DEVA Partili Elif Esen: “Kadın cinayetleri karşısında araştırma değil, sonuç üretme zamanı”

TBMM Genel Kurulu’nda kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri üzerine konuşan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, Meclis’in geçtiğimiz yıl hazırladığı Kadına Şiddet Araştırma Komisyonu raporuna rağmen somut adımlar atılmadığını belirterek, “Eğer sonuç, eylem ve kanun üretemeyeceksek neden aylarca komisyon çalışmaları yapıyoruz?” diye sordu.

04 Mar 2026 - 13:45 YAYINLANMA
DEVA Partili Elif Esen: “Kadın cinayetleri karşısında araştırma değil, sonuç üretme zamanı”

TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Esen, Türkiye’de kadınların yaşam hakkının giderek daha ağır bir tehdit altında olduğunu söyledi. Sadece geçen hafta bir gün içinde altı kadının öldürüldüğünü hatırlatan Esen, bu kadınların tamamının eşleri ya da eski eşleri tarafından öldürüldüğüne dikkat çekti. Esen konuşmasında, “Her cinayetin arkasında çoğu zaman daha önce dile getirilmiş endişeler, yapılmış başvurular, verilmiş şikâyet dilekçeleri ve alınmış ama etkin uygulanmamış tedbirler bulunuyor. Risk değerlendirmeleri yüzeysel kalıyor, uzaklaştırma kararları etkin biçimde izlenmiyor, ihlaller caydırıcı yaptırımlara bağlanmıyor” ifadelerini kullandı. “Cezasızlık algısı derinleşiyor” Kadın cinayetleri davalarında uygulanan ceza indirimlerinin toplumsal adalet duygusunu zedelediğini belirten Esen, özellikle “haksız tahrik” ve “iyi hal” değerlendirmelerinin istisnai olması gerekirken fiilen rutin bir uygulamaya dönüştüğünü söyledi. Esen, “Bu durum yalnızca cezaların hafiflemesine yol açmıyor; aynı zamanda toplumda güçlü bir cezasızlık algısı yaratıyor ve caydırıcılığı ortadan kaldırıyor” dedi. “Tahliye ve infaz süreçlerinde mağdur güvenliği esas alınmalı” Şiddet geçmişi bulunan kişilerin tahliye ve infaz süreçlerinde mağdur güvenliğinin yeterince gözetilip gözetilmediğinin de ciddi bir soru işareti olduğunu vurgulayan Esen, risk analizlerinin nesnel ve standart yöntemlerle yapılması gerektiğini ifade etti. Şüpheli kadın ölümleri için çağrı Esen, yüksekten düşme ya da intihar olarak kaydedilen ve delil yetersizliği gerekçesiyle kapanan şüpheli kadın ölümlerine de dikkat çekti. “Etkin soruşturma yükümlülüğü yalnızca bir ceza hukuku meselesi değildir” diyen Esen, devletin Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün bulunduğunu hatırlattı. Somut adım çağrısı Kadına yönelik şiddetle mücadelede artık veri temelli ve hesap verebilir bir sistem kurulması gerektiğini vurgulayan Esen, şu adımların atılması gerektiğini söyledi: • Ulusal ölçekte standartlaştırılmış risk analiz mekanizması kurulması • İnfaz ve tahliye süreçlerinde mağdur güvenliğinin temel kriter haline getirilmesi • Ceza indirimlerinin cinsiyete duyarlı biçimde izlenmesi • Şüpheli kadın ölümleri için uzmanlaşmış soruşturma birimleri oluşturulması • Kadına yönelik şiddet verilerinin düzenli ve ayrıntılı şekilde kamuoyuyla paylaşılması “Her trajedi bu Meclis’in vicdanında yankılanmalı” Esen konuşmasının sonunda son dönemde kamuoyuna yansıyan istismar dosyalarına da değinerek, adalet arayan kadınların ve çocukların yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. “Her gün başka bir kadın ve çocuğun trajedisini yaşamanın yükü bu Meclis’in vicdanını sarsmalıdır. Eğer bir araştırma komisyonu açılacaksa, bu kez gerçekten sonuç üretileceğine dair topluma güven vermek zorundayız” dedi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: