DEVA Partili Ekmen, Mersin’in sorunlarını Meclis’te gündeme getirdi

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, sık sık bulunduğu Mersin sahasından edindiği gözlemlerle kentin sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.

06 Nis 2026 - 15:57 YAYINLANMA
DEVA Partili Ekmen, Mersin’in sorunlarını Meclis’te gündeme getirdi

Nakliyeciler iflasın eşiğinde Mersin Nakliyeciler Sitesi’nde şoför esnafıyla bir araya gelerek nakliyecilerin sorunlarını gündeme taşıyan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Şoförler; Bağ-Kur primlerini dahi ödeyemediklerini, mazot, lastik ve yedek parça fiyatlarındaki fahiş artışların kendilerini zor durumda bıraktığını, yüksek geçiş ücretleri nedeniyle kazançlarının ciddi şekilde azaldığını ve bu giderleri karşılayamadıkları için iflas riskiyle karşı karşıya kaldıklarını ifade ettiler. Nakliyeci denildiğinde akla büyük lojistik firmalar değil; tüm birikimini bir tır ya da kamyona yatırarak geçimini sağlamaya çalışan küçük aile işletmeleri gelmelidir. Trafik cezalarındaki dengesiz artış önemli bir sorun olarak öne çıkarken, K belgesi ve psikoteknik gibi zorunlu belgelerin harçlarında indirim yapılmasını ve en önemlisi kilometre ile tonaj başına taban fiyat uygulamasının getirilmesini talep ediyorlar. Bu taleplerini de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu ile Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat’a iletmek istediklerini ifade ediyorlar. Nitekim yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle, Tarsus Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Sayın Duran Şen ile birlikte bir eylem yaparak seslerini duyurmaya çalıştılar. Nakliye sektörünün büyük aktörlerinden ziyade, en küçük esnafın bu haklı taleplerini Mersin örneğinden hareketle ilgili bakanlıklara iletiyorum” şeklinde konuştu. Sanlıca ve Yeşilovacık’taki doğa korunmalı Genel Kurul’da Tarsus’un Sanlıca Köyü’nde kurulması planlanan çimento fabrikası hakkında konuşan Ekmen, konuyu basın açıklamasına da taşıyarak şunları ifade etti: “Geçtiğimiz hafta Tarsus ilçemizin Samlıca Köyü’nde planlanan çimento fabrikasına ilişkin ÇED süreci kapsamında bir protesto gerçekleşti. On dört köyü doğrudan etkileyecek bu projenin, tarımsal üretimin giderek daha kritik hale geldiği bir dönemde hayata geçirilmek istenmesi ciddi endişe yaratmaktadır. Binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleşen bu tepki nedeniyle toplantı yapılamadı. Umuyorum ki hem yatırımcı firma hem de ilgili bakanlıklar; Çukurova Havalimanı, organize sanayi bölgesi ve lojistik köy gibi projeler nedeniyle zaten önemli ölçüde tarım arazisi kaybeden Tarsus’ta, Sanlıca merkezli bu girişimle kalan verimli arazilerin de zarar görmesini engelleyecek bir yaklaşım benimser. Benzer bir sorunun Yeşilovacık’ta da yaşandığını, sanayi tesisine yönelik çevresel kaygıların gündemde olduğunu hatırlatmak isterim. Yeşilovacık Mahallesi; zeytinlikleri, orman dokusu, arıcılık faaliyetleri ve turizm potansiyeliyle korunması gereken son derece kıymetli bir bölgedir. Buna rağmen Şişecam tarafından planlanan maden atık depolama tesisiyle ilgili olarak 26 Şubat’ta Çevre Bakanlığı’na verdiğim soru önergesi, aradan 40 gün geçmiş olmasına rağmen hâlâ yanıtlanmamıştır. Oysa yasal olarak 15 gün içinde cevaplanması gereken bu tür başvuruların gecikmesi kabul edilemez. Tıpkı Sanlıca’da olduğu gibi Yeşilovacık’taki vatandaşlarımızın da itiraz ve taleplerinin mutlaka dikkate alınması gerekmektedir.” TARSİM primleri makul seviyeye çekilmeli TARSİM primleri hakkında konuşan Ekmen, “Tarım sektöründe ise Mersin geçtiğimiz yıl don, kuraklık ve fırtına gibi afetler nedeniyle ciddi rekolte kayıpları yaşadı. Don felaketinin etkilerini azaltacak tedbirlerin aylar sonra açıklanması ayrı bir sorun oluşturdu. Bu yıl yağışların artmasına rağmen su yönetimindeki eksiklikler ve aşırı hava olayları Silifke, Erdemli ve Tarsus’ta büyük zararlara yol açtı; çok sayıda sera ve kapalı üretim alanı tamamen yok oldu, binlerce dönüm tarım arazisi kullanılamaz hale geldi. Üstelik bu alanların önemli bir kısmı ya yüksek primler nedeniyle TARSİM kapsamında sigortalanamadı ya da çeşitli gerekçelerle zarar ödemesi alamadı. Bu nedenle TARSİM primlerinin makul seviyelere çekilmesi ve sigorta kapsamı dışında kalan çiftçiler için karayollarındaki zorunlu güvence hesabına benzer bir destek mekanizmasının oluşturulması artık bir zorunluluktur. Türkiye’nin tarımsal üretiminde önemli bir paya sahip olan Mersin’de yaşanan bu sorunların acilen çözülmesi gerekmektedir” ifadeleriyle Mersinli üreticinin sorunlarına dikkat çekti.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: