SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN: “SALDIRGAN VE SAVUNAN TARAFI EŞİT DEĞERLENDİREMEZSİNİZ”

“TÜRKİYE SAVAŞIN İÇERİSİNE ÇEKİLMEK İSTENİYOR” “AVRUPA TÜRKİYE’Yİ APARAT OLARAK KULLANMAK İSTİYOR” “AKARYAKIT ZAMLARINI VERGİLERDEN KARŞILAYIN”

05 Mar 2026 - 10:43 YAYINLANMA
SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN: “SALDIRGAN VE SAVUNAN TARAFI EŞİT DEĞERLENDİREMEZSİNİZ”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Kastamonu İl Teşkilatı tarafından “Adalet Sofraları” temasıyla düzenlenen iftar programında konuştu. Türkiye’de kimi yetkililerin İran ile ABD-İsrail değerlendirmesi yaparken saldıran ve savunan tarafı eşitleyen yaklaşımlarını eleştiren Arıkan, İran’dan ateşlendiği iddia edilen ve Türk hava sahasına yönelmesiyle birlikte NATO unsurlarınca imha edildiği açıklanan füze iddialarını da yorumladı. “Türkiye savaşın içerisine çekilmek isteniyor” değerlendirmesini yapan Saadet Partisi Lideri, “ABD’nin ve İsrail'in sahte müttefik birlikleri hepsi bu oyunun içerisinde.” dedi. Mahmut Arıkan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle: “SALDIRGAN VE SAVUNAN TARAFI EŞİT DEĞERLENDİREMEZSİNİZ” “Hem iç cephede de hem dış cephede de bugünkü idareye ülkemizin idarecilerine çok büyük sorumluluklar düşüyor. Bugün bölgemizde yaşanan tabloda tehdit edenin de tehdit edilenin de vuranın da vurulanın da kim olduğu aslında herkes tarafından bilmiyor. Herkes oynanan tiyatronun farkında. Ancak buna rağmen ülkemizde en üst düzeyden sarf edilen el ödevini yapmadan böyle bir mücadeleye girme şeklindeki değerlendirmenin meselenin bazı temel gerçeklerini göz ardı ettiği kanaatindeyim. Her şeyden önce saldırgan ile savunan arasındaki farkı doğru bir şekilde ortaya koymamız yok. Ortada ABD'nin haksız, hukuksuz yapmış olduğu bir saldırı söz konusu. Hem de müzakerelerin devam ettiği esnada bu saldırıların yapıldığını görebiliyoruz. Bölgemizdeki gerilimi sağlıklı analiz edebilmek için önce tehdit edenle tehdit edilen arasındaki ayrımı net bir şekilde ortaya koymamız gerekiyor.” “TÜRKİYE SAVAŞIN İÇERİSİNE ÇEKİLMEK İSTENİYOR” “Bugün bir hadise yaşandı, ülkemize bir bomba parçasının düştüğü ifade edildi. Füzenin İran üzerinden ateşlendiği iddia edildi. Bu füze ve bu olay etrafında örülen senaryo ülkemizi savaşın içine çekmeye çalışanların kurduğu apaçık bir kumpastır. Türkiye bu kirli denklemin asla bir parçası olmamalıdır. Bizi komşumuz İran'la sıcak çatışmanın içine itmek isteyen uzakların hepsini biliyoruz. ABD’nin ve İsrail'in sahte müttefik birlikleri hepsi bu oyunun içerisinde.” “BU VEBALİN ALTINDAN KALKAMAZSINIZ” “Bu sadece askeri bir tehdit olarak algılanmamalı. Aynı zamanda Türkiye'yi bölgede yöneltilen bu tehlikenin bu savaş lobisinin oyunlarına asla alet olmamalıdır. İktidar bir kez daha sağ duyuyla aklıselim bir şekilde hareket etmeye davet ediyor. Şayet Türkiye İran'a yönelik savaşın bir parçası haline getirilirse emin olun bunun mesuliyetini bunun vebalini hiç kimse ödeyemez. Erbakan hocamız bundan yirmi beş yıl önce Irak tezkeresine Ben aynı cümleyi bugün İran'la savaşmayı aklımdan geçirenlere sesleniyorum, eğer bu vebale ortak olursanız, eğer İran'la savaşma noktasında yanlış hamleler atacak olursanız, 7 sülalenizin alnını secdeden kaldırmasa emin olun bu vebalin altından kalkamazsınız.” “AVRUPA TÜRKİYE’Yİ APARAT OLARAK KULLANMAK İSTİYOR” Hadise sadece savaş değil, bir de bu işin insani yönü göç meselesi var. Geçtiğimiz gün Sayın Cumhurbaşkanımızla Ursula von der Leyenbir görüşme yaptı yakından takip ettik acaba bu görüşmede hangi konular konuşuldu diye. Ortaya şöyle bir tablo çıktı, Avrupa'nın telaşının aslında İran'da hayatını kaybeden insanlar olmadığı tam tersi İran'dan göç ederek çıkacak olan insanların Avrupa'ya göç etmelerini önleme derdindeler. Özellikle İran'dan başlayabilecek olan bir göç hareketine karşı Türkiye'nin hazırlı olması gerektiğinin mesajını vermiş Ursula von der Leyen. Ya bu Suriye'den zaten o kadar insanı misafir ettik. Sizin yanlış politikalarınız yüzünden o kadar insanı yıllarca burada misafir ediyoruz. Siz İran'dan göç edecek insanlar Avrupa'ya gelmesinler diye Türkiye'yi yine aparat olarak kullanmaya çalışıyorsunuz. Buna müsaade etmemiz gerekir. Ve Avrupa'nın önceliğinin insan hayatı olmadığını bir kez daha gördük. Siz Avrupa'ya da buradan bir mesaj vermek istiyorum. İsrail'e her türlü desteği vereceksiniz. Bu bölgede her türlü kirli planın safında yer alacaksınız, katliamlar karşısında başınızı kuma gömeceksiniz, dilinizden düşürmediğiniz insan haklarını görmezden geleceksiniz ama iş Avrupa'ya gelen göç dalgasına gelince Türkiye'nin kapısını çalıp aman bu insanları Avrupa'ya göndermeyi siz Türkiye'de misafir edin diyeceksiniz. Bakınız Amerika ve Batı'nın bölgemize müdahaleleri sonucunda Irak ve Suriye'den yaklaşık yirmi milyon insan dünyanın değişik yerlerine göç etmek zorunda kaldı. Bu iki yüzlü anlayışa seslenmek istiyorum; Avrupa'ya gerçekten göç gelmemesi istiyorsanız insanların sizin coğrafyanıza gelmesini istemiyorsanız o halde bölgeyi ateşe atarken gösterdiğiniz cesareti tüm Avrupalı ülkeler olarak göstereceksiniz. Amerika Birleşik Devletleri'nin üstlerini derhal kapatacaksınız. O zaman göreceksiniz ki ne savaş büyüyecektir ne de dünyada göç dalgası gibi bir problem olacaktır.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: