DEVA Partili Ekmen: Küçük yatırımcı göz göre göre soyuluyor
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Borsa İstanbul’da bazı hisselerde yıllara yayılan olağan dışı fyat hareketlerine ve küçük yatırımcıların yaşadığı kayıplara dikkat çekerek, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul’u görevlerini gereği gibi yerine getirmemekle eleştirdi. Bir hissenin 15 ayda 300 kat, beş yılda ise 1.253 kat değer kazanabildiği bir piyasada bu hareketlerin etkin biçimde denetlenmemesinin ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirten Ekmen, yaşanan mağduriyetlerde sorumluluğu bulunan yetkililer hakkında da adli makamlarca soruşturma yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Bir kâğıt 15 ayda 300 kat artıyorsa “denetim var” denilemez Sermaye piyasalarında yaşanan olağan dışı hareketlere tepki gösteren Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Bir kâğıt 15 ayda 300 kat, beş yılda 1.253 kat artıyor. Sistem sadece bunu izliyorsa orada hiçbir denetimden, hatta devlet kurumlarının varlığından bahsedilemez. Günün sonunda ortaya çıkan tablo temerrüt, mağduriyet ve küçük yatırımcının bütün birikimini kaybetmesidir. Sermaye Piyasası Kurulu yıllardır küçük yatırımcıların zarar etmesine göz yumuyor. Alın teriyle biriktirdiği az bir miktar parasını sermaye piyasalarında değerlendirmek isteyen kim varsa artık kan kusar hale geldi. Devletin görevi yatırımcıya kazanç garantisi vermek değildir. Hiç kimse borsada zarar etti diye devlet o zararı ödemek zorunda değildir. Ancak aylarca, yıllarca süren ve yüzlerce katlık fyat hareketlerinin yaşandığı bir piyasada devletin düzenleyici kurumları çıkıp ‘Bu piyasa hareketidir’ diyemez. Burada manipülasyon varsa bunu tespit etmek, yatırımcıyı korumak ve sorumlular hakkında gereğini yapmak SPK’nın ve Borsa İstanbul’un görevidir” ifadelerini kullandı. Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz bir düzen kurulmasına izin verilemezKüçük yatırımcının yaşadığı mağduriyetlerin artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Ekmen, “İnsanlar evini, arabasını, yılların birikimini bu piyasalara yatırıyor. Sonra birileri bir ürünü yüzlerce kat yukarı taşıyor, küçük yatırımcı içeride bırakılıyor ve günün sonunda temerrütlerle karşılaşıyorlar. Milletin canı yanıyor. Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz bir dolandırıcılığın bu kadar açık, bu kadar uzun süre devam etmesi karşısında devlet kurumlarının seyirci kalması kabul edilemez. Halka arz fyatının nasıl belirlendiği, olağan dışı fyat ve işlem miktarlarının neden zamanında incelenmediği, aracı kurumların bu işlemlerdeki sorumluluğunun ne olduğu ve denetimlerin hangi aşamada devreye girdiği açık şekilde ortaya konulmalıdır. Küçük yatırımcı ‘Birileri benden önce bilgiye mi ulaşıyor?’ diye düşünüyorsa sermaye piyasasında güven kalmamış demektir” şeklinde konuştu.