DEVA Partili Ekmen : Akademisyenleri dinleyin, AİHM kararlarını uygulayın

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, FETÖ yargılamalarına ilişkin yargı uygulamalarını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını ve ceza hukukçularının hazırladığı kapsamlı mütalaayı gündeme taşıdı. Yeni Yol Partisi olarak konuyla ilgili Genel Kurul’a genel görüşme sunduklarını ifade eden Ekmen, yargıdaki tıkanıklığın aşılması için hem akademisyenlerin ortaya koyduğu hukuki değerlendirmelerin hem de AİHM kararlarının dikkate alınması çağrısında bulundu.

06 Ağu 2026 - 16:10 YAYINLANMA
DEVA Partili Ekmen : Akademisyenleri dinleyin, AİHM kararlarını uygulayın

FETÖ yargılamalarında sınırlar uzun yıllar netleşmedi 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden on yıl geçtiğini hatırlatan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “On yıl boyunca en çok tartışılan meselelerden biri, bu yapının hangi tarihten itibaren suç örgütü, hangi tarihten itibaren terör örgütü ve hangi aşamada darbe örgütü olarak değerlendirileceği oldu. 17-25 Aralık süreci önemli bir kırılma noktası olarak gösterildi ancak yargı uygulamalarında bu tarihin uzun süre net bir şekilde yerleşmediğini gördük. Aynı şekilde, hangi fiillerin örgüt üyeliği kapsamında değerlendirileceği konusunda da uzun yıllar ciddi belirsizlikler yaşandı” dedi. Bu insanların günahı neydi?Yargılama süreçlerinde yaşanan uygulama farklılıklarına dikkat çeken Ekmen, “Bir bankada hesabı bulunması, bir okulda öğretmenlik yapması, bir derneğe üye olması hatta bir gazeteye abone olması gerekçesiyle insanların terör örgütü üyeliğinden yargılandığına ve mahkûm edildiğine şahit olduk. Özellikle 2016 sonrasında yargının 2020-2021 yıllarına kadar oldukça sert kararlar verdiği bir dönem yaşandı. Ancak sonraki süreçte Yargıtay'ın ilgili daireleri ve Ceza Genel Kurulu, başta byLock delili olmak üzere hem zaman çizelgesi hem de örgütün suç örgütüne ve darbe yapılanmasına dönüşüm süreci konusunda daha net içtihatlar oluşturmaya başladı. Bugün, şu tabloyla karşı karşıyayız: 2018 yılında, hakkında terör örgütü üyeliğinden ceza verilmiş, altı yıl üç ay cezanın dört buçuk yıl yatarını yapmış bir insanın dosyası Yargıtay 3. Ceza Dairesinin önüne gelse beraat kararı alıyor. Peki, bu insanların günahı neydi? Hâlâ infazı, soruşturması, kovuşturması devam edenler var. AİHM önünde Türkiye'den yapılmış on binlerce başvuru bulunuyor. Devlete tebliğ edilen dosya sayısının en az yedi bin olduğu, toplam başvuru sayısının ise yüz bine yaklaşabileceği ifade ediliyor. Bu dosyalar arasında 26 Eylül 2023 tarihinden bugüne kadar önce Yüksel Yalçınkaya dosyasında, sonra 5 Mayıs 2026 tarihli Yasak dosyasında, daha sonra Demirhan, Bozyokuş, Seyhan, Karslı, Kılıçarslan, Çalı ve Dönmez grup kararlarıyla birlikte üç bin beş yüzü aşkın ihlal kararı bulunuyor. Ancak ihlal kararına rağmen yargı, bu kararları kendiliğinden uygulamıyor. Oysa ilgili mahkemelerin bu kararları esas alması, benzer dosyalarda da resen uygulama yapması gerekir. Geçmişte bunun örnekleri yaşandı. Ancak bugün siyasi atmosferin blokajı nedeniyle yargının kendi görevini yerine getirmekte zorlandığını görüyoruz” diye konuştu. Yargıdaki tıkanıklığı konuşalım, hukuka uygun çözelim Konuya ilişkin hazırlanan mütalaanın önemine işaret eden Ekmen, “Böyle bir tabloda Avukat Levent Mazılıgüney'in öncülüğünde Türkiye’nin önemli ceza hukukçuları Prof. Dr. Adem Sözüer, Prof. Dr. İzzet Özgenç, Prof. Dr. Faruk Turhan, Prof. Dr. Cumhur Şahin ve Prof. Dr. Tolga Şirin'in hazırladığı 71 sayfalık kapsamlı mütalaa yayınlandı. Diyoruz ki: Yargıdaki bu tıkanıklığı önce konuşalım, sonra önünü açalım. Bu durum 2013 yılında da yaşandı ve 9 Ocak 2013 tarihinde kabul edilen bir yasayla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dair bir kanunu AK Parti çıkartmıştı. Bu kanun Adalet Bakanlığına bir yetki tanıdı; AİHM'deki bütün başvuruları inceledi, idari yollarla telafi edebildiğini etti, edemediğine tazminat ödedi. İç hukukumuzun gereklerine, tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelere ve tanıdığımız yargı mercilerinin kararlarına uygun şekilde hareket edelim. Hatta Yargıtay 3. Ceza Dairesinin son bir yılda verdiği kararlara göre bütün kararları uyarlı hale getirelim” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: