DEVA Partili Ekmen: Çalışanlar, yoksulluk ve güvencesizlik kıskacında can çekişiyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Türkiye’deki işçi ve memurların her geçen gün daha da ağırlaşan ekonomik belirsizlikler ve şiddetli yoksulluk içinde ayakta kalmaya çalıştığına dikkat çekti. Ekmen, “Günümüzde toplumun üreten kesimlerinin çok büyük bir bölümü, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz noktaya geldi” değerlendirmesinde bulundu.

01 May 2026 - 13:55 YAYINLANMA
DEVA Partili Ekmen: Çalışanlar, yoksulluk ve güvencesizlik kıskacında can çekişiyor

Çalışanlar, enflasyona yenik düşmemeli Resmî verilerin bile saklayamadığı hayat pahalılığının, emeğin değerini her geçen gün düşürdüğünü ifade eden Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Asgari ücret, ocak ayından beri açlık sınırının gerisinde kalıyor. Nisan ayı itibarıyla dört kişilik bir ailenin aylık açlık sınırı 34.587 TL olarak hesaplanırken, gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı ise 112.661 TL’ye ulaşıyor. Öte yandan, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 44.802 TL olarak belirlenmiş durumda. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın hatırlattığı gibi, çay-simit hesabıyla geldiler ancak çaysimit hesabı dahi 30 bin TL’yi geçmiş vaziyette. Kamudaki memurlardan özel sektördeki beyaz ve mavi yakalı çalışana kadar herkes hızla fakirleşiyor. İnsan onuruna yakışır bir hayat sürme imkânı neredeyse kalmadı” dedi. Her üç çalışandan ikisi kayıt dışı İş garantisinin ve sosyal güvenlik haklarının büyük bir yıkıma uğradığını vurgulayan Ekmen, şu tespitleri paylaştı: “Kayıt dışı çalışma yaygınlaşıyor. DİSK’in ‘Esnek Çalışma: Kısmi Süreli Çalışma Raporu’na göre kısmi süreli istihdam edilen her üç kişiden ikisi kayıt dışı çalışıyor. Tam zamanlı istihdamda %19,5 olan kayıt dışılık oranı kısmi süreli istihdamda %63,9’a yükseliyor. En acı sonuç ise, milyonlarca kısmi süreli çalışan işçi, asgari ücretin ve dolayısıyla açlık sınırının altında ücretlerle çalışıyor. Taşeron sistemi bir türlü ortadan kaldırılamıyor. Emeklilerin huzurlu bir yaşam sürmesi ise artık bir mucizeye bağlı. İşsizlik Sigortası Fonu amacından saptırılarak işçiden başka her yere kaynak olarak kullanılıyor. Gençlerimiz büyük emeklerle mezun oluyor ancak kendi alanlarında, hatta vasıfsız işlerde bile istihdam edilemiyor.” Bu ülkenin zenginlikleri; faizcinin, tefecinin değil; üretenin hakkı olmalıdır Ekmen, 1 Mayıs’ın sadece sembolik bir kutlama olmadığını hatırlatarak, “1 Mayıs, alın terinin hakkını talep etme günüdür. Yüz binlerce kişinin asgari ücretin bile altında bir gelirle yaşamaya zorlandığı, genç işsizliğin çığ gibi büyüdüğü ve en temel gıdaya erişimin lüks haline geldiği bir ortamda, bu günü bir bayram sevinciyle karşılamak ne yazık ki mümkün değildir. Her bir vatandaşımızın güvenli iş koşullarına ve adil bir kazanca sahip olması vazgeçilemez bir haktır. Bu ülkenin zenginlikleri; faizcinin, tefecinin, rant peşindeki müteahhidin, israfın ve haramın değil; üretenin, çiftçinin, emeklinin ve öğrencinin hakkı olmalıdır” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: