bulunup anıt mezar yapıldığını hatırlatarak, aynı hassasiyetin Şeyh Said ve diğer İslam âlimleri için de gösterilmesi gerektiğini söyledi. Yapıcıoğlu sözlerini şöyle sonlandırdı: "Ben de buradan bir çağrı yapıyorum: Merhum Şeyh Said'in davasıyla İskilipli Atıf Hoca'nın davası arasında zerre fark yoktur. Her ikisi de aynı zihniyet tarafından, aynı gerekçelerle idam edilmiştir. Her ikisinin de itiraz ettiği şeyler aynıdır. İnşallah bir gün onun da mezar yerinin açığa çıktığı ve uygun bir yere nakledildiği günleri görürüz; o günlerin yakın olması dileğiyle..."

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: