DEVA Partili İdris Şahin’den Erdoğan’a Boğaziçi tepkisi: “Üniversite fethedilecek bir kale değil, özgür bilim yuvasıdır”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’nde bir grup öğrenciyle yaptığı "arkanda kim var" diyaloğuna sert tepki gösterdi. Şahin, üniversitelerin siyasal güç ilişkilerinin değil, hukukun ve özgür düşüncenin alanı olması gerektiğini vurguladı.

14 Şub 2026 - 16:16 YAYINLANMA
DEVA Partili İdris Şahin’den Erdoğan’a Boğaziçi tepkisi: “Üniversite fethedilecek bir kale değil, özgür bilim yuvasıdır”

“Gençleri korku ve linç ikilemine sıkıştırıyorsunuz” Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananları dikkatle izlediklerini belirten Şahin, Erdoğan’ın tavrını şu sözlerle eleştirdi: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öğrencilere ‘Kafanı takma, arkanda kim var?’ demesi, üniversitelerdeki kutuplaşmanın ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Bu diyalog, gençlerimizi korku ve linç iklemine sıkıştırmaktan başka bir şey değildir. Sayın Erdoğan, siz bu ülkenin Cumhurbaşkanısınız ve üniversitelerdeki tüm gençler sizin evladınızdır. Onları ayrıştırmadan, ötekileştirmeden bir dil kullanmanız gerekirken, Boğaziçi’ni sanki fethedilecek bir kale gibi görüyorsunuz.” “Diğer öğrencilerin arkasında kim olacak?” Üniversitelerde kimsenin bir siyasi hamiliğe ihtiyaç duymaması gerektiğini ifade eden İdris Şahin, “Üniversitelerde kimsenin arkasına bakmasına gerek yoktur; hukukun, akademik özgürlüğün ve eşitliğin arkasında olmak yeterlidir. Gençlere il başkanını değil; ilimi, bilimi ve hukuka bağlılığı tavsiye etmeniz gerekir. Birilerine arka çıkılacaksa, Cumhurbaşkanı olarak halkın tamamına eşit davranmalı, bütün gençlerin hamiliğini üstlenmelisiniz. Peki, sizin işaret ettiğiniz grubun dışındaki diğer öğrencilerin arkasında kim olacak?” diye sordu. “Baskıcı zihniyet eleştirisi yapılması ironiktir” Üniversitelerdeki yönetim anlayışına da değinen Ankara Milletvekili Şahin, açıklamasını şu tespitlerle sürdürdü: “Sayın Erdoğan'ın konuşmasında baskıcı zihniyet eleştirisi yapıyor olması ironiktir. Çünkü yıllardır üniversitelerde atamalar ve rektörlükler üzerinden tam da bu tür bir kontrol mekanizması işletiliyor. Protesto eden öğrencilerin gözaltına alındığı, diğer tarafta ise ‘güçlü olan biziz’ denildiği bir ortam özgürlük değil, otoriter bir yaklaşımdır. Üniversiteleri ideolojik kamplara bölmek yerine, bilimsel özgürlüğü ve çoğulculuğu esas alalım.” “Gençleri anlamaya davet ediyoruz” Şahin, iktidarı kutuplaştırıcı dilden vazgeçmeye çağıran konuşmasını, “Eğer gerçekten hedeflere yürümekten bahsediyorsak, bunu baskıyla değil; adaletle, şeffaflıkla ve gençlerin özgür iradesiyle yapalım. Siyasette asıl olan makam değil, birleştirici bir duruştur. İktidarı, üniversitelerdeki tüm evlatlarımızı kucaklamaya ve gençleri gerçekten anlamaya davet ediyoruz.” sözleriyle tamamladı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: