DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: ”Temiz siyaset, milletin hakkına el uzatmamak, uzatana göz yummamaktır”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeniden Refah Partisi tarafından düzenlenen “Asra Yön Veren Lider Necmettin Erbakan 100 Yaşında” programında yaptığı konuşmada, “Kazancın büyüklüğünden önce helalliğine, gücün büyüklüğünden önce adaletine bakmak zorundayız. Temiz siyaset, milletin hakkına el uzatmamak, uzatana göz yummamaktır. Makamı emanet bilmek, o emaneti hakkıyla taşımaktır” dedi.
“Kazancın büyüklüğünden önce helalliğine bakmalıyız” DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Millî Görüş Hareketi’nin kurucu lideri, eski başbakanlardan Prof. Dr. Necmettin Erbakan için Konya’da hazırlanan programa katıldı. Burada yaptığı konuşmada Erbakan’ın yıllar önce söylediği, “İlim bir şeyin doğrusunu gösterir. Beş dörtten büyüktür, bunu gösterir. Ama bu yetmez. Eğer o beş kazanç haramsa, dört kazanç helalse, din de ahlak da gelir, o dört helalin beş haramdan üstün olduğunu insana öğretir. Yani beşin dörtten büyük olduğunu bilmek yetmez.” sözlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Birileri için servetler katlanmış olabilir. Ama o kazancın içinde kul hakkı varsa, başkasının alın teri varsa, haksızlık ve adaletsizlik varsa o servetin hiçbir kıymeti yoktur. Bizim de bugün savunmamız gereken anlayış budur. Kazancın büyüklüğünden önce helalliğine, gücün büyüklüğünden önce adaletine bakmak zorundayız. Hayatı, siyaseti ve devlet yönetimini yalnızca hesaplarla ve elde edilen sonuçlarla değerlendiremeyiz. Her kararın, her tercihin merkezinde insanı, hakkı, hukuku, adaleti ve ahlakı gözetmek zorundayız. Çünkü gerçek başarı, ne kadar kazandığımızla, ne kadar büyüdüğümüzle ya da ne kadar güçlü olduğumuzla ölçülmez. Bütün bunları hangi değerleri koruyarak gerçekleştirdiğimize bakmak gerekir.” “Temiz siyaset, milletin hakkına el uzatmamak, uzatana göz yummamaktır” Erbakan Hoca’nın 100. yaş günü vesilesiyle bir muhasebe yapma sorumluluğu doğduğunu ifade eden Ali Babacan, “Milletin emanetine kim, ne kadar sahip çıkıyor? Adaletin terazisini kim, ne kadar gözetiyor? O terazinin dengesini bozanlara karşı kim, nerede duruyor? Toplumda ahlaki ve manevi değerler sürekli aşınırken kim, hangi çabayı gösteriyor? Çünkü siyaset, insanın omzuna bir vebal yükler. O vebalin içinde evine ekmek götürmeye çalışan babanın alın teri vardır. Çocuğunun ihtiyacını karşılayamayan annenin mahcubiyeti vardır. Sanal kumar ve bahis bataklığında çırpınan gençlerin geleceği vardır. Yıllarca çalışıp biriktirdiğini kaybeden insanların ahı vardır. İşte temiz siyaset, bütün bunların hesabını önce kendi vicdanında verebilmektir. Temiz siyaset, milletin hakkına el uzatmamak, uzatana göz yummamaktır. Makamı emanet bilmek, o emaneti hakkıyla taşımaktır” diye konuştu “Haksız bir davada zirve olmaktansa, hak davada zerre olmayı tercih ederiz”İnandığı değerleri siyasetinin merkezine koyduğunu söylediği Erbakan’a ait olan “Haksız bir davada zirve olmaktansa, hak davada zerre olmayı tercih ederiz.” sözlerini de hatırlatan Ali Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aslında diyor ki: İnsanın bulunduğu makamdan önce, durduğu yer önemlidir. Kimin yanında durduğu, kimin hakkını savunduğu önemlidir. Zirvede de olsanız; hakka sırtınızı dönmüşseniz, o makamın ne kıymeti var? Ama hakkın yanında zerre kadar bir katkınız varsa, işte o emek kıymetlidir. Bizim de derdimiz, milletimize hizmet etmek. Bir hayır duasında yer bulabilmek. Üstlendiğimiz emanetin hakkını verebilmek. Çünkü makamlar geçer, unvanlar unutulur. Ama insanların hayatına dokunan hizmet kalır. Gözettiğiniz hak, koruduğunuz emanet kalır. Merhum Erbakan Hocamız, siyaseti millete hizmet ve hak mücadelesi olarak gören bu anlayışın temsilcisiydi.”