DEVA Partili Karal: “173 milyar dolarlık kayıp, Türkiye'nin yaklaşık 4 aylık bütçesine denk geliyor”

“173 milyar dolar, 25,6 milyon kişiye bir yıl boyunca asgari ücret, 30,6 milyon emekliye ise bir yıl boyunca en düşük emekli aylığı ödenebilecek büyüklükte bir tutar” DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın, halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin son iki ayda 479 milyar dolardan 306 milyar dolara gerilediğini ve kaybın 173 milyar doları aştığını belirten açıklamasının ardından, yaşanan değer kaybının büyüklüğünü Türkiye'nin 2027 yılı bütçesiyle karşılaştırdı. Yaklaşık 8 trilyon 640 milyar liraya karşılık gelen bu tutarın, Türkiye'nin 2027 yılı toplam bütçesinin yüzde 31,7'sine, diğer bir ifadeyle yaklaşık dört aylık bütçe harcamasına denk geldiğine dikkat çeken Karal, “173 milyar doların nasıl bir parasal büyüklük olduğunu biliyor musunuz? Tam 8 trilyon 640 milyar lira! Dile kolay, 173 milyar dolar. Söylemesi birkaç saniye ama büyüklüğünü anlatmak için bir ülkenin bütçesini, milyonlarca insanın geçimini ve yılların emeğini konuşmak gerekiyor” dedi.

02 Kas 2026 - 12:50 YAYINLANMA
DEVA Partili Karal: “173 milyar dolarlık kayıp, Türkiye'nin yaklaşık 4 aylık bütçesine denk geliyor”

“Halka açık şirketlerin piyasa değeri iki ayda 173 milyar dolardan fazla geriledi” DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın fnansal piyasalarda yaşanan değer kaybına ilişkin açıklamalarını değerlendiren Karal, söz konusu rakamın Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı büyüklüğe dikkat çekti. Babacan'ın, “Kayıp 173 milyar doları geçti! Son 2 ayda halka açık şirketlerimizin toplam değeri 479 milyar dolardan 306 milyar dolara düştü” sözlerini hatırlatan Karal, yaşanan gelişmelerin bütün yönleriyle araştırılması ve kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı. 173 milyar doların vatandaşların gelirleri üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Karal, 2026 yılı ücret ve aylıklarını esas alarak yaptığı karşılaştırmada şu ifadeleri kullandı: “Bugün net asgari ücret 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığı ise 23 bin 552 lira. 173 milyar doların Türk lirası karşılığıyla, 25,6 milyon kişiye tam 12 ay boyunca net asgari ücret tutarında ödeme yapılabilir. Aynı büyüklükteki bir tutarla 30,6 milyon emekliye bir yıl boyunca en düşük emekli aylığı kadar ödeme yapılabilir. Bir tarafta ay sonunu getirmekte zorlanan milyonlarca çalışanımız ve emeklimiz, diğer tarafta yalnızca iki ayda halka açık şirketlerin piyasa değerinde yaşanan 173 milyar doları aşan düşüş var. Bu karşılaştırma, karşı karşıya olduğumuz rakamın büyüklüğünü bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.” “Eğitim bütçesinin 2,3 katı, sağlık hizmetlerine ayrılan kaynağın 4 katı” 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklif'nde öngörülen kaynaklar üzerinden yaptığı hesaplamaları paylaşan Karal, 173 milyar dolarlık tutarın eğitimden sağlığa, tarımdan sosyal yardımlara kadar birçok alana ayrılan yıllık kaynakların katbekat üzerinde olduğunu belirtti. Karal, karşılaştırmayı şöyle sürdürdü: “173 milyar dolar, Türkiye'nin 2027 yılı toplam bütçesinin yüzde 31,7'sine karşılık geliyor. Yani devletimizin yaklaşık dört aylık bütçe harcaması büyüklüğünde bir tutardan söz ediyoruz. Bu rakam, 2027 yılı için üniversiteler dahil toplam eğitim bütçesinin 2,3 katı, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin 3,5 katı, merkezî yönetim bütçesinden sağlık hizmetlerine ayrılan kaynağın 4 katı büyüklüğünde. Sosyal yardım ve destekler için ayrılan bütçenin 6,4 katı, tarıma yönelik toplam kaynak ve teşviklerin ise 6,6 katı kadar bir tutardan söz ediyoruz. 173 milyar dolar, 2027 yılında deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılık için ayrılan bütçenin 11,2 katı. Dar gelirli vatandaşlarımızın konuta erişimini desteklemek amacıyla ayrılan sosyal konut fnansman desteğinin 34,6 katı. Çiftçilerimize ayrılan tarımsal destek programları bütçesinin 36,8 katı, tarımsal sulama yatırımları için ayrılan kaynağın 49,6 katı. Yeni doğan çocuklarımız ve aileleri için ayrılan doğum yardımları bütçesinin ise tam 102,8 katı. Bunların her biri, devletimizin bir yıl boyunca milyonlarca vatandaşımıza hizmet sunmak için ayırdığı kaynaklar. Yalnızca iki aylık piyasa değeri kaybının bu bütçe kalemleriyle karşılaştırılabilecek büyüklüğe ulaşması son derece dikkat çekicidir. Ekonomide güven kolay kazanılmıyor. Yatırımcının güvenini, vatandaşın birikimini, şirketlerimizin değerini korumak zorundayız. Böylesine büyük bir piyasa değeri kaybının nedenleri bütün yönleriyle ortaya konulmalı, varsa ihmal ve usulsüzlükler araştırılmalı, sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmalıdır.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter:

ÇOK OKUNANLAR