DEVA Partili Ekmen: Fon krizi değil, fon dolandırıcılığı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın fon soruşturmasına ilişkin açıklamasının ardından söz alarak, Yılmaz’a ve Genel Kurul’a hitap etti.

08 Eki 2026 - 17:16 YAYINLANMA
DEVA Partili Ekmen: Fon krizi değil, fon dolandırıcılığı

13 Eylül gününden bugüne kadarki gündemimiz tarihin en büyük fon dolandırıcılığı hakkında oldu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın fon soruşturması hakkında TBMM Genel Kurulu’nda bilgilendirme konuşması yapması üzerine Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Meclisimiz tarihî bir yasayı çıkararak tatile girdiğinde, hepimiz seçim bölgelerimize gittik ve orada 12 Eylül’e kadar farklı gündemlerimiz oldu. Sahada gezerken çiftçinin rekor hasılata rağmen hak ettiğine ulaşamaması, işçilik bedelleriyle baş edememesi, emeklinin geçinememesi, asgari ücretlinin ara zam talebinin karşılanmaması ve asgari ücretin açlık sınırının altına düşmesi, sanayicinin artan üretim maliyetleri, ihracatçının kur baskısı altında yaşadığı zararı; hukuk, adalet ve özgürlük bekleyenlerin her gün yargısal bir operasyonunla geriletilmesi, okulların güvenlik açığı gibi birçok meseleyi konuşuyorduk. 12 Eylül’de de emir komuta zinciri içerisinde gerçekleşen bir askerî darbeyi hep beraber lanetledik. Ancak 13 Eylül gününden bugüne kadar bütün konuşmalarımız tarihin en büyük fon dolandırıcılığı hakkında oldu. Sadece AK Parti'nin değil, Cumhuriyet tarihinin belki de dünyanın maruz kaldığı en büyük çürüme, içeriğe doğru çökme ama vatandaşın üzerine devrilme hâliyle ortaya çıkan büyük bir maliyetle karşı karşıyayız. Tıpkı 12 Eylül lanetli askerî darbesi gibi, bu fon dolandırıcılığının da bir emir komuta zinciri içerisinde gerçekleştirildiğini görüyoruz” dedi. Fon manipülasyonu değil fon dolandırıcılığıdırSiyasetin ve bürokrasinin fon mevzusunda dahil olduğunu belirten Ekmen, “Bunun ismi fon krizi, fon meselesi, fon manipülasyonu değil fon dolandırıcılığıdır. Apaçık, herkesin gözünün önünde ve birçok devlet kurumunun ve siyasetçinin iş birliğiyle fonlar ve hisseler bin ve daha fazla misline artırılarak küçük yatırımcı dolandırılmıştır. Adalet Bakanı 2025 Şubat ayında, Hazine ve Maliye Bakanı 2025 Kasım ayında bu dolandırıcılığın farkında olduklarını ifade ediyor ancak yapılan bir işlem var mı? Yok. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Nihat Zeybekçi de bir mağdur, geçmiş olsun diyoruz ama kendisi de görevlilerin görevini ihmal ettiğinden bahsediyor. Böyle bir tabloda, devletin en üst yetkililerinin bile haberdar olduğu bir dönemde kim, hangi cüret ve cesaretle bu dolandırıcılığı gerçekleştirdi? Maalesef, övündüğümüz yerli ve millî kurumlarımız değil uluslararası bir endeksin Türkiye borsasını alt lige düşürme tehdidinden sonra küçük yatırımcının telaşıyla ortaya çıkan temerrüt zinciriyle bu olay ortaya çıktı. Eğer bir temerrüt yaşanmasaydı bugün, Tera Holding’in bir kurtarıcı olarak Pusula Holding’i satın alarak nasıl kahraman olduğunu Genel Kurul’da dinliyor olabilirdik. Merak ediyoruz ve soruyoruz: Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu uyuyor muydunuz, niçin görevinizi yapmadınız, eliniz armut mu topladı, elinizi, kolunuzu kim tuttu? Ortada tam bir şer üçgeni var; siyaset, bürokrasi ve paragözler. Siyaset ve bürokrasideki ortaklar da bunlarla birlikte ve bu şer üçgenine karşı masum, sıradan insanların intiharına yol açan bir yoksullaşma hali yaşanıyor” şeklinde konuştu. Listedeki isimler normal mi? Ekmen, görev yapanlara dikkat çekerek, “Sadece bu fonlara tamah edenler değil, Borsa İstanbul’da hiçbir tartışmalı fon ve hisse senedinde parası olmayıp da kâğıt alanlar %60 zararda. Borsa İstanbul’un kendisi %20'ye yakın değer kaybetti. İMKB 30 bir şekilde direniyor ama İMKB 100'de olduğu halde, hiçbir tartışmada geçmeyen kâğıdı alanlar %80 zararda. Sağlık giderinin bedelini veya eğitim bedelini kaybeden, ‘Acaba borsada 3-5 kuruş kazanırım.’ diyen masum insanlardan hiç kimse bahsetmiyor. Tera Holding Başkanı TÜRGEV'de misafr ediliyor, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’ne onur konuğu olarak kabul ediliyor; Anadolu Ajansı'nda ve A Haber'de Tera Holding, Hedef Holding, Pusula Holding hakkında haberler var, Sermaye Piyasası Kurulu hiçbir şikâyeti dikkate almıyor. Ramazan Başak diye bir ferdi vahit kahraman Tera Holding ismini ağzına aldığı için iki kere gözaltına alınıyor. Bu dolandırıcılara Bankacılık Düzenleme Kurulu iki tane banka kurma izni veriyor. Tera Holding ifadesi geçen tweet’ler olumsuzsa bir saatte yasak yiyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Üst Kurul üyeleri, Cumhurbaşkanı danışmanları, Eski Başbakanlık Danışmanı, AK Partili siyasetçiler, çocukları, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı’nın damadı, BDDK üyesinin oğlu buralarda görev yapıyor. Yani bu liste normal mi?” diye sordu. BDDK, SPK, Denetleme Kurulu, İMKB yönetimini görevden alınmalı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a doğrudan hitap eden Ekmen, “Üç kere 30 bin liralık bir ödeme için kendi hesabım bloke edildi. Beni bir merkezden aradılar: ‘Sayın Ekmen, bu işlemi siz mi yaptınız?’ ‘Evet, ben yaptım.’ ‘Bu şahsı tanıyor musunuz?’ ‘Tanıyorum.’ ‘Aranızda bir ticaret var mı?’ ‘Yok.’ ‘Bir belge var mı?’ ‘Yok.’ Belki bir yardım ediyorumdur, belki bir yere destek oluyorumdur, belki kişisel borç ödüyorumdur. Benim 30 bin liramı yakalayan sistem bu kişilerin 30 milyar dolarını nasıl yakalamamış? MASAK, MİT, BDDK ne yapmış? Muhalefetin kürsüye çıkıp ‘Bu işin siyasi sorumluları var: Mehmet Şimşek, Cevdet Yılmaz, Recep Tayyip Erdoğan istifa etsin.’ dememiz gerekir. Bugüne kadar size istifa çağrısı yapılan bir muhalefet görmediniz çünkü bizzat bu işe dahil olmadığınızı düşünüyorlar. Bu büyük bir kuvvettir, gelin bu kuvveti kullanın. Bu dolandırıcılığı yapan kişilerle bir Kurul oluşturmuşsunuz. BDDK, TEFAS, SPK, İstanbul BİST yönetimi zaten sorumlu. BDDK Başkanının İMKB Yönetim Kurulu şapkasıyla sorgulanması gerekirken Devlet Denetleme Kurulu Başkanı olarak hesap sormaya kalkıyor. Niçin buna müsaade ediyorsunuz? Çok basit bir şey öneriyorum: Bu olayın patladığı güne kadar BDDK, SPK, Denetleme Kurulu, İMKB yönetimini görevden alın, yarın yepyeni ve canlı bir Türkiye'ye uyandığınızı göreceksiniz ve bu makamlara insanların güven duyacağı kişileri yerleştirin. Finansal İstikrar Komitesi bu dönemde defalarca kez konuşmalar yapmış, Ocak 2026'da bir rehber hazırlanmış, ağustosta yayınlanmış. Sayın Mehmet Şimşek'le birlikte şu pisliğe boyuna kadar batmış insanları bir kenara koyun. Kurul üyelerinin sorumluluğu yok mu? Sadece Fatma Betül Sayan Kaya gibi Ömer Gönül de şeytanlaştırılarak diğerlerinin sorumluluğu ortadan mı kaldırılacak? Bütün Kurul üyelerinin görevden alınması, hiçbir ayrımcılık yapılmaması gerekiyor. Sayın Yılmaz, beş yıllık listeleri isteyeceksiniz. Sadece fon değil, bu beş yıllık dönemde Kiler Holding’den ODINE'e kadar yapılmış bütün hisse manipülasyonlarını, sermaye piyasasına arz edilen kâğıtların üç ayda nasıl %50 değer kaybettiğini inceleyeceksiniz. Bu görevden almaları yapmadıkça hiç kimse sizin gerçekten sonuç alacağınıza inanmaz” şeklinde konuştu. Siyasi etik yasasını, kamu ihale kanunu çıkarın Ekmen, çıkarılması gereken yasaları dile getirerek, “Siyasi etik yasasını, kamu ihale kanunu çıkarın. Sarı öküzü vermeyeceksiniz ama bu ahırın damı hepimizin başına yıkılacak. Kendinize acımıyorsanız sokaktaki insana, fakir fukaraya, garip gurebaya acıyın. Muhalefet olarak hâlâ sonuç alıcı öneriler veriyor oluşumuzu değerlendirin. Buradaki bütün muhalefet partisi milletvekilleri; iktidar vekilleri bu işin altında kalsın diye değil, bu işten nasıl kurtulur diye fkir veriyor” diyerek konuşmasını tamamladı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: