DEVA Partili Karal’dan Mekke Anlaşması uyarısı:
“Türkiye’nin Yemen’deki çatışmaların bir parçası haline gelip gelmeyeceği açıklığa kavuşturulmalı” “Hangi durumlarda Cumhurbaşkanı kararı yeterli olacak, hangi durumlarda Meclisin iznine başvurulacak?”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TBMM Dışişleri Komisyonunda görüşülen Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ortak savunma anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Anlaşmanın Türkiye’ye getireceği askeri yükümlülüklerin kapsamının açıkça belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Karal, özellikle Yemen’deki çatışmalara dikkat çekerek, “Türkiye’nin sağlayacağı olası savunma desteğinin, ülkemizi Yemen’deki çatışmaların bir parçası haline getirip getirmeyeceği açıkça ortaya konulmalıdır” dedi. DEVA Partili Hasan Karal, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda gündeme alınan “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklif”nin görüşmeleri sırasında söz aldı. “Türkiye’nin Yemen’deki çatışmalara dahil olma ihtimali açıklığa kavuşturulmalı”Suudi Arabistan'ın uzun yıllardır Yemen'deki çatışmanın tarafı olduğunu hatırlatan Milletvekili Karal, bu ülkenin kendi topraklarına yönelik saldırılar karşısındaki meşru müdafaa ihtiyaçlarıyla Yemen'in iç siyasi düzenini şekillendirmeye yönelik askeri girişimlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Karal, “Türkiye'nin sağlayacağı olası savunma desteğinin, ülkemizi Yemen'deki çatışmaların bir parçası haline getirip getirmeyeceği açıkça ortaya konulmalıdır” ifadelerini kullandı. Pakistan'ın Afganistan'la yaşadığı silahlı çatışmalara da değinen Karal, hangi gelişmelerin anlaşma kapsamındaki karşılıklı yardım yükümlülüğünü doğuracağının belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. “Meclisin asker gönderme yetkisi konusunda belirsizlik olmamalı” Anlaşmanın karşılıklı savunma yükümlülüklerine ilişkin hükümlerini değerlendiren Karal, dış kaynaklı silahlı saldırı halinde öngörülen yardımın kapsamına ve karar süreçlerine ilişkin soruların cevaplandırılması gerektiğini belirtti. Anayasa'nın 92'nci maddesine dikkat çeken Karal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan askeri görevlendirmelerde Meclisimizin yetkisinin hangi durumlarda kullanılacağı açıkça ortaya konulmalıdır. Hangi durumlarda Cumhurbaşkanı kararı yeterli görülecek, hangi durumlarda ayrıca Meclisimizin iznine başvurulacak? Geçmişte Kosova ve Afganistan'daki askerî görevlendirmeler için Meclisten izin alınmış olması, bu konudaki parlamenter hassasiyetin önemini göstermektedir. Türkiye, Yemen'in toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini savunan, krizin diyalog yoluyla çözülmesini destekleyen tutumunu korumalıdır. Savunma alanındaki iş birlikleri Türkiye'nin diplomatik rolünü zayıfatmamalıdır. Türkiye'nin atacağı adımların nihai hedef barış olmalıdır. Ülkemiz, bölge ülkeleriyle savunma alanındaki dayanışmasını güçlendirirken ilkeli ve güvenilir bir arabulucu olma imkânını da korumalıdır.”