AHEF’TEN YENİ UYGULAMA: “HER HASTAYA EN AZ 10 DAKİKA” AİLE HEKİMLERİ YENİ ÇALIŞMA MODELİNE GEÇİYOR

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), artan iş yükü, ağırlaşan çalışma koşulları ve toplum sağlığını tehdit eden mevcut çalışma düzeni nedeniyle aile hekimlerinin 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren her hastaya en az 10 dakika muayene süresi ayıracağını veya randevulu muayene sistemine geçeceğini açıkladı. Federasyon ayrıca, saat 16.00’dan sonra acil hastalar dışında poliklinik hizmeti verilmeyeceğini, bu sürenin kronik hastalık takipleri, koruyucu sağlık hizmetleri ve zorunlu kayıt işlemlerine ayrılacağını duyurdu.

01 Tem 2026 - 12:55 YAYINLANMA
AHEF’TEN YENİ UYGULAMA: “HER HASTAYA EN AZ 10 DAKİKA”  AİLE HEKİMLERİ YENİ ÇALIŞMA MODELİNE GEÇİYOR

Gelişmiş ülkelerde muayene süreleri 10-30 dakika arasında Federasyondan yapılan açıklamada, dünyanın gelişmiş sağlık sistemlerinde aile hekimlerine hastalarını değerlendirebilecek yeterli süre tanındığına dikkat çekildi. İngiltere’de standart aile hekimliği muayene süresi 10 dakika, Hollanda’da 10-15 dakika, Norveç’te 20 dakika, İsveç ve Finlandiya’da 20-30 dakika, Danimarka, Belçika, Fransa ve Avustralya’da ortalama 15 dakika, Kanada’da 15-20 dakika, ABD’de ise 18-20 dakika olarak uygulanıyor. Bilimsel çalışmaların yeterli muayene süresinin doğru tanı, doğru tedavi, gereksiz tetkiklerin azaltılması ve hasta güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu ortaya koyduğu belirtilerek, Türkiye’de de aile hekimlerinin hastalarına yeterli zaman ayırabilecek çalışma koşullarına kavuşturulması gerektiği ifade edildi. Amaç daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak AHEF açıklamasında, aile hekimlerinin uzun süredir yoğun poliklinik hizmetlerinin yanı sıra koruyucu sağlık hizmetleri, aşılamalar, rapor işlemleri, veri girişleri, denetimler ve Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan 18 Parametreli Kronik Hastalık Takip Programı kapsamında artan iş yüküne rağmen büyük özveriyle görev yaptıkları belirtildi. Mevcut sistemin hem vatandaş hem de sağlık çalışanları açısından sürdürülebilir olmadığı ifade edilerek şu değerlendirmeye yer verildi: “Hedefimiz, her hastaya hak ettiği zamanı ayırarak güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti sunmaktır. Bugünkü sistem, hastayı yeterince değerlendirmeye fırsat vermediği için gereksiz tetkiklerin ve sağlık harcamalarının artmasına neden olurken, toplum sağlığını da riske atmaktadır. Sağlık hizmetinde hız değil, kalite esas alınmalıdır.” Yeni uygulama 1 Temmuz’da başlıyor AHEF, il derneklerinin görüş ve önerileri doğrultusunda 1 Temmuz 2026 Çarşamba gününden itibaren iki uygulama modelinden birinin hayata geçirileceğini duyurdu. Buna göre aile hekimleri; * Her hastaya en az 10 dakika muayene süresi ayıracak veya * Randevulu muayene sistemine geçecek. Federasyon, hangi model uygulanırsa uygulansın temel amacın vatandaşlara bilimsel ve etik kurallara uygun, güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti sunmak olduğunu vurguladı. Kronik hastalık takipleri saat 16.00’dan sonra yapılacak Aile hekimlerinin gün içinde tamamlamakta zorlandığı kronik hastalık takipleri, zorunlu veri girişleri ve diğer aile hekimliği uygulamalarının eksiksiz yürütülebilmesi amacıyla saat 16.00’dan sonra acil hastalar dışında poliklinik hizmeti verilmeyecek. Bu saatten sonra kronik hastalık izlemleri, koruyucu sağlık hizmetleri, kayıt işlemleri ve diğer idari yükümlülükler yerine getirilecek. “Aile sağlığı merkezleri sekreterya ya da angarya işlerin yapıldığı yerler değildir” AHEF Genel Başkanı Dr. Taner Balbay, alınan yeni çalışma modeli kararının temel amacının vatandaşlara daha güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti sunmak olduğunu söyledi. Balbay, “Aile hekimleri yalnızca poliklinik hizmeti vermiyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinden kronik hastalık takiplerine, aşılamalardan raporlara, veri girişlerinden saha çalışmalarına kadar her geçen gün artan çok sayıda görevi aynı mesai içinde eksiksiz yerine getirmeye çalışıyoruz. Özellikle 18 Parametreli Kronik Hastalık Takip Programı ile birlikte iş yükümüz önemli ölçüde artmıştır.” dedi. Gelişmiş ülkelerde aile hekimliği muayene sürelerinin 10 ila 30 dakika arasında değiştiğini hatırlatan Balbay, “Türkiye’de ise aile hekimlerinden bunun çok altında sürelerde güvenli sağlık hizmeti sunmaları bekleniyor. Tıp birkaç dakikaya sığdırılabilecek bir meslek değildir.” ifadelerini kullandı. Aile sağlığı merkezlerinin asli görevine dikkat çeken Balbay, şöyle devam etti: “Aile sağlığı merkezleri yalnızca reçete yazılan, sevk düzenlenen ya da bürokratik işlemlerin yürütüldüğü yerler değildir. Buralar koruyucu sağlık hizmetlerinin sunulduğu, hastalıkların erken tanındığı ve kronik hastaların takip edildiği sağlık kuruluşlarıdır. Aile hekimleri sekreterya ve angarya iş yükü altında bırakılmamalı, hekimlik yapabilmelidir.” “Performans sistemi hekimleri itibarsızlaştırmamalıdır” Performansa dayalı objektif olmayan değerlendirmelerin hekimlik mesleğine zarar verdiğini belirten Balbay, “Performans sistemi kaliteli sağlık hizmetini teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenmeli, hekimler objektif olmayan kriterlerle sürekli puanlanan ve cezalandırılan bir anlayıştan kurtarılmalıdır. Hekimlik mesleğinin itibarı korunmalıdır.” dedi. “Aile hekimliği sistemi kuruluş amacından uzaklaştı” Aile hekimliği sisteminin kurulma amacının ikinci basamaktaki gereksiz yükü azaltmak olduğunu belirten Balbay şunları söyledi: “Aile hekimliği sistemi, hastalıkların büyük bölümünün birinci basamakta çözümlenmesi ve ikinci basamağın yükünün azaltılması amacıyla hayata geçirildi. Bugün ise vatandaşlara ikinci basamak randevularını aile hekimlerinden almalarının söylendiği, aile hekimlerinin giderek bürokratik işlemlerin merkezine dönüştüğü sağlıklı olmayan bir yapı oluşmuştur. Bu durum aile hekimliği sisteminin kuruluş felsefesinden uzaklaştığını göstermektedir.” Vatandaşlara da çağrıda bulunan Balbay, “Halkımızdan bu süreci doğru değerlendirmelerini rica ediyoruz. Bu düzenleme vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimini zorlaştırmak için değil, daha güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti sunabilmek amacıyla hayata geçirilmektedir. Sağlık Bakanlığımızın aile hekimliğinin güçlendirilmesine yönelik kalıcı düzenlemeleri hayata geçirmesini bekliyoruz.” dedi. AHEF Başkanı Dr. Taner Balbay şunları söyledi: “Biz çözümün tarafıyız. Aile hekimliği sistemi yeniden fabrika ayarlarına döndürülmeli; aile hekimlerine görevlerini bilimsel ve etik kurallar çerçevesinde yerine getirebilecek adil çalışma koşulları sağlanmalıdır. Bürokratik yük azaltılmalı, görev tanımları netleştirilmeli ve aile hekimliği yeniden güçlü bir birinci basamak sağlık sistemi haline getirilmelidir. Böylece hem milyonlarca vatandaşımız hem de on binlerce aile hekimi kazanacaktır.” Sağlık Bakanlığı’na çağrı AHEF açıklamasında uygulamanın vatandaşların sağlık hizmetine erişimini kısıtlamaya yönelik olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: “Bu uygulama bir eylem değil, güvenli ve nitelikli sağlık hizmetinin sürdürülebilmesi için alınmış zorunlu bir düzenlemedir. Amaç, hastalarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek ve aile hekimliği sisteminin sağlıklı şekilde devamını sağlamaktır.” AHEF, aile hekimliği sisteminin güçlendirilmesi için Sağlık Bakanlığı’na şu çağrılarda bulundu: * Performans sisteminin objektif ve adil şekilde yeniden düzenlenmesi, * Bürokratik ve angarya iş yükünün azaltılması, * Aile hekimlerinin asli görevi olan koruyucu sağlık hizmetlerine odaklanmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması, * Artan iş yüküne uygun personel ve altyapı desteğinin sağlanması, * Aile hekimliği sisteminin kuruluş amacı doğrultusunda yeniden yapılandırılması. Açıklamada, Eylül 2026 sonuna kadar aile hekimliğini güçlendirecek somut düzenlemelerin yapılmaması hâlinde, tüm meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte ortak mücadele sürecinin değerlendirileceği ifade edildi. AHEF ayrıca uygulamaya ilişkin bilgilendirme afişlerinin aile sağlığı merkezlerine asılacağını, illerde faaliyet gösteren aile hekimliği derneklerinin de eş zamanlı basın açıklamalarıyla kamuoyunu bilgilendireceğini duyurdu.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: