HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Gültekin: Asgari ücret hiçbir surete açlık sınırının altında kalmamalı
HÜDA PAR İktsat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, katldığı HAK-İŞ çalıştayında asgari ücretn kesinlikle açlık sınırının altnda kalmaması ve en düşük emekli maaşının asgari ücrete sabitlenmesi gerektğini belirt. HAK-İŞ Konfederasyonu tarafndan düzenlenen "Çalışma Hayatnda Gelecek 50 Yıl Çalıştayı", işçi, işveren, sendika temsilcileri ve akademisyenlerin katlımıyla gerçekleştrildi. Çalıştayda katlımcılara hitap eden HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve İktsat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, partsinin çalışma hayatna ve ekonomi politkalarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
"Ekonomi, rakamlardan ibaret değildir; önce insan, öncelik adalet" Ekonominin merkezine insanı, önceliğine ise adalet koyduklarını vurgulayan Gültekin, çalışma hayatnın sadece ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını belirterek, "Bugün burada yalnızca ücretleri, vergi oranlarını veya ekonomik göstergeleri konuşmak için bir araya gelmedik. Aslında insanımızın geçimini, ailelerimizin geleceğini, alın terinin karşılığını ve toplumumuzun adalet anlayışını konuşacağız." dedi. Ekonominin tabana yansıyan gerçekliğine dikkat çeken Gültekin, "Çünkü ekonomi rakamlardan ibaret değildir. Ekonomi; sabah erkenden işine giden işçinin, ay sonunu getrmekte zorlanan memurun, emekli maaşıyla geçinmeye çalışan büyüğümüzün, sifah yapmayı bekleyen esnafmızın ve geleceğini kurmak isteyen gençlerimizin meselesidir. HÜDA PAR olarak temel yaklaşımımız şudur; önce insan, öncelik adalet." ifadelerini kullandı. "Büyüme toplumun sofrasına yansımıyorsa ortada bir sorun vardır" Bir ülkenin ekonomisinin büyümesinin ve üretminin artmasının tek başına yeterli olmadığını, üretlen refahın adil paylaşılması gerektğini dile getren Gültekin, şunları kaydet: "Bu büyüme toplumun geniş kesimlerinin sofrasına, cebine ve hayatna yansımıyorsa burada üzerine düşünmemiz gereken önemli sorunlar var demektr. Asıl soru yalnızca ne kadar üretğimiz değil, önceliğimiz üretğimiz refahın toplumun kesimlerine ne kadar yansıdığıdır. Emeğinin karşılığını alamadığı, ücretlinin daha maaşını eline almadan vergilendirildiği, temel ihtyaçlarını karşılamak için harcadığı paranın önemli bir kısmını dolaylı vergilerle kaybetği bir düzende adil refahtan söz etmek mümkün değildir." "Aileyi esas alan bir vergi anlayışına ihtyaç vardır" Vergi sistemindeki adaletsizliklere değinerek, gelir durumuna ve aile yapısına göre bir vergilendirme çağrısı yapan Gültekin, "Vergi, devletn kamu hizmetlerini yerine getrmesi için gerekli bir kaynaktr. Ancak verginin kimden, ne kadar ve hangi ölçüye göre alındığı da en az kendisi kadar önemlidir. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı; dar gelirlilerin omuzundaki yük haffetlmelidir. Aynı zamanda aileyi esas alan bir anlayışa ihtyaç vardır. Çünkü aynı ücret alan iki insanın geçim yükü aynı olmayabilir." şeklinde konuştu. "Asgari ücret ve emekli maaşı için Meclis'e kanun teklif sunduk" Milyonlarca çalışanı ve emekliyi ilgilendiren yasal düzenleme taleplerini HAK-İŞ kürsüsünden kamuoyuyla paylaşan Gültekin, asgari ücretn açlık sınırına kurban edilmemesi gerektğinin altnı çizerek şu ifadeleri kullandı: "Buradan Hak-İş Konfederasyonu aracılığıyla kamuoyuna Meclis'e sunduğumuz bir kanun teklifnden de söz etmek istyorum. Asgari ücretle ilgili sunmuş olduğumuz kanun teklif; asgari ücretn kesinlikle, asla açlık sınırının altnda olmaması gerektğini ve en düşük emekli maaşının da en az asgari ücret kadar olması gerektğini içermektedir. Yani hiçbir surete asgari ücret açlık sınırının altnda kalmamalı, en düşük emekli maaşı da asgari ücrete sabitlenmelidir." "Faize ayrılan kaynaklar isthdam ve eğitme yönlendirilmelidir" Türkiye ekonomisinin kanayan yarası olan faiz ödemelerine de tepki gösteren Gültekin, bütçe kaynaklarının doğru yönetlmesi gerektğini belirt:"Bir diğer önemli mesele de faiz yüküdür. Maalesef geçtğimiz 10 ayda 2 trilyon değerinde faiz ödendi. Faiz yükü de oldukça önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Kamu kaynaklarının önemli bir kısmı faiz ödemelerine harcanmaktadır. İsthdama, eğitme ve sosyal desteklere daha fazla kaynak ayırma imkânımız varken, faize kaynak ayrılmaktadır. Elbete bütün bunları başarabilmek için işçi, işveren sendikaları, kamu kurumları, siyasi partler ve akademi arasında samimi bir istşareye ihtyaç vardır. Farklı görüşlerimizi ortaya koymalı, ortak sorunlarımıza uygulanabilir çözümler üretmeliyiz." "Güçlü bir denetm mekanizması devreye sokulmalıdır" Kayıt dışı isthdam ve son dönemde gündemi meşgul eden "fon krizleri"ne de işaret eden Gültekin, denetmsizliğin getrdiği tahribata dikkat çekt. Gültekin, "Son zamanlarda ortaya çıkan fon krizi de göstermiştr ki kayıt dışılıkta da, kayıtlı isthdamda da eğer güçlü bir denetm mekanizması devreye sokulmazsa bunun üstesinden gelme imkânımız maalesef yoktur." uyarısında bulundu. Gültekin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Adil paylaşım olmadan refah, emeğin hakkı korunmadan sosyal barış, vergide adalet sağlanmadan da güçlü bir toplum dayanışması maalesef tesis edilemez.”