HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Fon krizinde kast ya da ihmali olanlar hukuk önünde hesap vermelidir

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Kayseri’de basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantnda fon krizinde kast ya da ihmali olanlardan hukuk önünde hesap sorulması gerektğini belirt. Kayseri’de kahvaltlı basın toplantsında gazetecilerle bir araya gelen HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu; borsadaki fon krizi, ekonomi, yeni anayasa süreci, toplumu ifsat eden sapkın akımlar ve Gazze'de yaşanan siyonist vahşete ilişkin önemli mesajlar verdi.

27 Eyl 2026 - 21:43 YAYINLANMA
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Fon krizinde kast ya da ihmali olanlar hukuk önünde hesap vermelidir

"Hiç kimsenin mağdur olmasına frsat tanınmamalıdır" Son günlerde kamuoyunu meşgul eden fon dolandırıcılığı iddialarına değinerek sözlerine başlayan Yapıcıoğlu, birçok vatandaşın suni bir şekilde yükseltlen fonlara büyük miktarda para kaptrdığını belirt. Konunun ttzlikle ve ciddiyetle soruşturulması gerektğinin altnı çizen Yapıcıoğlu, "Hukukun üstünlüğünün anlamlarından birisi de şudur ki herkes kanun önünde eşitr. Makamı, mevkisi, ismi, sosyal statüsü ya da siyasi pozisyonu ne olursa olsun bu işte kast ya da ihmali olan her kim varsa mutlaka hukuk önünde hesabını vermeli ve hiç kimsenin mağdur olmasına frsat tanınmamalıdır." dedi. “Kontrol mekanizmalarında görevli olanlar da bunun hesabını vermeli” Yapıcıoğlu, anormallikleri fark edip müdahale etmesi gereken kontrol mekanizmalarındaki görevlilerin de hesap vermesi gerektğini vurgulayarak, “Sadece bu fonlara giriş yapıp kısa sürede çok ciddi kârlar elde eden kişiler değil; bunları ttzlikle takip etmesi gereken ve bir anormallik gördüğünde müdahale etmesi gereken kontrol mekanizmalarında görevli olanlar da bunun hesabını vermeli. Niçin böyle oldu, ne zamandan beri böyle oldu, bunun sorumlusu nedir ve bir daha böyle olmaması için ne tür önlemler almalı? Bunlar detaylı bir şekilde ortaya konmalıdır." ifadelerini kullandı. "Asgari ücret asla açlık sınırının, en düşük emekli maaşı da asgari ücretn altnda olmamalıdır" Türkiye'nin kalbi, sanayi ve tarım kent Kayseri'de vatandaşın en büyük gündeminin ekonomi olduğunu belirten Yapıcıoğlu, enfasyonun bir türlü düşürülemediğine dikkat çekt. Anayasa Mahkemesi önünde yaşanan ve bir emekli memurun hayatna son verdiği vahim olaya değinen Yapıcıoğlu, inançları gereği intharı asla tasvip etmediklerini hatrlatarak şunları kaydet: "Hiçbir şart altnda hiçbir vatandaşımızın canına kıymasını biz doğru bulmayız. İnsan kendi bedeninin sahibi değildir, bu beden bize emanetr. Ama emeklilerin içinde bulunduğu durum maalesef bu şekilde gündeme geldi. Emekli geçinemiyor. Bizim öteden beri söylediğimiz bir şey var: Asgari ücret asla açlık sınırının altnda olmamalı, en düşük emekli maaşı da asgari ücretn altnda olmamalıdır. Açlık sınırı, 4 kişilik bir ailenin sadece sağlıklı beslenmesi için gereken parayı ifade eder. Oysa kiracı olan dar gelirliler gelirlerinin yarısından fazlasını kiraya veriyor; bunun haricinde elektrik, su, doğal gaz, eğitm, ulaşım giderleri var. Dar gelirli vatandaşlar tahammül sınırlarının sonuna gelmiştr ve o sınır artk geçilmiştr." "Sıkı para politkasından ve faizleri yükseltmekten vazgeçin" Ekonomi yönetminin 2023 seçimlerinden bu yana uyguladığı enfasyonla mücadele politkalarını eleştren Yapıcıoğlu, Türkiye'deki enfasyonun talep değil, maliyet kaynaklı olduğunu belirt. Yüksek faiz ve piyasadan para çekme (sıkılaştrma) politkalarının esnaf ve sanayiciyi zor durumda bıraktğına dikkat çeken Yapıcıoğlu, yetkililere şu sözlerle seslendi: "Piyasadaki parayı sünger gibi emerseniz esnafn işi kırılır. Sanayici üretğini satamaz, satğının parasını alamaz. Nitekim Kayseri OSB'de 1000'den fazla işçi çalıştran çok büyük bir frmanın tası tarağı toplayıp gitğini biliyoruz. Ekonomi yönetmine sesleniyorum: Yüksek faizler enfasyonu düşürmedi. Bu yöntemin doğru olmadığı son 3 yılın uygulamalarıyla kanıtlandı. Gelin bu yöntemden vazgeçin. Tarımda cumhuriyet tarihinin en yüksek üretm miktarına ulaşmamıza, rekolte artşlarına rağmen fyatlar düşmüyor. Çünkü tarımsal girdiler çok yüksek ve aracıların fahiş kâr hevesi var. Vatandaşın ucuz gıdaya ulaşması için faizleri yükseltmek suretyle piyasadaki parayı emmekten bir an önce vazgeçilmeli; sanayici, çifçi, asgari ücretli ve emekliyi rahatlatcı adımlar mutlaka atlmalıdır." "Bizi bin yıldır kardeş kılan ve kaderdaş yapan şey ortak inancımızdır" 40 yıllık şiddet ve çatşma döneminin sona ermesine yönelik atlan adımları tarihi bir gelişme olarak niteleyen Yapıcıoğlu, Meclis'te 467 oyla çıkarılan yasaya atfa bulunarak sürecin dönüşü olmayan bir yola girdiğini temenni etklerini söyledi. Silahın ve şiddetn en büyük zararı bölge insanına, Kürt halkına verdiğini belirten Yapıcıoğlu, kardeşlik vurgusu yapt: "Malazgirt'ten beri iki kavim kardeşçe birlikte yaşadılar. Bizi kardeş kılan şey, bin yıldır ortak vatanda kaderdaşlık yaptran şey ortak inancımızdır. Bu temelin mutlaka güçlü tutulması gerekir. Eğer bu temel zayıfarsa başka bir beşerî ideolojinin bu kadim toplulukları kardeşçe bir arada yaşatmasının imkân ve ihtmali bize göre yoktur. O ortak zemine yönelmiş her saldırı aslında kardeşliğe yapılan bir saldırıdır." "Kendi çocuklarımızı kendinize benzetmenize izin vermeyeceğiz" Küresel çapta dayatlan ve aileyi hedef alan eşcinsel sapkın akımların ifsat çalışmalarına karşı net mesajlar veren Yapıcıoğlu, bu grupların "Ailem Güvende" operasyonlarına karşı sanki ölüm listesine konulmuşlar gibi bir mağduriyet algısı oluşturmaya çalıştğını belirt. Bu propagandalara asla müsaade etmeyeceklerinin altnı çizen Yapıcıoğlu, "Mevcut yasalara göre özel alanında yapan yapıyor, kimsenin karıştğı yok. Fakat bu sapkın gruplar, kendi sapıklıklarının propagandasını yapıp bizim çocuklarımıza bulaştrmaya çalışıyorlar. Buradan bir kez daha söylüyoruz: Kendi çocuklarımızı kendinize benzetmenize izin vermeyeceğiz, veremeyiz! Asıl beka sorunu, toplumun varlık yokluk meselesi budur. Yapılan faaliyetler insana savaş açmaktr, insan neslinin sonunu getrecek sapkınlıklardır. Sapkınlığın propagandasına kesin bir engel konmalı ve bunu yapmakta ısrar edenler mutlaka cezalandırılmalıdır." şeklinde konuştu. "Sivil bir anayasa siyaset kurumunun bu millete karşı namus borcudur" Yeni anayasa tartşmalarına da değinen Yapıcıoğlu, "Sadece kurucu meclisler anayasa yapabilir" tezini sert bir dille eleştrdi. TBMM'nin yeni bir anayasa yapma yetkisi, yeteneği ve birikimi olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, "Milletn yüzde 90'ından fazlasını temsil eden 16 partnin bulunduğu bir mecliste yeni anayasa yapılamayacaksa kim yapacak? Darbeciler mi? Yeni bir anayasa yapmak için illa devletn yıkılması mı gerekir? Ya da 12 Eylül'de, 27 Mayıs'ta olduğu gibi askerin partleri kapatp anayasayı çöpe atması mı gerekir? Hayır! Bu meclis kendi yetkisine ve hukukuna sahip çıkmalıdır. 21 kez değişmesine rağmen iskelet duran bu cunta anayasasından kurtulmak; milletmizin değerleriyle uyumlu, adil ve sivil bir anayasa yapmak siyaset kurumunun millete karşı bir namus borcudur." ifadelerini kullandı. "Siyonistlerin pervasızlığının en büyük nedeni İslam ülkelerinin dağınıklığıdır" Konuşmasının sonunda Gazze'de yaşanan siyonist vahşete dikkat çeken Yapıcıoğlu, 7 Ekim'den bu yana devam eden soykırımda 2 milyonluk şehirde 80 binin üzerinde şehit verildiğini ve enkaz altnda on binlerce cenaze bulunduğunu hatrlat. Siyonist işgal rejiminin hastaneleri vurduğunu, ağır iş makinelerinin girişini engellediğini ve Filistn halkını açlığa mahkum etğini belirten Yapıcıoğlu, Gazze'ye girmesine izin verilen az sayıdaki kamyonda ise temel gıda maddeleri yerine tcari atştrmalıkların bulunduğunu ifade et. Yaşanan katliamlarda ABD ve Bat'nın desteği kadar İslam dünyasının sessizliğinin de payı olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, İthad-ı İslam çağrısı yaparak sözlerini şöyle tamamladı: "Siyonizmin bütün dünyanın gözünün içine bakarak bu kadar pervasızca katliamlarına devam etmesinin en büyük nedeni biz Müslümanların, İslam ülkelerinin dağınıklığındandır, birbirimizle uğraşmamızdandır. Bütün İslam dünyasına sesleniyorum: Çekişmeleri bir kenara bırakın, en azından ilk kıblemiz Mescid-i Aksa konusunda güçlerinizi birleştrin. İthad-ı İslam her Müslümanın gündeminin en önemli başlıklarından birisi olmalıdır. Biz ne zaman özümüze döner, kendimiz olur ve güçlerimizi birleştrirsek, tarih şahitr ki zalimlerin gözünü ancak o zaman korkuturuz."

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: