DEVA Partili İdris Şahin’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın medya çeşitliliği açıklamasına özgürlük raporu üzerinden yanıt: "İtiraz edenleri susturan bu yönetim, kendi çöküşünü haber veren tehlike çanlarının sesini bizzat kesmiştir"

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’yi medya çeşitliliği bakımından dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olarak göstermesine tepki gösterdi. ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House tarafından yayımlanan 2026 İnternette Özgürlük Raporu’nda Türkiye’nin 100 üzerinden 31 puanla “Özgür Değil” kategorisinde yer almasına dikkat çeken Şahin, iktidarın medya özgürlüğüne ilişkin söylemleriyle ülkede yaşananlar arasındaki çelişkiyi eleştirdi.

27 Eki 2026 - 12:48 YAYINLANMA
DEVA Partili İdris Şahin’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın medya çeşitliliği açıklamasına özgürlük raporu üzerinden yanıt: "İtiraz edenleri susturan bu yönetim, kendi çöküşünü haber veren tehlike çanlarının sesini bizzat kesmiştir"

"Gazetecilerin haberleri engellenirken, vatandaşların paylaşımları soruşturma konusu yapılırken hangi medya çeşitliliğinden söz ediyorsunuz?" Türkiye’nin medya özgürlüğü alanındaki küresel konumuna ve iktidarın çelişkili söylemlerine dikkat çeken Şahin, “Sayın Erdoğan daha dün Türkiye’yi medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biri ilan etti. Onlarca televizyon kanalının aynı söylemi tekrar ettiği, farklı görüşlerin ekranlarda kendine yer bulamadığı, haber sitelerine erişim engellerinin getirildiği ve medya kuruluşlarına kayyım atandığı bir düzeni dünyanın en ileri örneklerinden biri olarak göstermek, Türkiye’de yaşanan gerçekleri görmezden gelmektir. Gazetecilerin haberleri engellenirken, vatandaşların paylaşımları soruşturma konusu yapılırken hangi medya çeşitliliğinden söz ediyorsunuz? Freedom House 2026 raporunda ülkemizin 100 üzerinden 31 puan alması bu kopuşun uluslararası belgesidir. Çeyrek asırdır sandıktan birinci çıktığını söyleyen bir siyasi iradenin bugün geldiği nokta ciddi bir özgüven kaybıdır. Meydanlarda milyonların desteğiyle övünen iktidar yapısı, dijital mecrada beliren üç satırlık bir vatandaş eleştirisini bastırmak için tüm yargı kurumlarını seferber ediyor. Arkasında büyük bir halk desteği olduğunu iddia edenlerin sosyal medyadaki sıradan bir eleştiriden dahi rejim sorunu çıkarması, tarihe geçecek bir siyasi zayıfıktır.” dedi. "Anayasamızın 26. ve 28. maddeleri iktidarın başarı masallarını tasdik etmek için yazılmadı" İktidarın emeklilere ve gençlere yönelik söylemleriyle ifade özgürlüğü konusundaki uygulamaları arasındaki çelişkiye dikkat çeken Şahin, “Dün aynı konuşmada emeklileri baş tacı ilan edip 2027 bütçesinde yasal düzenleme vadediyorsunuz. Açlık sınırının çok altında hayatta kalma mücadelesi veren o baş tacı emekli, pazar tezgahındaki yangını sosyal medyada dillendirdiği an devletin baskısıyla ve erişim engelleriyle tanışıyor. Dijital becerileriyle övdüğünüz gençlerin hangi haberi okuyup hangi bilgiyi paylaşacaklarını idari kararlarla denetlemeye kalkmak, millete duyulan derin güvensizliğin en somut kanıtıdır. Anayasamızın 26. ve 28. maddeleri iktidarın başarı masallarını tasdik etmek için yazılmadı. Hukuk sisteminin en temel varlık sebeplerinden biri, sizin keyfnizi kaçıran ve rahatsız edici bulduğunuz muhalif fkirleri koruma altına almaktır. Hoşunuza giden övgüleri dinlemek için hiçbir yasal güvenceye zaten ihtiyacınız bulunmuyor.” şeklinde konuştu. "Vatandaşın sesini kısarak siyasi ömrünüzü uzattığınızı zannettiğiniz noktada, kendi karar alma mekanizmalarınızı da işlemez hâle getiriyorsunuz" Fikir hürriyetinin kısıtlanmasının ülkeyi daha güvenli kılmadığını, aksine yöneticileri gerçeklerden kopardığını ifade eden Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye Yüzyılı vizyonu adı altında sunulan parlak hedefer ve teknolojik atılımlar, fkir hürriyetinin yok edildiği bir ortamda kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur. Bir ülkenin gelişmişliği, vatandaşların düşüncelerini özgürce ifade edebilmeleriyle ölçülür. Vatandaşın sesini kısarak siyasi ömrünüzü uzattığınızı zannettiğiniz noktada, kendi karar alma mekanizmalarınızı da işlemez hâle getiriyorsunuz. Gazetecilerin araştırmalarının yargı baskısıyla engellendiği bir düzende yöneticilerin sokaktaki gerçek sorunları görme ihtimali giderek azalır. Gerçekleri gizleyerek kendi hatalarınızı görünmez kıldığınızı düşünürken etrafınıza ördüğünüz o duvarlar sizi toplumdan tamamen koparıyor. İtiraz edenleri susturan bir yönetim, kendi çöküşünü haber veren tehlike çanlarının sesini bizzat kesmiştir. Farklı sesleri bastırarak oluşturduğunuz bu zoraki sessizlik ülkeyi daha güvenli hâle getirmiyor. Bu sessizlik, yalnızca iktidarın kendi sonunu görmesini engelliyor.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: