DEVA Partili Ekmen: Üç yıldır “enfasyonla mücadele” deniliyor ama vatandaşın parası erimeye devam ediyor
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, ağustos ayı enfasyon verilerinin açıklanmasının ardından uygulanan ekonomi politikalarına gündeme getirerek, “Üç yıldır ‘enfasyonla mücadele’ deniliyor ancak hâlâ %31,7 oranında bir yıllık enfasyonumuz var. ‘Enfasyonla mücadele’ sürecinde fyatlar düşmedi, aksine vatandaşın alım gücü günbegün eridi” dedi.
Enfasyon oranının düşmesiyle fyatların düşmesi aynı şey değil TÜİK verilerine göre, yıllık enfasyonun %31,79 olarak gerçekleştiğini belirten Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Üç yıldır vatandaşımıza ‘enfasyonla mücadele ediyoruz’ deniliyor. Peki vatandaş ne görüyor? Alım gücünün, her gün bir önceki günden daha fazla eridiğini görüyor. Enfasyon oranının düşmesiyle fyatların düşmesi aynı şey değil. Enfasyonun %31,7’ye gerilemesi, hayat pahalılığının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, son yıllarda biriken yüksek fyatların üzerine yeni zamlar eklenmeye devam ediyor. Bu tabloya ek olarak, motorine gelmesi beklenen yeni zamla birlikte tüketici poşetini daha da az dolduracak, üretici elindeki mahsulü çıkaramayacak” ifadelerini kullandı. Gıda enfasyonu düşük gelirliyi daha ağır vuruyor Enfasyonun toplumun bütün kesimlerini aynı şekilde etkilemediğine dikkat çeken Ekmen, “Vatandaş yıllardır, ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Çocuğunun okul masrafını, ev kirasını, mutfak masrafını ve ulaşım giderini karşılamakta zorlanıyor. Vatandaşlar temel ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını düşünmekten ne tiyatroya gidebiliyor ne tatile çıkabiliyor ne de sosyalleşebiliyor; tenceresinde ucuz fyatlı ne kaynatacağını düşünüyor. Gıda alanında, Avrupa’da yıllık enfasyon oranındaki liderliğimizi hiçbir ülkeye kısa süreliğine dahi bile bırakmıyoruz. En düşük gelirli %20’lik kesim toplam gelirin %6,4’ünü alıyor, parasının %29,2’sini gıda için harcıyor. En yüksek gelirli %20’lik kesim ise toplam gelirin %48’ini alıyor ve bütçesinin sadece %12,4’ünü gıda için harcıyor. Böylece gıdadaki %33,79’luk yıllık artış, dar gelirli vatandaşlarımız için çok daha ağır bir yük anlamına geliyor” şeklinde konuştu. Vatandaşın sofrasına yansımayan bir enfasyon mücadelesi başarı hikâyesi değildir Merkez Bankası’nın yıl sonu enfasyon tahminini de gerçekçi bulmadığını belirten Ekmen, “Yıllık enfasyon aralık ayından bu yana %30’un altına düşmedi. Enfasyonla mücadele yalnızca rakamları aşağı çekme mücadelesi değildir. Vatandaşın sofrasına, cebine ve yaşam standardına yansımayan bir enfasyon mücadelesinin başarı hikâyesi olarak anlatılması mümkün değildir. Ücretlerin enfasyon karşısında erimesini engelleyen, düşük gelirli vatandaşları koruyan ve hayat pahalılığını gerçekten azaltan politikalara duyulan ihtiyaç artık kaçınılmaz” dedi.