DEVA Partili Esen: Çiftçi ucuza satıyor, vatandaş pahalıya alıyor; bu fyat farkı nerede oluşuyor?
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, yaş sebze ve meyve piyasasına yönelik yürütülen soruşturmanın ardından Hal Kayıt Sistemi’nin ve ilgili kamu kurumlarının denetim kapasitesini TBMM gündemine taşıdı. Soruşturma kapsamında 1.029 üreticinin beyanına başvurulurken; Hal Kayıt Sistemi, Çiftçi Kayıt Sistemi ve vergi incelemeleri birlikte değerlendirildi. Kamuoyuna yansıyan bulgularda bazı frmaların ürün arzını olduğundan düşük, maliyetlerini gerçeğinden yüksek gösterdiği; sahte müstahsil makbuzları düzenlediği ve gerçeğe aykırı maliyet oluşturduğu iddiaları yer aldı.
“Mevcut denetim neden yeterli sonuç üretmedi?” Hal Kayıt Sistemi’nin 2012’den beri sebze ve meyve ticaretini kayıt altına almak, ürün miktarları ve fyat hareketlerini izlemek, kayıt dışılığı azaltmak ve üretici ile tüketiciyi korumak amacıyla kullanıldığını hatırlatan Esen; Ticaret Bakanlığının daha önceki denetimlerinde HKS’ye gerçeğe aykırı düşük fyat bildirimi ve çifte fatura uygulamalarının da tespit edildiğine dikkat çekti. Esen, “Sorun bilinmiyor değildi. Veri vardı, sistem vardı, kurumlar vardı. Şimdi cevaplanması gereken soru şu: Mevcut kayıt, veri paylaşımı, risk analizi ve denetim mekanizmaları bu ölçekteki tabloyu neden daha önce ortaya çıkaramadı?” dedi. “Fiyat farkı hangi aşamada büyüyor?” Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Esen; soruşturma kapsamındaki 41 frmanın daha önce denetlenip denetlenmediğini, HKS verilerinin ÇKS, e-Müstahsil Makbuzu, e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve vergi kayıtlarıyla düzenli olarak karşılaştırılıp karşılaştırılmadığını sordu. Esen ayrıca üreticinin satış fyatı ile hal, dağıtıcı ve perakende aşamalarındaki fyatların ürün bazında düzenli olarak izlenip izlenmediğini; tarladan tüketiciye kadar oluşan fyat farkının hangi aşamada büyüdüğünü gösteren bir marj analizi yapılıp yapılmadığını ve olağan dışı fyat hareketlerinde otomatik ya da risk esaslı bir erken uyarı mekanizması bulunup bulunmadığını Bakan Bolat’a yöneltti. “Fiyat zincirindeki sorunun bedelini hane halkı ödüyor” Ağustos 2026 verilerine göre tüketici fyatlarının yıllık yüzde 31,51, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki artışın ise yüzde 33,79 olduğunu hatırlatan Esen; aynı dönemde TarımÜFE’nin yıllık yüzde 21,91, “sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular” alt grubundaki artışın yüzde 69,99 olduğunu belirtti. Esen, “Bu mesele yalnızca piyasa denetiminin teknik bir başlığı değil; doğrudan mutfaktaki tencerenin, emeklinin, asgari ücretlinin ve dar gelirlinin meselesi. Üretici emeğinin ve maliyetinin karşılığını alamazken vatandaşın yüksek fyatla karşı karşıya kaldığı bir yapının sürdürülebilir olup olmadığını sorgulamak zorundayız.” ifadelerini kullandı. “Yeni hal kanunu bu açıkları kapatacak mı?” Esen, soru önergesinde soruşturma sonrasında Hal Kayıt Sistemi’nin denetim ve erken uyarı kapasitesinin güçlendirilmesi için hangi çalışmaların yürütüldüğünü de sordu. Yeni Hal Kanunu çalışmalarında HKS, ÇKS ve vergi verilerinin birlikte analiz edilmesi, tarladan sofraya fyat oluşumunun izlenmesi ve olağan dışı hareketlerin erken tespit edilmesine yönelik hangi düzenlemelerin yer alacağını gündeme getirdi. Esen, “İhlal gerçekleştikten sonra yaptırım uygulamak yetmez. Sorun büyümeden gören, kamu kurumlarının elindeki verileri birlikte analiz eden, üreticiyi de tüketiciyi de koruyan bir denetim sistemi gerekiyor. Yeni Hal Kanunu Meclis’e geldiğinde bu açıkları gerçekten kapatıp kapatmadığının takipçisi olacağız.” dedi.