HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Siyasetini Allah için yapmaya çalışan bir kadroyuz

Siirt'te gençlerle bir araya gelen HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, " Biz; siyasetini Allah için yapmaya çalışan, millete hizmet etmeyi de Allah'ın rızasına ulaştırmanın aracı olarak gören bir kadroyuz ." dedi. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Siirt'te düzenlenen bir programda gençlerle buluştu. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği buluşmada konuşan Yapıcıoğlu, gündeme ve partinin misyonuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Siyasete bir makam, şöhret veya büyüklük taslama aracı olarak değil, millete ve ümmete hizmet kapısı olarak baktıklarının altını çizen Yapıcıoğlu, HÜDA PAR kadrolarının tek gayesinin Allah'ın rızasını kazanmak olduğunu ifade etti.

01 Eyl 2026 - 19:51 YAYINLANMA
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Siyasetini Allah için yapmaya çalışan bir kadroyuz

"Basın sesimizi duyurmuyor, biz de Veda Haccı'ndaki gibi elçiler arıyoruz" Basın yoluyla geniş kitlelere ulaşma noktasında seslerinin yeterince duyurulmadığına dikkat çeken Yapıcıoğlu, bu durumu aşmak için memleketin dört bir yanını dolaşarak halkla birebir temas kurduklarını belirtti. Yapıcıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Teşbihte hata olmasın, Veda Haccı'nda Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam, Arafat'ta 100 binin üzerinde sahabeye hitap etti. 100 bin kişilik bir topluluğa çıplak sesle siz sesinizi duyurabilir misiniz? Mümkün değil. Çok iyi akustiği olan bir tane kapalı mekan olsa belki. Ama açık alanda 100 bin kişiye ses duyuramazsınız. Ama Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam o insanlara sesini duyurdu, nasıl duyurdu? Sadece onlara mı duyurdu? Hayır. Yüzyıllar sonra dünyaya gelen insanlara da duyurdu. Bize kadar ulaştı, değil mi? Peki nasıl ulaştı? O gün kamera yoktu, mikrofon da yoktu, stenograf da yoktu, yani gazeteci de yoktu. O günün gazetecileri şairlerdi. Peki nasıl ulaştı bize? Orada Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam dedi ki: 'Burada bulunanlar, bu söylediklerimi burada bulunmayanlara aktarsın. Olur ki onlar daha iyi anlarlar.'" "Şeytanlaştırmak isteyenlerin çizdiği o simsiyah t ablo gibi değiliz" Bu tarihi hakikatten ders çıkardıklarını vurgulayan Yapıcıoğlu, "Ben de diyorum ki, HÜDA PAR'la doğrudan doğruya temas eden ya da HÜDA PAR'lı bir yetkiliyle oturup konuşan bir kişi ne gördüyse Allah için eksiltmeden, arttırmadan, övmeden, yermeden fotoğraf çeker gibi alsın onu önüne koysun, ona baksın. Gittiği yerde de onu millet sorduğunda milletin önüne öyle bir fotoğraf koysun. Ama birilerinin o çizmeye çalıştığı o simsiyah tablo var ya, şeytanlaştırmak için özel çaba sarf edenlerin dediği gibi de değiliz. Allah o durumlara düşmekten bizleri muhafaza eylesin." şeklinde konuştu. "Kendi menfaatimiz ile milletin menfaati çatışırsa, biz menfaatimizden vazgeçeriz" HÜDA PAR'ın siyasete bakış açısını net ifadelerle özetleyen Yapıcıoğlu, şahsi veya grupsal çıkarların asla ümmetin çıkarlarının önüne geçemeyeceğini belirterek, "Biz siyasete şöyle bakıyoruz; siyaset millete hizmet etme aracıdır. Milletin, memleketin menfaati gerektirdiğinde biz kendi zararımıza olacak şeyleri yaparız. Eğer bir tarafta bizim menfaatimiz, bir tarafta da milletin umumun menfaati varsa, ikisi çatışıyorsa veya çakışıyorsa biz kendi menfaatimizden vazgeçeriz. Çünkü asıl olan daha kalabalıkların menfaatidir. Hiç kimse kendi grubunun menfaatini milletin, ümmetin umumi menfaatinin önüne de koymamalıdır. Biz böyle bakıyoruz." ifadelerini kullandı. "Milletvekili oldum diye Allah katında değerim artmadı" Makamların insanı Allah katında üstün kılmadığına işaret eden Yapıcıoğlu, siyasetin bir tahakküm aracı olarak kullanılamayacağını şu sözlerle dile getirdi: "Biz diyoruz ki, siyaset bir hizmet etme aracıdır; millete büyüklük taslama aracı değil. Her bir siyasetçi yola çıkınca ne diyor? 'Vallahi' diyor, 'ben kendime bir şey istemiyorum. Ben millete hizmet etmek için bu işe girdim.' Eğer doğruysa, samimiyse, buyur işte; daha fazla hizmet etmenin bir yoludur, bu kadar. Başka bir şey değil. Ben milletvekili oldum diye ne boyum uzadı, ne kilom arttı, ne de Allah katında benim değerim arttı. Ama eğer ben o makamı gerçekten Rabbimi kendimden razı etmek için, millete hizmet etmek için kullanırsam o zaman belki Allah katında benim derecem yükselir." "Ölüm yokluk değil, ahirette hesap vardır" Siyasetin merkezine Allah rızasını ve ahiret inancını koyduklarını belirten Yapıcıoğlu, "Ben ölümlüyüm ve ben iki dünyalıyım. Ölüm yokluk değil. Ölüm yeni bir başlangıçtır, ölüm yeni bir hayata doğmaktır. Ölüm dünyadan göçüp ahirete doğmaktır ve ahirette hesap vardır. Herkes yaptığının ya da yapmak zorunda olup da yapmadığının hesabını verecektir. Ben buna inanıyorum ve ben önce Rabbimi kendimden razı etmeye çalışırım. Birileri benden razı olacak diye, birileri bana destek verecek diye, birileri beni alkışlayacak diye Rabbimin rızasından uzaklaşacak hareketleri yapamam ben." değerlendirmesinde bulundu. "Hayatımız, ölümümüz, siyasetimi z ve ticaretimiz Allah içindir" "Biz Allah'ın izniyle kendi ahiretimizi dünyamız için, dünya makamları için feda etmeyeceğiz." diyen Yapıcıoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: "'İnne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi'l-âlemîn.' Ne demek? Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. Biz de ilave ediyoruz, diyoruz ki; benim namazım, ibadetlerim, hayatım, ölümüm, siyasetim, ticaretim, muhabbetim, nefretim, kızgınlığım, öfkem her şey âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. Böyle yapan kazanır, gerisi kaybeder. Seviyorsan Allah için sev. Nefret ediyorsan Allah için nefret et, Allah'ın nefret ettiği şeylerden nefret et. Allah'ın sevdiği şeyleri sev. Diyoruz ki: 'Allah'ım, bizi sevdiğin kullarına sevdir ve sevdiğin kulları bize sevdir. Bizim kalplerimizde hiçbir mümine karşı bir kin bırakma ve bizim kinimizi de hiçbir mümin kardeşimizin kalbine koyma.' Bizim samimi duamız budur. Biz; siyasetini Allah için yapmaya çalışan, Allah'ın rızasını kazanmaya çalışan, millete hizmet etmeyi de Allah'ın rızasına ulaştırmanın aracı olarak gören bir kadroyuz."

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: