HÜDA PAR Sözcüsü Serkan Ramanlı: Hac ücretleri mutlaka düşürülmelidir

HÜDA PAR Sözcüsü Serkan Ramanlı, hac farizasını yerine getrmek isteyen vatandaşların ciddi bir mali külfetle karşılaştklarını belirterek hac ücretlerinin makul bir seviyeye çekilmesi çağrısında bulundu. HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, TBMM'de düzenlediği basın toplantsında; mevcut ekonomik düzen, faizsiz ekonomik modelin gerekliliği, ağır hasta mahkûmların durumları, 2027 yılı hac ücretlerinin yüksekliği ve Türkiye-Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasının onaylanmasına dair önemli açıklamalarda bulundu.

30 Eki 2026 - 17:09 YAYINLANMA
HÜDA PAR Sözcüsü Serkan Ramanlı: Hac ücretleri mutlaka düşürülmelidir

“Faiz, inancımız açısından kesinlikle uzak durulması gereken bir haramdır” Faizin insanlık tarihi boyunca haksız kazanç ve sömürü aracı olarak görüldüğünü, ilahi dinlerin tamamında yasaklandığını hatrlatan Ramanlı, “Faiz, insanlık tarihinin en eski ve en ağır ahlaki tartşmalarından biridir. İnsanlığın kadim inançlarında ve ahlak geleneklerinde faiz, haksız kazanç ve sömürünün bir aracı olarak görülmüş; ilahi dinlerde kesin biçimde yasaklanmıştr. Tevrat'ta, Hristyanlığın tarihsel öğretsinde ve Kur'an-ı Kerim'de faize karşı açık hükümler bulunmaktadır. İslam'da hüküm netr: Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştr. Bu sebeple faiz, inancımız açısından kesinlikle uzak durulması gereken bir haramdır.” dedi. “Faizin yaygın olması faizi meşru kılmaz” Tarih boyunca faize getrilen sınırlamaların borçlunun korunması ve ekonomik adalet arayışıyla yakından ilişkili olduğunu dile getren Ramanlı, “Sermaye birikimi ve borç ilişkilerinin yaygınlaşmasıyla faiz, zamanla normalleştrildi; hata ‘ekonomik hayatn vazgeçilmez bir kuralı’ gibi sunuldu. Oysa yaygın olması, onu meşru veya kaçınılmaz kılmaz.” diye konuştu. “Faizsiz bir ekonomik düzen mümkündür ve gereklidir” Ekonomik kurtuluşun faizin sadece adını değiştrmekle değil, gerçekten faizsiz ve adil bir düzen kurmakla mümkün olacağını belirten Ramanlı, şunları söyledi: “İslam iktsadı; kâr-zarar ortaklığı, selem, murabaha ve üretme dayalı fnansman gibi modellerle faizsiz alternatfer sunmaktadır. Esas olan, faizin adını değiştrmek değil, gerçekten faizsiz, risk paylaşımına dayalı ve adil bir ekonomik düzen kurmaktr. Faize karşı duruşumuz inancımızın, yaradılış gayemizin ve siyasi anlayışımızın bir gereğidir. Part programımızda da ortaya koyduğumuz üzere üretmi, emeği ve adil paylaşımı esas alan faizsiz bir ekonomik düzen mümkündür ve gereklidir.” “Kapitalizm küresel bir ekonomik terördür” Mevcut fnansal sistemi eleştren Ramanlı, “Kapitalist sistem bizi yedi bitrdi; emeğimizi tüket, geleceğimizi ipotek altna aldı. İnsanı borca mahkûm eden, gelir dağılımındaki adaletsizliği artran kapitalizm küresel bir ekonomik terördür. Faizsiz, üretme dayalı ve hakça paylaşımı esas alan bir ekonomi mutlak surete yürürlüğe girmelidir.” çağrısında bulundu. “Abdullah Tırpan'ın vefatna giden süreçteki olası ihmal iddiaları tüm yönleriyle araştrılmalı” Ağır sağlık sorunlarına rağmen cezaevinde tutulan 73 yaşındaki Abdullah Tırpan'ın yoğun bakımda vefat etmesinin hasta mahkûmların durumunu bir kez daha gündeme getrdiğini ifade eden Ramanlı, “Ceza infazı hiçbir surete insan hayatnı tehlikeye atan, telafsi imkânsız acılara yol açan bir uygulamaya dönüşmemelidir. Devlet gözetmi altndaki her ferdin hayat ve sağlık hakkını korumak, kamu makamlarının hem hukuki hem de insani bir sorumluluğudur. Abdullah Tırpan'ın vefatna giden süreçteki olası ihmal iddiaları tüm yönleriyle araştrılmalı, sağlık raporları, infazın ertelenmemesine dair kararlar şefaf bir şekilde incelenmeli, varsa ihmali bulunan sorumlular hakkında gerekli yasal işlemler yapılmalıdır.” dedi. “Ağır hasta mahkûmların durumları ivedilikle gözden geçirilmeli” “Hasta ve yaşlı mahkûmların hayat hakkı, bürokratk işlemlerin ağırlığına ve kat infaz uygulamalarına feda edilemez.” diyen Ramanlı, şöyle devam et:  “Benzer olayların ve acıların bir daha yaşanmaması için gerekli tedbirlerin acilen alınması çağrısında bulunuyoruz. Ağır hasta mahkûmların durumları ivedilikle gözden geçirilmeli, insan haysiyetni ve hayat hakkını esas alan hukuki düzenlemeler de acilen hayata geçirilmelidir.” “Artan hac maliyetleri, vatandaşlarımızın bu ibadet yerine getrmesini zorlaştrmaktadır” Hac ibadetni yerine getrmenin artan maliyetler nedeniyle vatandaşlar için giderek zorlaştğına dikkat çeken Ramanlı, “İslam’ın beş şartndan biri olan hac ibadet, Müslümanların yerine getrmeyi arzuladığı bir ibadetr. Ancak yıldan yıla artan hac maliyetleri, vatandaşlarımızın bu ibadet yerine getrmesini giderek zorlaştrmaktadır. 2027 yılı için hac ücretleri kişi başı 8 bin 800 dolar ile 24 bin 500 dolar arasında değişmekte olup hacı adaylarının büyük çoğunluğu 9 bin 200 dolar ödeyecektr.” şeklinde konuştu. “Türkiye’deki ücretler diğer İslam ülkelerine kıyasla oldukça yüksek” Türkiye’deki hac ücretlerinin diğer İslam ülkelerine kıyasla oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Ramanlı, “Ücretlerin neden bu kadar yüksek olduğu, ayrıntlı ve ikna edici bir maliyet dökümüyle kamuoyuna açıklanmalıdır. Endonezya, Pakistan, Bangladeş ve Malezya gibi ülkelerin vatandaşları çok daha düşük ücretlerle hac ibadetni yerine getrebilmektedir. Bu ülkelerin uyguladığı fnansman modelleri incelenmeli; hacı adaylarının ödediği tutarı azaltabilecek destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. Uçak, konaklama, yemek, personel ve diğer organizasyon giderleri kalem kalem açıklanmalı; zorunlu yemek hizmet, hava yolu tercihleri, personel sayısı ve konaklama süreleri dâhil bütün giderler gözden geçirilmelidir.” ifadelerini kullandı. “Vatandaşlarımızın üzerindeki mali yükü azaltacak somut adımlar atlmalı” Hac ibadetnin tcari bir kazanç kapısı olarak görülmemesi gerektğini vurgulayan Ramanlı, kutsal mekânların her Müslüman için ulaşılabilir olması gerektğini ifade ederek şöyle konuştu: “Hac ibadetnin ifasına yönelik organizasyonlarda amaç, tcari kâr elde etmek değil; bu mukaddes vazifenin güvenli, nitelikli ve maliyetleri olabildiğince düşürülerek herkes için erişilebilir bir şekilde sunulması olmalıdır. Hac bir ibadetr, lüks bir seyahat değildir. Vatandaşlarımızın üzerindeki mali yükü azaltacak somut adımlar atlmalı, hac ücretleri mutlaka düşürülmelidir.” “Akdeniz’deki hak ve menfaatlerin korunması için önemli bir adım” Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’na da değinen Ramanlı, “Anlaşmanın onaylanmasını memnuniyetle karşılıyor; bu kararı, iki ülkenin Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin korunması açısından önemli bir adım olarak görüyoruz.” dedi. “Siyonistlerin ve Yunanistan’ın çıkarlarını önceleyen yaklaşımı kabul etmiyoruz” Avrupa Birliği'nin tarafı tutumuna tepki gösteren Ramanlı, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Avrupa Birliği’nin, Türkiye ve Libya’nın egemenlik haklarını gözetmek yerine her zamanki gibi tarafı bir tutum sergileyerek siyonistlerin ve Yunanistan’ın çıkarlarını önceleyen bu yaklaşımını kabul etmiyoruz. Doğu Akdeniz’de adalet ve istkrar, bazı yapıların çıkarları uğruna diğerlerinin haklarının yok sayılmasıyla sağlanamaz. Egemen iki devletn karşılıklı hak ve menfaatleri doğrultusunda yaptkları anlaşmaları hedef alan her türlü baskıyı, müdahaleyi ve dayatmayı reddediyoruz. Türkiye ile Libya arasındaki iş birliğinin geleceğine karar verecek olanlar, bu iki ülkenin temsilcileridir. Alınan kararın Libya’daki ayrılıkların giderilmesine, tarafar arasında diyaloğun güçlenmesine vesile olmasını ve ulusal uzlaşı yönünde atlacak adımlara öncülük etmesini temenni ediyoruz.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter:

ÇOK OKUNANLAR