DEVA Partili Medeni Yılmaz: “Kanun yapma faaliyetini idarenin lehine sorun giderme mekanizmasına dönüştürüyorlar”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Medeni Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda 277 sayılı Uzman Erbaş Kanunu Teklifi'nin tümü üzerinde yaptığı konuşmada, düzenlemenin yurttaş haklarını genişletmek yerine idarenin işini kolaylaştırdığını söyledi. Yılmaz, teklifin güvenlik ve disiplin gerekçesiyle yargı kararlarının bağlayıcılığını, mülkiyet hakkını ve çalışma özgürlüğünü daralttığını vurguladı.

02 Tem 2026 - 16:37 YAYINLANMA
DEVA Partili Medeni Yılmaz: “Kanun yapma faaliyetini idarenin lehine sorun giderme mekanizmasına dönüştürüyorlar”

“Kanun yapma faaliyetini idarenin lehine sorun giderme mekanizmasına dönüştürüyorlar” Teklifin genel felsefesini eleştiren Yılmaz, şöyle konuştu: “Teklifin geneline bakıldığında yurttaşın hakkını genişleten, kamu görevlisini koruyan veya yargı kararlarının etkisini güçlendiren bir reform iradesinden çok idarenin elini rahatlatan bir anlayış görülmektedir. Mahkemekararlarının uygulanması geciktirilmekte, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bazı düzenlemeler farklı ifadelerle yeniden kurulmakta, personelin mesleki geleceğini belirleyen sicil, sınav, statü geçişi veya meslek icrası gibi alanlarda idarenin takdir alanı genişletilmektedir. Bu yaklaşım kanun yapma faaliyetini yurttaş lehine güvence üretme aracı olmaktan çıkarıp idarenin lehine sorun giderme mekanizmasına dönüştürmektedir. Türkiye'nin ihtiyacı, güvenlik başlıkları açıldığında hukuki güvenceleri geri çeken bir anlayış değil, güvenliği de hukuk içinde kurabilen bir devlet aklıdır” dedi. “Hak ihlalini matematiksel bir kılıfa döndürmüşler”Teklifin 1'inci ve 2'nci maddelerinde, mecburi hizmetini tamamlamadan ayrılan tabip ve diş hekimi subaylara yönelik çalışma yasaklarının yeniden düzenlendiğini hatırlatan Yılmaz, Anayasa Mahkemesi'nin bu tür yasakları çalışma hakkı yönünden ölçüsüz bularak iptal ettiğine dikkat çekti. Yılmaz, “Anayasa Mahkemesi tabip subayların ayrılmaları durumunda kalan tüm mecburi hizmet süresi boyunca sivil sektörde dahi hekimlik yapmalarının engellenmesini çalışma hakkı yönünden ölçüsüz bularak iptal etmişti fakat mezkûr düzenleme Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararlarının özünü kavramak yerine hak ihlalini matematiksel bir kılıfa döndürmüştür. Bu çalışma yasağı özü itibarıyla bireyin kendi emeğini ve sivil alandaki mesleki birikimini kullanmasını cezalandırmaktadır” dedi. Diş hekimliği mesleğine ilişkin benzer bir düzenleme öngören 2'nci madde için de “Teklif edilen düzenleme AYM'nin iptal ettiği meslek icra yasağını tamamen kaldırmamakta, yalnızca yasak süresini matematiksel bir formülle yeniden belirlemektedir… Bu nedenle, madde 2 Anayasa Mahkemesi kararının bağlayıcı gerekçesini tam olarak karşılamamaktadır” ifadelerini kullandı. “On yıla yakın sürebilecek bir yargılama telafisi imkânsız ihlallere yol açacak” Teklifin 7'nci maddesiyle, Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet ve MİT personeli hakkında terör örgütleriyle iltisak gerekçesiyle tesis edilen işlemlere karşı açılan davalarda göreve iade kararlarının, nihai karar kesinleşene kadar ertelenmesinin öngörüldüğünü belirten Yılmaz, bu düzenlemenin yargı denetimini devre dışı bıraktığını söyledi. Yılmaz, “Hukuka aykırılığı ilk derece mahkemesi kararıyla tespit edilmiş bir işlemin sonuçlarının sırf karar kesinleşmediği için devam ettirilmesi KHK mağduriyetlerini giderme iradesiyle bağdaşmadığı gibi yeni mağduriyetlerin de önünü açmaktadır” dedi ve ekledi: “Uygulamada on yıla yakın sürebilecek bir yargılama hukuk devleti ilkesi, mahkemekararlarının bağlayıcılığı ve idarenin her işleminin yargı denetimine tabi kılınması hakkı bakımından telafisi imkânsız ağır ihlallere yol açacaktır.” “Mülkiyet hakkı ihlal edilen yurttaşın zararı Anayasa'ya uygun şekilde giderilmelidir” Teklifin 8'inci maddesiyle Kamulaştırma Kanunu'na eklenmesi öngörülen geçici maddeye de değinen Yılmaz, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen 221 sayılı Kanun'un temel mantığının başka bir kanun içinde yeniden düzenlendiğini savundu: “Madde metni incelendiğinde, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesini karşılayan yeni bir kamulaştırma rejiminin kurulmadığı, İptal edilen 221 sayılı Kanun'un temel mantığının başka bir kanun içerisinde yeniden düzenlendiği görülmektedir.” Konuşmasını bir ilkeyle noktalayan Yılmaz, “Hukuk devleti, idarenin geçmişten gelen durumlarını kanun hükmüyle meşrulaştıran değil, mülkiyet hakkı ihlal edilen yurttaşın zararını Anayasa'ya uygun içerikte gideren bir düzen kurmakla yükümlüdür” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: