SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN BERLİN’DE KONUŞTU “DUVARLAR KALICI DEĞİLDİR”

“BERLİN, AVRUPA’DAKİ VATANDAŞLARIMIZIN EMEĞİNİN ŞEHRİDİR” “YURTDIŞINDAKİ VATANDAŞLARIMIZIN HAKLI TALEPLERİNİN FARKINDAYIZ” “İNSANLIK KÜRESEL KRİZLERLE KARŞI KARŞIYA” “ÇÖZÜM AHLAK VE ADALET TEMELLİ YENİ BİR DÜNYA KURMAKTIR”

15 Mar 2026 - 17:33 YAYINLANMA
SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN BERLİN’DE KONUŞTU “DUVARLAR KALICI DEĞİLDİR”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Almanya’nın başkenti Berlin’de partisinin Avrupa teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. İslam ülkelerinin Berlin büyükelçileri ile Türk sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katıldığı programda konuşan Arıkan, küresel gelişmelerden Avrupa’daki Türk toplumunun meselelerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. “DUVARLAR KALICI DEĞİLDİR” Konuşmasında Berlin’in tarihi ve sembolik anlamına dikkat çeken Arıkan, şehrin yalnızca Almanya’nın başkenti değil, aynı zamanda Avrupa’nın önemli siyasi, diplomatik ve kültürel merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Berlin’in geçmişte savaşların yıkımını yaşadığını, Soğuk Savaş döneminde ikiye bölündüğünü ve şehrin ortasına inşa edilen duvarla dünyanın ortasında bir sınır haline geldiğini hatırlatan Arıkan, 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla yeniden birleşmenin mümkün olduğunun tüm dünyaya gösterildiğini belirtti. Brandenburg Kapısı’nın bu anlamda insanlık için bir ders niteliği taşıdığını vurgulayan Arıkan, “Duvarlar kalıcı değildir, bölünmeler kalıcı değildir. İnsanlık er ya da geç kapıları yeniden açmanın bir yolunu bulur.” dedi. “BERLİN, AVRUPA’DAKİ VATANDAŞLARIMIZIN EMEĞİNİN ŞEHRİDİR” Berlin’in aynı zamanda Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türk vatandaşının emeğinin ve mücadelesinin sembol şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Arıkan, bu buluşmanın Avrupa’da yaşayan soydaşlar için de önemli bir mesaj taşıdığını söyledi. Avrupa’daki Türk toplumunun artık yalnızca bir göç hikâyesinin değil, üretimin, katkının ve toplumsal sorumluluğun önemli bir parçası haline geldiğini belirten Arıkan, merhum başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın da Almanya’da akademik çalışmalar yürüttüğünü hatırlattı. “YURTDIŞINDAKİ VATANDAŞLARIMIZIN HAKLI TALEPLERİNİN FARKINDAYIZ” Programda sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de bulunduğunu belirten Arıkan, yurtdışında yaşayan vatandaşların sorunlarının yakından takip edildiğini söyledi. Yurtdışı Türkler Bakanlığı’nın kurulması, yurtdışında seçim bölgelerinin oluşturulması ve yurtdışında yaşayan vatandaşların TBMM’de hakkaniyetli şekilde temsil edilmesinin artık bir ihtiyaç değil zorunluluk olduğunu ifade eden Arıkan, bu konularda çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Yurtdışında yaşayan vatandaşların günlük hayatını doğrudan etkileyen birçok konuda düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Arıkan, askerlik bedelinin yeniden düzenlenmesi, çifte vatandaşlığa geçişin kolaylaştırılması, Türk Hava Yolları uçuşlarının daha ekonomik hale getirilmesi, kişisel telefonların Türkiye’de kısıtlamasız kullanılabilmesi, sağlık hizmetlerinden eşit biçimde yararlanılması ve emeklilik ile finans alanında yaşanan sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi. Arıkan ayrıca Türkiye’ye özel araçlarıyla gelen vatandaşların yaşadığı gümrük ve yol sorunlarının giderilmesi için bürokratik engellerin kaldırılması, işlemlerin hızlandırılması ve gümrüklerin insana yakışır şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Bu konuların çözümü için TBMM’de araştırma önergeleri, kanun teklifleri ve soru önergeleriyle çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. “İNSANLIK KÜRESEL KRİZLERLE KARŞI KARŞIYA” Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Arıkan, teknolojinin hızla geliştiği ve iletişimin kolaylaştığı bir çağda yaşandığını ancak insanlığın ciddi krizlerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Dünyanın yalnızca tekil sorunlarla değil, birbirine bağlı küresel krizlerle karşı karşıya olduğunu belirten Arıkan, ekolojik yıkım, sosyoekonomik eşitsizlik, hak ve özgürlükler alanındaki sorunlar ile savaşların bu tablonun başlıca başlıkları olduğunu ifade etti. Her gün on binlerce insanın açlıktan öldüğünü, yüz milyonlarca insanın temiz suya ulaşamadığını ve milyonlarca çocuğun çalışmak zorunda kaldığını belirten Arıkan, “Sorun dünyanın kaynaklarının yetersizliği değil, kaynakların adil paylaşılmamasıdır.” dedi. GAZZE’DEN DOĞU TÜRKİSTAN’A KÜRESEL VİCDAN KRİZİ Dünya genelinde devam eden çatışmalara dikkat çeken Arıkan, bugün dünya üzerinde 120’den fazla noktada aktif silahlı çatışma yaşandığını ifade etti. Gazze’de yaşananların modern dünyanın en ağır insani sınavlarından biri haline geldiğini belirten Arıkan, Ukrayna’dan Venezuela’ya, Sudan’dan Yemen’e, Arakan’dan Doğu Türkistan’a kadar birçok bölgede insanlık vicdanının sınandığını söyledi. “İRAN’DA YAŞANANLAR KÜRESEL VİCDAN TUTULMASININ YENİ SAHNESİDİR” Arıkan, konuşmasında İran’da yaşanan saldırılara da değinerek, emperyalist güçlerin müdahalelerinin büyük yıkımlar doğurduğunu söyledi. Bu müdahalelerin ardından geriye yıkılmış şehirler, parçalanmış toplumlar ve mezhepsel çatışmaların kaldığını belirten Arıkan, okulda bulunan 7 ila 12 yaşlarındaki 175 kız çocuğunun ABD bombardımanında hayatını kaybetmesinin insanlık vicdanında derin yaralar açtığını ifade etti. Hiçbir jeopolitik hesap veya enerji koridoru planının bir çocuğun yaşam hakkının gasp edilmesini meşrulaştıramayacağını vurgulayan Arıkan, “Çocukların ve kadınların ölümünü umursamayan, okulları, ambulansları ve hastaneleri hedef haline getiren bu emperyalist odaklar insanlığın düşmanlarıdır.” dedi. “İNSANLIK BİR SİSTEM KRİZİYLE KARŞI KARŞIYA” Bugün yaşanan sorunların birbirinden bağımsız olmadığını belirten Arıkan, savaşlar, göç hareketleri, ekonomik eşitsizlik, ekolojik kriz ve bilgi manipülasyonunun aynı sistemin farklı sonuçları olduğunu söyledi. Göç hareketlerinin haritaları dikkate almadığını, pandemilerin pasaport kontrolünden geçmediğini, füzelerin hedef ayırt etmediğini ve iklim değişikliklerinin sınır tanımadığını ifade eden Arıkan, bu nedenle hiçbir ülkenin krizleri tek başına çözemeyeceğini dile getirdi. “ÇÖZÜM AHLAK VE ADALET TEMELLİ YENİ BİR DÜNYA KURMAKTIR” Arıkan, küresel krizlerin çözümünün yalnızca bilim ve teknolojiyle değil, ahlak ve adalet temelli yeni bir dünya anlayışıyla mümkün olacağını söyledi. Ahlakı öncelemeyen hiçbir hareketin insanlığın krizlerini çözemeyeceğini vurgulayan Arıkan, ahlakın gücün haklı olmak anlamına gelmediğini bilmek ve barışın da savaş kadar güçlü bir irade gerektirdiğini kabul etmek olduğunu ifade etti. “İNSANLIK BİR YOL AYRIMINDA” İnsanlığın bugün önemli bir yol ayrımında bulunduğunu belirten Arıkan, bir yolun mevcut düzenin krizlerini kabullenmek olduğunu, diğer yolun ise adaleti yeniden tesis etmekten geçtiğini söyledi. Daha adil ve yaşanabilir bir gelecek için yeni bir dünya tasavvurunun ortaya konulması gerektiğini ifade eden Arıkan, İslamofobi, mezhepçilik ve ırkçılık üzerinden söylem üretmenin kimseye fayda sağlamayacağını vurguladı. “HERKES İÇİN ADALET MÜMKÜNDÜR” Konuşmasının sonunda Saadet Partisi’nin temel misyonunun tüm yeryüzünde adalet ve barışı tesis etmek olduğunu belirten Arıkan, “Herkes için adalet ve herkes için onurlu bir yaşam mümkündür. Yeter ki hakkı esas alalım.” dedi. Arıkan, tüm insanlığa “hak ve adalet ekseninde yeni bir dünya kurma” çağrısı yaptı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: