SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN: “VERGİ YETMEZSE CEZA, CEZA YETMEZSE YASAK” “BAŞKA SAVAŞLARA TAŞERON OLARAK KATILMAK İÇİN PLANLAR YAPMAYINIZ, SAMİMİ OLUN” “BÖLGEMİZE YÖNELİK TÜM EMPERYALİST MÜDAHALELERİ REDDEDİYORUZ”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İzmir’de düzenlenen “Adalet Sofraları” iftar programında yaptığı konuşmada bölgesel gelişmelerin yanı sıra, Türkiye’de artan trafik cezalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Suriye’yle Irak’taki silahlı Kürt unsurlarını İran’a karşı kışkırtmak istediğine dikkat çeken Arıkan, “Terörsüz Türkiye Süreci” için “Süreç başlatıldığında bütün bu ihtimalleri görerek hareket ettik” dedi. Saadet Partisi Lideri, iktidarın ekonomi politikalarını da eleştirerek “Bütün dünyadaki radarlar hipersonik füzelere odaklanmışken, bizdeki radarlar vatandaşın cüzdanına odaklanmış” değerlendirmesinde bulundu. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, iftar programına katılan yeni parti üyelerine rozet taktı. Arıkan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

08 Mar 2026 - 12:00 YAYINLANMA
SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN: “VERGİ YETMEZSE CEZA, CEZA YETMEZSE YASAK” “BAŞKA SAVAŞLARA TAŞERON OLARAK KATILMAK İÇİN PLANLAR YAPMAYINIZ, SAMİMİ OLUN” “BÖLGEMİZE YÖNELİK TÜM EMPERYALİST MÜDAHALELERİ REDDEDİYORUZ”

“VERGİ YETMEZSE CEZA, CEZA YETMEZSE YASAK” “Bütün dünyadaki radarlar hipersonik füzelere odaklanmışken, bizdeki radarlar vatandaşın cüzdanına odaklanmış vaziyette. El alem yapmış; plakada yazı konturu kalınsa ceza yazılacakmış. Efendim, araç ekranı fabrika çıkışlı olmazsa ceza yazılacakmış. Araç içi aksesuarlarla ne yapmaya çalışıyorlar? Bugün bütçe açığını kapatma meselesini de böylece çözmüş oldular. İktidarın ülkeyi getirdiği nokta maalesef bu. Saçma sapan politikalarla batırdıkları ekonomiyi şimdi saçma sapan cezalar keserek vatandaşlarımızdan çıkarmaya çalışıyorlar. Savunma sanayi değil, tabir yerindeyse bugünkü iktidar ceza sanayi kurdu. Eskiden bir yılda kesilen ceza artık vatandaşın yakasından düşmüyor. Ekonomi yönetiminin bugün anladığımız yeni formülü şu: vergi yetmezse ceza, ceza yetmezse yasak. Unutulmasın ki bu millet devleti beslemek için değil, devlet millete hizmet etsin diye vardır.” “BAŞKA SAVAŞLARA TAŞERON OLARAK KATILMAK İÇİN PLANLAR YAPMAYINIZ, SAMİMİ OLUNUZ” “Türkiye süreci işletilirken birilerinin ajandalarında Suriye’yle Irak’taki silahlı Kürt unsurlarını İran’a karşı kışkırtmak, İran’a yönlendirmek olabilir. Biz bu süreç başlatıldığında da bütün bu ihtimalleri görerek hareket ettik. Duruşumuzda da söylemlerimizde de bu konuya dikkat çektik. Biz en başından beri “Terörsüz Türkiye” tanımlamasının belirsizliğine vurgu yaptık. Süreci adlandırma konusunda farklı düşünüyor olmamıza rağmen yaşanabilir bir Türkiye’ye olan ihtiyacı dile getirerek, ülkemizde ve bölgemizde barışı ve kardeşliği savunarak, hak ve adalet ekseninde bir düzen kurmak için gayret ederek bu komisyonun içerisinde hepimizin yerini alması gerektiğini ifade ettik. Sürece destek verirken de defalarca şu uyarıyı yaptık: Canlar pahasına ve akacak kanlara rağmen Amerika ve İsrail’le iş tutarak maden, inşaat ve enerji sektöründe pay almanın hesapları yapılıyorsa, inanın bu hesabı yapanların dünyada yaşayacak yeri dahi olmayacaktır. Defalarca yetkilileri uyardık. Başka savaşlara taşeron olarak katılmak için planlar yapmayınız, samimi olunuz dedik. Hep birlikte ülkede ve bölgede huzuru ve barışı temin edelim dedik.” “BÖLGEMİZE YÖNELİK TÜM EMPERYALİST MÜDAHALELERİ REDDEDİYORUZ” “Tarihi sorumluluğumuzun gereği olarak bölgenin tüm ülkelerine ve halklarına defalarca şu seslenişi yaptık: Amerika ve İsrail’in çıkarlarının taşeronu olmayın dedik. Küresel haydutların eşitsizliği artırma, servet yığma politikalarına alet olmayın dedik. Bölgeyi dışarıdan yapılan müdahalelerin aparatı hâline getirmeyelim dedik. Bölgenin tüm halkları olarak, azınlık çoğunluk demeden her birimizi birbirimizin el üstünde tutalım dedik. Aramızdaki tüm problemleri müzakere yoluyla çözelim dedik. Hak ve adalet ekseninde ortak bir geleceği beraber inşa edelim dedik. Bölgede barışı büyütecek her türlü projeye destek olacağız. Bugün yapmamız gereken, tüm bölge halkları olarak emperyalizm ve kapitalist sömürü düzenine karşı ortak bir barışı inşa edebilmek, bu güçler karşısında ortak mücadele edebilecek ortamları sağlayabilmek olmalıdır. Bir kez daha söylüyorum: Amerika’nın bombardımanı hiçbir yere ne özgürlük ne de demokrasi getirebilir. Ve en çok Amerika’nın bombaları çocukları öldürür. En çok kadınları öldürür. En çok çaresiz yetim çocuklar bırakır. Bizim çağrımız nettir. Topraklarımızda kirli postallarıyla Amerikan askerlerini asla görmek istemiyoruz. İşgalci İsrail’i asla görmek istemiyoruz. Bölgemize yönelik tüm emperyalist müdahaleleri reddediyoruz. Bölgede barışın ancak müzakereyle sağlanabileceğini tekrar tekrar ifade ediyoruz.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: