HÜDA PAR: Gazze gündemden düşürülmemeli

Gazze’de yaşananların bir insanlık suçu olduğunu vurgulayan HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, “Dünya kamuoyu, Gazze’yi gündemden düşürmemeli, Filistin direnişine sahip çıkmalıdır." çağrısında bulundu. HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, Gazze’de devam eden siyonist vahşete, Suriye’de Kürtlere vatandaşlık verilmesi konusuna ve AB’nin İran Devrim Muhafızları kararına ilişkin açıklamalarda bulundu.

04 Şub 2026 - 16:41 YAYINLANMA
HÜDA PAR: Gazze gündemden düşürülmemeli

“Sözde ateşkes sürecine rağmen saldırılar kesintisiz biçimde devam ediyor” Gazze’deki insani krizin derinleşerek devam ettiğine dikkati çeken İmir, "Gazze’de insani kriz tüm ağırlığıyla devam ederken siyonist rejim, varılan anlaşmalara rağmen Filistinlileri katletmeye devam etmekte ve işgal alanlarını genişletmektedir. Sözde ateşkes sürecine rağmen saldırıların kesintisiz biçimde devam etmesi, anlaşmaların yalnızca kâğıt üzerinde bırakıldığını bir kez daha ortaya koymuştur." şeklinde konuştu. “Bu tablo, insani felaketin bilinçli ve sistematik biçimde derinleştirildiğini göstermektedir” Gazze’deki sağlık sisteminin çöktüğünü ve 20 binden fazla hastanın acil tedavi beklediğini hatırlatan İmir, “İnsani yardım girişleri hâlâ ciddi biçimde kısıtlı tutulmakta; Refah Sınır Kapısı’nın açılması yönünde uzlaşı sağlanmasına rağmen, siyonist rejim, yardımın sınırlı olacağını açıkça vurgulamaktadır. Bu tablo, yaşanan insani felaketin bilinçli ve sistematik biçimde derinleştirildiğini göstermektedir. Dünya kamuoyu, Gazze’yi gündemden düşürmemeli; yardımların kesintisiz girişi, saldırıların durdurulması ve ihlallerin son bulması için etkili ve sürekli bir baskı oluşturmalı, Filistin direnişine sahip çıkmalıdır." ifadelerini kullandı. “Kürt nüfusunun önemli bir bölümü fiilen vatansız hale getirilmiştir” Suriye’de Baas rejimi döneminde Kürt halkına yaşatılan mağduriyetlere değinen İmir, “1962 yılında gerçekleştirilen olağanüstü nüfus sayımı, Kürt halkına yönelik bu adaletsizliğin en çarpıcı örneklerinden biridir. On binlerce Kürt, hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeksizin bir gecede vatandaşlık haklarından mahrum bırakılmış, “yabancı” veya “kayıtsız” statüsüne düşürülmüştür. Bu uygulama sonucunda Kürtler; pasaport edinme, mülkiyet hakkı, eğitim, sağlık ve kamu hizmetlerine erişim gibi en temel insan haklarından dahi yoksun bırakılmış, Kürt nüfusunun önemli bir bölümü fiilen vatansız hale getirilmiştir.” dedi. "Suriye hükümetinin attığı adımları desteklenmesi gereken gelişmeler olarak görüyoruz” Kürt halkının mağduriyetinin giderilmesine yönelik atılacak adımların kalıcı hale getirilmesi gerektiğine vurgu yapan İmir, yeni süreçle ilgili şunları kaydetti: "Bu tarihsel adaletsizlik karşısında, yeni Suriye hükümetinin Kürtlerin haklarının resmî olarak tanınması ve vatandaşlık meselesinin çözümüne yönelik attığı adımları doğru ve desteklenmesi gereken gelişmeler olarak görüyoruz. Oluşan bu yeni umut ikliminde en büyük beklenti, yüzyılı aşkın süredir zulme maruz kalan Kürt halkının yaşadığı mağduriyetin sona ermesi ve adaletin geçici değil, kalıcı ve kapsayıcı biçimde anayasal olarak tesis edilmesidir." "Yeni Dünya Düzeni, 'Deli Dünya Düzeni'ne dönüşmüştür" Avrupa Birliği’nin (AB), İran Devrim Muhafızları’nı terör listesine alma kararını da değerlendiren İmir, “AB, kendi topraklarını dahi işgalle tehdit eden ABD’nin hukuk tanımaz uygulamalarını sorgulamalıdır. Avrupa’nın güvenliğini tehlikeye atan esas risk, uluslararası hukuku hiçe sayan, yaptırımı ve askerî gücü bir silah olarak kullanan ABD politikalarıdır.” ifadelerini kullandı. “Alınan bu karar, “Yeni Dünya Düzeni” olarak sunulan yapının gerçekte “Deli Dünya Düzeni”ne dönüştüğünü açıkça göstermektedir.” diyen İmir, şöyle devam etti: “Bir rejimin, tüm dünyayı emirlerine tabi kılmaya çalıştığı, hukukun ise yalnızca güçlülerin çıkarına göre işletildiği bir düzen oluşturulmaya çalışılmaktadır. Gelinen noktada, uluslararası hukuk diye bir mekanizmadan söz etmek giderek daha anlamsız hale gelmiştir. Tek taraflı yaptırımlar, keyfî terör listeleri ve güç siyaseti yeni çatışmaları beslemektedir.” “Avrupa Birliği, küresel istikrara katkı sunmak istiyorsa, ABD merkezli zorbalık düzenine karşı çıkmalı” İmir, son olarak AB’ye çağrıda bulunarak; “Avrupa Birliği, küresel istikrara katkı sunmak istiyorsa, ABD merkezli zorbalık düzenine karşı çıkmalı; hukuka, diyaloga ve ortak insani değerlere dayalı gerçek bir uluslararası düzenin inşası için sorumluluk almalıdır.” dedi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: