DEVA Partili Karal: “Temmuz’da bütçe açığı 16 katına çıktı; ‘vatandaşa kaynak yok’ diyenler faize 7 ayda 1,8 trilyon lira ödedi ”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Temmuz ayı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi.
"Bu nasıl bütçe yönetimi? 7 ayda bu kadar açık akıl mantık işi mi?" Temmuz ayında bütçe açığının geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 16 kat artarak 378,1 milyar liraya çıktığına, yılın ilk 7 ayında ise faiz ödemelerinin 1 trilyon 791 milyar liraya ulaştığına dikkat çeken Karal, “Vatandaşa gelince tasarruf, emekliye gelince kaynak yok, çiftçiye gelince bütçe imkânları sınırlı deniliyor. Ama faize gelince musluk sonuna kadar açılıyor. Sadece 7 ayda 1,8 trilyon liraya yakın para faize ödendi. Bu, ortalama her gün 8,4 milyar, her saat 352 milyon, her dakika 5,9 milyon, her saniye ise yaklaşık 98 bin liranın faize gitmesi demektir. Millet kemer sıkıyor, bütçe faiz ödüyor” dedi. DEVA Partili Karal, Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre merkezi yönetim bütçesinin 2025 yılı Temmuz ayında 23,9 milyar lira açık verdiğini, bu yılın aynı ayında ise açığın 378,1 milyar liraya yükseldiğini belirtti. Karal, Temmuz ayında bütçe giderlerinin geçen yılın aynı ayına göre yüzde 59,8 artmasına karşılık bütçe gelirlerindeki artışın yüzde 28,8’de kaldığını vurguladı. “Gelir yüzde 29 arttı, gider yüzde 60; bu gidişat sürdürülemez” Bütçedeki bozulmanın yalnızca açık rakamından ibaret olmadığını belirten Karal, gelir ve gider arasındaki makasın giderek açıldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Bir yılda geliriniz yüzde 28,8 artarken gideriniz yüzde 59,8 artıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Temmuz ayında devletin kasasına 1 trilyon 412 milyar lira girmiş, kasadan 1 trilyon 790 milyar lira çıkmış. Bir ayda 378 milyar liralık açık oluşmuş. Geçen yıl aynı ayda 24 milyar liraya yakın olan açık bugün 378 milyar liraya ulaşmış. Yani bütçe açığı bir yılda yaklaşık 16 katına çıkmış. Bu rakamlar mali disiplin söylemleriyle örtüşmüyor. Bu nasıl bütçe yönetimi? 7 ayda bu kadar açık akıl mantık işi mi?” “Bir ayda 327 milyar lira faiz ödediler” Karal, Temmuz ayındaki 1 trilyon 790,5 milyar liralık toplam bütçe giderinin 326,8 milyar lirasının faiz ödemelerinden oluştuğunu belirtti. Geçen yılın aynı ayında yaklaşık 134,6 milyar lira olan faiz giderinin bu yıl yaklaşık yüzde 143 arttığına işaret eden Karal, “Temmuz ayında faiz faturası bir yılda 2,4 katına çıktı. Bir ayda 327 milyar liraya yakın faiz ödemek, ekonominin nasıl bir faiz yükünün altına sokulduğunu açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı. Faiz dışı dengedeki bozulmanın da alarm verdiğini belirten Karal, bütçenin gelir-gider dengesindeki makasın giderek açıldığına dikkat çekti. “7 ayda 1 trilyon 791 milyar lira faiz; milletin sırtındaki asıl yük budur” Yılın ilk 7 aylık sonuçlarının da bütçe üzerindeki faiz yükünü açıkça gösterdiğini belirten Karal, Ocak-Temmuz döneminde bütçe giderlerinin 10 trilyon 520,7 milyar liraya, bütçe gelirlerinin 9 trilyon 199,7 milyar liraya ulaştığını; toplam bütçe açığının ise 1 trilyon 320,9 milyar lira olduğunu söyledi. Aynı dönemde faiz giderlerinin 1 trilyon 791 milyar liraya ulaştığını hatırlatan Karal, şu değerlendirmede bulundu: “Daha yılın 7 ayında 1 trilyon 791 milyar lirayı faize ödedik. Bu para fabrikaya, üretime, tarıma, eğitime, sağlığa, gençlerin istihdamına ve vatandaşın refahına yönlendirilebilecek devasa bir kaynaktır. Ama yanlış ekonomi politikalarının faturası olarak faiz ödemelerine gidiyor. Emekliye ‘kaynak yok’ diyorlar, asgari ücretliye ‘bütçe dengesi’ diyorlar, çiftçiye kanunun emrettiği desteği vermiyorlar, esnafa ve dar gelirliye sabır tavsiye ediyorlar. Ama faize 7 ayda 1,8 trilyon liraya yakın kaynak bulabiliyorlar. Faize ödenen her kuruş üretimden, yatırımdan, istihdamdan ve milletimizin refahından eksilen bir liradır. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla faiz ödeyen bir ekonomi değil güven veren, üreten, yatırım çeken, istihdam oluşturan bir ekonomidir. Bunun yolu da ehliyet ve liyakatten, hukukun üstünlüğünden, öngörülebilirlikten ve doğru ekonomi politikalarından geçmektedir. Kamu kaynakları milletin emanetidir. Bu emaneti faiz sarmalına teslim etmek yerine milletin refahı için kullanmak zorundayız.”