Futbol: Bir Oyun, Bir Umut, Bir Sorumluluk ve bir çok başka şeydir ama Futbol sadece Futbol değildir.

Günümüzde futbol artık sadece 90 dakikalık bir oyun değildir. Bir çocuğun toprak sahada kurduğu hayalin, bir gencin yanlış yollardan uzak durma çabasının, milyonların aynı anda sevinip aynı anda üzülmesinin ortak adıdır. Futbol; kimi zaman bir kurtuluş, kimi zaman bir tutunma dalı, kimi zaman da koca bir toplumun kalp atışıdır. Bir mahallenin arka sokaklarında topun peşinden koşan çocuk için futbol; sokağın kötü yanlarından, uyuşturucu ve kötü alışkanlıklardan, suçtan uzak durmanın en masum yoludur aslında. O çocuk için futbol, sadece gol atmak değil; görülmek, değerli hissetmek ve “ben de varım” diyebilmektir.

24 Ara 2025 - 12:03 YAYINLANMA

Bu yüzden futbol, özellikle gençler için bir amaç, bir disiplin ve hayata tutunma biçimidir. Takım olmayı öğrenen bir genç, aslında birlikte yaşamayı, paylaşmayı ve kaybetmeyi de öğrenir. Futbol aynı zamanda insanları bir araya getiren güçlü bir duygudur. Farklı düşüncelerden, farklı hayatlara sahip insanlar; bir tribünde yan yana oturur, aynı anda ayağa kalkar, aynı gole sevinir. İşte o an kimlikler, unvanlar, ayrımlar silinir. Geriye sadece ortak bir heyecan kalır. Bu yönüyle de zor zamanlardan geçen toplumlar için futbol, bazen bir nefes, bazen kısa da olsa bir mutluluk anıdır. Ancak futbol kitleler arasında daha çok sevilip büyüdükçe, duygunun yerini artık yavaş yavaş çıkar ilişkileri almaya başlamıştır. Ve nihayetinde günümüzde futbol, devasa bir endüstri hâline gelmiştir. Milyar dolarlık yayın hakları, astronomik transfer ücretleri ve bahis piyasası, oyunun ruhunu ağır bir baskı altına sokmuştur. İşte tam bu noktada, futbolun masumiyeti zedelenmektedir. Bahis, şike ve manipülasyon gibi gri veya karanlık alanlar; sadece maçların sonucunu değil, insanların futbola olan inancını da kirletmektedir. Bir maçın sonucundan şüphe duyan taraftar, artık sevinirken bile tereddüt eder hâle gelmiştir. Bu durum en çok da gençleri yaralar ve tamiri zor zararlar verir. Çünkü futbolun adalet, emek ve dürüstlük üzerine kurulu olduğu inancı sarsıldığında, sporun eğitici gücü de zayıflar. Oysa futbol, kirli hesapların değil; alın terinin, emeğin ve adil mücadelenin oyunu olmalıdır. Futbol, bir gencin hayalini, bir taraftarın duygusunu, bir toplumun ortak sevincini taşır. Bu kadar büyük bir etkiye sahip olan bir alanın, sadece kâr odaklı düşünülmesi büyük bir kayıptır. Birlikte Düşünmek, Birlikte Korumak Günümüzde Futbolun yeniden anlam kazanabilmesi için bazı adımlar atmak artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Altyapıya ve amatör futbola verilen her destek, aslında geleceğe verilen bir umuttur. Şike ve bahisle mücadelede kararlılık, futbolun namusunu korumaktır. Etik değerler ve fair-play, sadece sahada değil; yönetim odalarında da hâkim olmalıdır. Taraftar ise sadece tüketen değil, sorgulayan ve sahip çıkan bir bilinçle futbola yaklaşmalıdır. Çünkü futbol, hepimizin ortak hikâyesidir. Sonuç olarak futbol; sadece bir oyun değil, bir duygudur. Doğru ellerde büyürse umut olur, yanlış ellerde kirlenirse hayal kırıklığına dönüşür.

 Bu yüzden futbolu sevmek, onu korumayı da gerektirir.

Hak edilmiş bir golün sahadaki keyfi bu oyunun bize yaşattığı en büyük mutluluktur. 

Tarık Saffet Yüksekdağ

 10.12.2025 / ADANA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: