DEVAPartili Karal: “TÜİK gerçek enflasyonu açıklamadıkça, refah payı verilmedikçe milyonlar yoksullaşmaya devam edecek”

“TÜİK ile bağımsız araştırmalar arasındaki uçurum milyonların maaşını eritiyor; 3 Temmuz'da zam değil, kaybın eksik telafisi açıklanacak” DEVAPartisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, 3 Temmuz'da açıklanacak Haziran ayı enflasyon verileri öncesinde yaptığı değerlendirmede, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon oranları ile bağımsız araştırma kuruluşlarının hesaplamaları arasında uzun süredir ciddi farklar bulunduğunu belirterek, bu durumun milyonlarca memur, memuremeklisi veişçi emeklisinin maaş artışlarını doğrudan etkilediğini söyledi. Karal, "Bağımsız araştırma kuruluşlarının açıkladığı enflasyon ile TÜİK'in açıkladığı oranlar arasında kimi dönemlerde iki kata yaklaşan fark oluşuyor. Maaş artışları TÜİK'in açıkladığı verilere göre belirlendiği için milyonlarca çalışanın ve emeklinin alım gücü her geçen gün biraz daha eriyor. 3 Temmuz'da açıklanacak rakam da gerçek anlamda birzamdeğil, yüksek enflasyon karşısında aylar önce kaybedilen alım gücünün eksik bir telafisi olacak. Daha da vahimi, milyonlarca asgari ücretli ise hiçbir ücret artışından yararlanamayacak. Bu, sosyal devlet anlayışıyla da vicdanla da bağdaşmayan büyük bir adaletsizliktir" dedi.

01 Tem 2026 - 13:38 YAYINLANMA
DEVAPartili Karal: “TÜİK gerçek enflasyonu açıklamadıkça, refah payı verilmedikçe milyonlar yoksullaşmaya devam edecek”

Karal, TÜRK-İŞ'in Haziran 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'nın da vatandaşın yaşadığı ekonomik tabloyu açıkça ortaya koyduğunu belirterek, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35 bin 759 liraya, yoksulluk sınırının ise 116 bin 478 liraya yükseldiğini hatırlattı. "Geçim maliyeti altı ayda yaklaşık 15 bin lira arttı" Yılın ilk altı ayında vatandaşın omzundaki yükün daha da ağırlaştığını belirten Karal, şu değerlendirmede bulundu: "Ocak ayında 31 bin 224 lira olan açlık sınırı Haziran ayında 35 bin 759 liraya çıktı. Yoksulluk sınırı ise 101 bin 706 liradan 116 bin 478 liraya yükseldi. Sadece altı ayda dört kişilik bir ailenin temel yaşam maliyeti yaklaşık 15 bin lira arttı. Bu tablo, vatandaşın çarşıda, pazarda ve mutfakta her gün yaşadığı hayat pahalılığının en somut göstergesidir." "Bu zam değil, enflasyon karşısında eriyen maaşların eksik telafisidir" 3 Temmuz'da açıklanacak maaş artışlarının kamuoyuna "zam" olarak sunulmasının doğru olmadığını ifade eden Karal, "Enflasyon farkı bir zam değildir. Enflasyon farkı, aylar önce vatandaşın cebinden çıkan paranın gecikmeli ve eksik şekilde telafi edilmesidir. Gerçek refah artışı, bunun üzerine refah payı eklendiğinde olur. Bugün yapılmak istenen ise vatandaşın kaybettiği alım gücünün tamamını bile geri vermekten uzaktır" ifadelerine yer verdi. "Çalışanı ve emekliyi enflasyona ezdirmek de asgari ücretliyi yok saymak da kul hakkıdır" Karal, asgari ücrete ara zam yapılmamasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Açlık sınırının 35 bin lirayı aştığı bir dönemde milyonlarca asgari ücretliyi yılın ikinci yarısında tek kuruş artış almadan yaşamaya mahkûm etmenin büyük birsosyal adaletsizlik olduğunu vurgulayan Karal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enflasyon yalnızca memuru ya da emekliyi etkilemiyor; asgari ücretliyi de aynı şekilde etkiliyor. O halde ücret artışı da toplumun tüm kesimlerini kapsamalıdır. Ekonomide güven, doğru veriler ve adil gelir politikalarıyla yeniden tesis edilebilir. Refah payı vermedikçe, TÜİK toplumun güven duyacağı şeffaf ve gerçekçi enflasyon verileri açıklamadıkça, ücret artışlarını vatandaşın gerçek hayat maliyetine göre belirlemedikçe ve milyonlarca asgari ücretliyi kaderine terk ettikçe yoksulluk büyümeye devam edecek. Enflasyonu düşük göstermek vatandaşın cebini doldurmuyor. Devletin görevi vatandaşını hayat pahalılığı karşısında korumaktır. Çalışanın, emeklinin ve dar gelirlinin alın terini enflasyon karşısında eritmek de milyonlarca asgari ücretliyi hiçbir ücret artışı olmadan hayat pahalılığıyla baş başa bırakmak da kul hakkıdır. DEVA Partisi olarak gerçek enflasyonun esas alındığı, refah payının kalıcı hale getirildiği, adil gelir dağılımının sağlandığı ve hiç kimsenin enflasyon karşısında yoksullaşmadığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz."

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: